Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/749
Karar No
K. 2024/224
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/749 Esas
KARAR NO: 2024/224
DAVACI: ...-...-
VEKİLİ: Av. ...-[16488-84242-....] UETS
DAVALI: ...-...- ...
VEKİLİ: Av. ... - [16755-57565-..] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2022
KARAR TARİHİ: 21/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket, ... - ... Tekstil Suni Deri Kumaş adlı işletmeye aralarındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında polyester kumaş satışı yapmakta olduğunu, yapılan satışlara karşılık müvekkil şirket tarafından borçlu adına fatura kesilmekte ve taraflar arasında cari hesap tutulmakta olduğunu, borçlu ...-... Tekstil Suni Deri Kumaş müvekkil Vera Dokuma Kumaş Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den ticari satış sözleşmesi yapmak suretiyle almış olduğu polyester kumaş bedellerine ilişkin bakiye borcunu ödememiştir. Müvekkil şirket ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla Bursa 9. İcra Müdürlüğü 2021/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ancak borçlu takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, müvekkilin alacağına kavuşması ve takibin devamı için işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu belirterek, GIB2020000000324 satış faturasına istinaden ödenmesi gereken bakiye 7.468,42-TL, 2.629,42-TL bedelli GIB2020000000338 satış faturası, 6.918,23 TL bedelli GIB2020000000349 satış faturası , 5.321,86 TL bedelli GIB2020000000356 satış faturası, 59.737,70 TL bedelli GIB2020000000361 satış faturası , 16.989,18 TL bedelli GIB2020000000366 satış faturası, 1.521,26 TL bedelli GIB2020000000419 satış faturası karşılığı olan toplam 100.585,07 TL davalı borçlu tarafından müvekkiline ödenmemiş olduğunu, dosyaya sunmuş olduğumuz cari hesap ekstreleri ve ilgili faturalar ile ilgili faturaların davalı tarafından da kendi muhasebe kayıtlarına işlendiği göz önünde bulundurulduğunda davalının borca itiraz talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu belirterek, mahkememizce gözetilecek nedenlerle fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davalarının kabulünü talep etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde;Taraflar arasında ticari ilişki olup müvekkili karşı tarafa ödemelerini yapmakta olduklarını, müvekkili ... ile davacı şirket arasında kumaş alım satım işlemi yapılmakta olduğunu, yapılan kumaş alış veriş neticesinde müvekkili, karşı tarafa ayrıntıları ile anlatılacağı şekilde çeşitli yöntemlerle ödemelerini yapmakta olduğunu, taraflar arasında güven ilişkisi mevcut olduğunu, taraflar arasında güven ilişkisi olması nedeni ile müvekkili, karşı tarafa çeşitli yöntemlerle ödeme yapmakta olduğunu, karşı taraf şirkete ait olan pos cihazını müvekkile verdiğini, müvekkili borcuna karşılık olarak müşterilerinin ödemelerini davacı tarafın pos cihazı ile almakta olduğunu, pos cihazına yapılan ödeme karşı tarafın hesaplarına yönlendirilmiş olmakta olduğunu, karşı taraf kötü niyetli olarak icra takibi ve sonrasında işbu davayı açmış olduğunu, taraflar arasındaki olaylar şu şekilde cereyan ettiğini, taraflar arasında 24.11.2020 tarihi itibari ile 142,00.-TL'lik cari fark bulunmakta olduğunu, taraflar bu konuda mutabık kalmış olduğunu, taraflar arasında 17.12.2020 tarihi itibari ile sorunlar çıkmaya başladığını, karşı tarafın kendi arasında (ortaklar arasında) anlaşmazlıkları çıkmaya başlamış ve bunun neticesinde bu süreçte müvekkile kumaş göndermemiş olduğunu, müvekkili kumaş alamaması nedeni ile mağdur olduğunu, sonraki süreçte müvekkile gönderilen kumaşlar ise piyasada işlem göremeyecek (defolu) şekli ile gönderilmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili 28.12.2020 tarihinde 310.118,66.-TL değerindeki söz konusu defolu kumaşları karşı tarafa iade edildiğini, öncelikle karşı taraf kendilerine herhangi bir mal iade edilmediğini iddia etmiş olduğunu, ancak müvekkilin iade edilen mallara ilişkin kargo fişini kendilerine göstermesi ile iade edilen malları aldığını kabul etmek zorunda kaldığını, bu sefer karşı taraf iade edilen mallar ile ilgili olarak; hem eksik ölçüm yaparak (eksik mal gönderildiğini) hem de satış fiyatından daha düşük bir fiyat ile iade aldığını iddia ettiğini, karşı taraf, müvekkilin gönderdiği bahse konu iade edilen malların 289.993,47-TL tutarında olduğunu iddia etmiş olduğunu, arada 20.125,19-TL fark bulunmakta olduğunu, müvekkil, aradaki farkı ödemeyi kabul etmiş olduğunu, müvekkili tarafından bu süreçte çeşitli şekillerde ödemeler yapılmaya devam etmiş olduğunu, bu ödemeler gerek elden gerek kredi kartı gerek senet ödemesi gerekse EFT şeklinde yapıldığını, müvekkili ..., Polat Yılmazer, Burçin Yılmazer, Güray Yılmazer tarafından EFT yapılmış olduğunu, bu nedenle bu kişilerin hesap - kredi kartı incelemelerinin yapılması taleplerinin olduğunu, yapılan bu ödemeler dışında müvekkil kalan bakiye borcunu ödemek istediğini, bu nedenle 01.02.2021 tarihli, (İzmir )Karabağlar 19. Noterliği tarafından ihbarname gönderilmiş olduğunu, ancak karşı taraf kötü niyetli olarak ödemeyi kabul etmemeleri nedeni ile müvekkilin ödeme talebini reddetmiş olduğunu, sonrasında ise kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, kötü niyetli olarak açılan icra takibine tarafımızca itiraz edildiğini, karşı taraf kötü niyetli olarak işbu davayı açmış olduğunu, tüm bu gerekçelerle işbu davanın reddinin gerekmekte olduğunu savunmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava Bursa 9. İcra Müdürlüğü 2021/... E. Sayılı dosyasında ödeme emrine itirazın iptali davası olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından faturaya dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.

Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir tarafından davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlemesi için defter inceleme günü verilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin 09/02/2023 tarihli raporunda özetle: Mahkememiz Hakimliğince 13/01/2023 tarihli duruşmada davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan yıllara ilişkin ticari defterleri ve dayanağı kayıtlar üzerinde Bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesinin istenilmesine karar vermiş olduğunu, dava dosyasında yer alan Bursa 9. İcra Müdürlüğü 2021/...

E. Sayılı dosyasının incelendiğini, dava, borçlunun Bursa 9.

İ.M. 2021/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, alacaklı, 10/03/2021 tarihli takip talebinde “104.149,42 TL bakiye cari hesap alacağı” diyerek takip yapmış olduğunu, takip talebinde yıllık %16,75 avans faizi ile tahsili talep edilmiş olduğunu, borçlu tarafça “Borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve yetkiye itiraz ediyoruz” denilerek borca itiraz edilmiş olduğunu, davacı taraf 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmuş olduklarını, davacı tarafın ticari defterlerinden davalıya ait kayıtların tespitinin yapılmış olduğunu, davacı tarafın 2020 ve 2021 yıllarına ait Ticari Defterlerinin açılış tasdikinin T.T.K. İle V.U.K.'nun ilgili maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğunu, kapanış tasdiki zorunluluğu bulunan yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmış olduğunu, yevmiye defterinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve ticari defterlerin davacı taraf lehine delil olma niteliği taşıdıkları tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın 2020 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 2019 yılından devir eden davalıdan alacak bakiyesi veya davalıya borç bakiyesi kaydının olmadığını, davalıdan 2021 yılına devir eden alacak bakiyesi kaydının 100.586,07 TL tutar olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın 2021 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 2020 yılından devir eden davalıdan alacak bakiyesinin 100.586,07 TL tutarla kayıtlı olduğu, 2021 yılında davalı taraftan toplam 310.119,19 TL tutarında 2 adet satış iade-alış faturası kaydının olduğu, davalıya 2022 yılına devir eden borç bakiyesi kaydının 209.533,12 TL tutar olduğunun tespit edildiğini, Bursa 10.Noterliği tarafından düzenlenen 28/01/2021 tarih 3594 yevmiye nolu ihtarnamede davacı vekilinin davalıyı; “Fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere cari hesaptan kaynaklanan 100.586,07 TL tutarındaki borcunuzu 3 gün içerisinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil şirket hesabınıza ödemenizi, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı, alacağın faizi, ferileri ve tüm takip masrafları ile birlikte tarafınızdan talep edileceğini TTK 18. Md 2. Ve 3. Fıkralarına delaleten vekil eden şirket adına ihtar ederiz.” belirterek ihtar ettiğinin görüldüğünü, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre; İhtamame tarihinde davalı tarafın iade faturalarından kaynaklanan alacak - bakiyesi - kaydının 209.533,12 TL olduğunun hesaplanmış olduğunu, eğer mahkememiz davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının kayıt dışı olmasına karar verir ise; Avans faizinin 1.731,62 TL olarak hesaplandığını belirtmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar doğrultusunda itirazların değerlendirilmesi adına ek rapor için tekrar dosya daha önce rapor sunan bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ek raporda, kök raporunda yer verdiği tespitlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirtmiştir.

Mahkememizce davalı şirketin defter, kayıt ve belgelerinin incelenmesi adına İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine talimat yazıldığı, talimat sonucunda hazırlanan 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davacı defterlerinin incelenmesine ilişkin raporu aynen tekrar ettiği görülmüştür.

Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle, yemin delili hatırlatılarak kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın yemin metnini ibraz etmediği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davalı taraf ticari kayıtlarını incelemeye ibraz etmemiş, davacı tarafın incelenen ticari kayıtlarına göre ise, davalıdan alacağının bulunmadığı aksine davalıya borçlu olduğu, davacının ticari defter, kayıtlarına davalının iade faturasını işlediği, bu durumda iade faturasına konu malların davalıya iade edildiğinin ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacı tarafın ticari defter, belge ve kayıtları ile bunu ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı ancak verilen kesin süre içerisinde davalı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı, bu durumda davacının iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 1.318,72-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 891,12-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7.HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

8.Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2023 Katip ... ☪e-imzalı Hakim ... ☪e-imzalı

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.