Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/498
Karar No
K. 2024/94
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/498 Esas
KARAR NO: 2024/94
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2021
KARAR TARİHİ: 29/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde;

Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ....... 'in sevk ve idaresindeki, diğer davalı ....... 'e ait ...... plakalı aracın 24/02/2018 tarihinde saat 17:00 sularında aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine kaldırımda yürüyen müvekkillerine çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini ve kazada müvekkilinin küçük çocuklarında cismani zararlar meydana geldiğini, çocukların psikolojilerinin de bozulduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, poliçe hükümlerine göre sigorta şirketinin zarardan hukuken sorumlu olduğunu, davalının kazada ağır kusurlu olduğunun Küçükçekmece ....... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyasında belirlendiğini, davalı ......'in hapis cezası ile cezalandırıldığını, olayın meydana gelmesinde bu davalının tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin kusurunun olmadığını, bu sebeplerle, şimdilik 20 bin TL maddi ve 6 bin TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, TTK Madde 5/A gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın görevsiz Mahkemede açıldığından reddi gerektiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, belirsiz alacak davası açmaada davacının hukuki yararı bulunmadığını, başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle taleplerin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu kusuru oranında olduğunu, her halükarda "maluliyet tazminatına" ilişkin tazminat heasbının ZMMS sigortası genel şartalrı A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre TRH 2010 ve 1,8 teknik faize gönde yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56 maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddelerinden ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartları hükümlerinden kaynaklanan trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız eylem nedeni ile oluşan tedavi ve yol masraflarından kaynaklı maddi tazminat ile manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacıya ait tedavi gördüğü hastane kayıtları, araç tescil bilgileri, nüfus kaydı , tedavi görülen hastane kayıtları,Küçükçekmece ......ASCM ...... E.sayılı dosyası ve bu dosyadan alınan kusur raporu dosya arasına alınmıştır.

Dosya arasında kaza tespit tutanağı bulunmamakta olup, davalı ......'in sevk ve idaresindeki, diğer davalı ......'e ait ...... plakalı aracın 24/02/2018 tarihinde saat 17:00 sularında aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine kaldırımda yürüyen müvekkillerine çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan olayda davacı küçüklerin yaralandıkları ve hastaneye kaldırıldıkları anlaşılmıştır.

Küçükçekmece ....... ASCM ..... E.sayılı dosyasında sürücü ....... in yargılandığı iş bu dosya arasında yer alan kusur oranlarının tespitine yönelik bilirkişi raporu iş bu dosyamız açısından da yeterli olduğu anlaşılmakla, kusur raporu doğrultusunda davalı sürücü ....... 'in asli kusurlu olduğu davacıların kusursuz oldukları rapor edilmekle olayı oluş şekli nazara alındığında kusur oranlarına itibar edilmiştir.

Davacı küçüklerin babası ...... 'ın orak velayet altındaki çocuklara yönelik iş bu davada muvafakatinin alınması için davet edilmiş,duruşmadaki beyanında : Davacı küçükler ........ ve ...... benim kızlarımdır, trafik kazasından kaynaklı açılan davaya muvafakat ediyorum, çocuklar trafik kazasından sonra Cennet'teki ambulansla ....... Hastanesine kaldırıldı, başka hastaneye gitmedi, hastaneye para vermedik SGK karşıladı, hastanede akşama kadar kaldık, gözlem altında tuttular, yatış olmadı sonrasında normal hayatlarına devam etmeye çalıştılar sonrasında pansuman felan olmadı, sadece ...... 'nın omzunda eziklik vardı, sadece onun için buz tedavisi verdiler Çocuklar sadece ...... Hastanesinde tedavi görmüştür, dedi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.

Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve ZMSS şirketi 6098 sayılı TBK.

61.maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumlu olup, davada davacı tarafından talep olunan maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.'nun 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları mevcut olduğu gibi, 166. madde hükmüne göre de, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden;tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, harici harcama yapmadıkları anlaşılmakla reddine; Davacıların manevi tazminat talepleri yönünde ise; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü kapsamından da manevi tazminata karar verilebilmesinin koşulu kişinin bedensel bütünlüğünün bozulması olup bedensel bütünlüğün bozulması kavramı ise her zaman zarar görenin maluliyetinin oluşması (sürekli iş gücü kaybının oluşması) kavramı ile aynı manayı ifade etmeyeceği, bu nedenle davacının kaza nedeniyle yaralandığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu anlaşılmakla T.B.K.'nun 56.maddesinde belirtilen bedensel bütünlüğünün zedelenmesi koşulunun somut olayda gerçekleştiği , manevi yönden davacıların zarara uğradığının sabit olduğu manevi tazminatın tam bir tazminat olarak kabul edilmeyeceği, tarafların manevi zararlarını kısmen de olsa dindirmek amacına yönelik olduğu, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, mağdurun manevi zararı hissetme gücü, kusur oranları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davanın kabulü ile,Davacılar ....... ve ....... için açılan manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile ayrı ayrı 2.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibarin işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davacı ......., ...... için açılan maddi tazminat taleplerinin reddine,

2.Davacılar ....... ve ...... için açılan manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile ayrı ayrı 2.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibarin işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 444,02-TL peşin harcın mahsubu ile 16,42-TL bakiye harcın davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 444,02-TL peşin harç olmak üzere toplam 503,32-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 6.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,

6.Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 4.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,

7.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 4.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafça yapılan 867,00-TL yargılama giderinin kabul (% 15,38) red (% 84,62) üzerinden hesap edilen 133,34-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasına,

9.Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) vasi ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2024 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim ......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog