Esas No
E. 2023/37
Karar No
K. 2023/37
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/37 - 2024/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/10/2022

NUMARASI : 2022/55 Esas, 2022/732 Karar

DAVACI

DAVALI

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi iş bu huzurda ki davanın da reddedilmesini talep ettiklerini, müvekkilireninin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, alacaklının takibe konu ettiği faturalar, gerek sigortacılık kanununa ve verilerine gerekse hukuka açıkça aykırı düzenlendiğini, alacaklı şirket muaccel olamayan söz konusu geçiş ihlallerini ve alacakları/faturaları kanuna ve hakkaniyete açıkça aykırı şekilde icra ettiğini ve yine kanuna uygun tebliğ etmediğini, Pandemi Koşullarında Türki Cumhuriyetleri İle Yapılan Tüm Anlaşmalar Askıya alındığını, Pandeminin hüküm sürdüğü bu zamanda, müvekkilinin iş yaptığı ülkelerin kısıtlayıcı kararlarına rağmen icra takibi başlatılması hakkın kötüye kullanıldığının göstergesi olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesiyle 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin; birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiş, söz konusu değişiklik ile karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. Belirtilen nedenlerle davalı aracının davacı tarafından işletilen otoyoldan geçtiği, geçiş ücretini süresinde ödemediği, icra takip tarihi itibariyle geçiş ücreti ve ceza borcunun doğduğu kanaatine varılmış, belirtilen nedenle icra takibinde asıl alacak açısından davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmiş ancak geçerli bir temerrüt ihtarı olmadığından işlemiş faiz ve KDV talebi açısından davanın reddine karar verilerek alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme hükmünün çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi hususlarını kapsamayacak şekilde kurulduğunu, kesin olarak kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararında bilirkişi raporunda hesaplanan 15.112,49TL faiz ve 2.720,25TL KDV'nin neden kabul edilmediğine dair hukuki bir gerekçe ortaya konulmadığını, müvekkil şirketin temerrüt ihtarında bulunması zorunluluğunun olmadığını, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemler 6001 sayılı Kanuna uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda müvekkilinin ihlalli geçişlere ilişkin tebligat yapma zorunluluğunun bulunmadığını, yargılama neticesinde koşulları oluştuğu için icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul açısından eksik, esas açısından ise hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava ile ileri sürülen tüm hak ve alacakların zaman aşımına uğradığını, alacaklı şirket tarafından muaccel olmayan söz konusu geçiş ihlallerinin ve alacakları/faturaları kanuna ve hakkaniyete aykırı şekilde icra ettiğini ve kanuna uygun tebliğ etmediğini, geçiş ihlalleri sonucu zaten gecikme zammı ve faizi yürütülmüşken tekrar tüm alacağa ticari faiz yürütülmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sistemin başlı başına hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş ücreti için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Öncelikle; icra takibine konu alacaklar yönünden icra dosyasına ve eldeki dosyada verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunulmadığı anlaşıldığından, istinaf dilekçesi ile bu definin ileri sürülmesi mümkün olmadığı nazara alınarak bu yöndeki bu istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Yerel mahkemece aldırılan 06/07/2022 tarihli raporunda; davaya konu plakalı araçların geçiş kayıtlarına ilişkin kamera kayıtlarının incelendiği, 309 adet geçiş kaydı görüldüğü, geçiş tarih aralıklarının 29/12/2018 - 31/12/2020 tarihleri olduğu, plaka bazında geçiş sayısının tespit edildiği, geçiş ücreti ve 4 katı tutarındaki geçiş cezasının hesaplandığı geçiş tarihinden itibaren 15 gün sonrasına kadar yapılan provizyonlardan tahsilat sağlanmadığı, toplam 309 adet geçiş için ücreti 18.570,50TL olduğu, 4 katı tutarındaki toplam cezanın ise 74.282,00TL olduğu, ceza ile birlikte toplamda 92.852,50 TL asıl alacak bulunduğu, ticari yıllık faize göre 15.112,49 TL işlemiş faiz oluştuğu ve faizin KDV tutarının 2.720,25 TL olduğu bildirilmiştir. 6001 sayılı Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30. maddesinin 5. fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…)...”

Aynı maddenin 7. fıkrası ise, “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.” şeklindedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ihlalli geçişlere ilişkin belirlemelerinin denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça dava konusu gerçekleşen geçişlere ilişkin yapılması gerekli ödemelerin ifa edildiği iddia ve ispat edilmemiştir.

Bu kapsamda, icra takibine konu ihlalli geçiş ücretlerinin 15 gün içerisinde ödenmediği, her ne kadar mahkemece takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'sine ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş ise de; 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde bulunduğu gözetilmelidir. Ayrıca;

İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir.

Dosya kapsamından, davalıya ait araçların davacı şirket tarafından işletilen otoyol ve köprülerden ihlalli geçişler yaptığı, geçiş ücretleri ve ihlali halinde uygulanacak ceza miktarı belli olduğundan icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü gerekirken asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmemesi isabetli görülmemiştir. Diğer taraftan, icra takibinde asıl alacak bakımından faiz işletilmesi gerekirken işlemiş faize de faiz işletilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca; icra takiben konu alacağın işlemiş faizi olan 15.112,49 TL'nin KDV'sinin ( 15.112,49 TLx8/100) 1.209,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Tarafların istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KISMEN KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2022 gün ve 2022/55 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

B-1)Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 32. İcra Dairesinin 2021/11654 Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 92.852,50 TL asıl alacak, 15.112,49 TL işlemiş faiz ve 1.209,00 TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 109.173,99 TL toplam alacak bakımından itirazının iptali ile takibin bu tutar üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari faiz ve işleyecek faizin KDV'si ile birlikte tahsilde mükerrer olmamak üzere ve icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte TBK madde 100'e göre tahsili şeklinde DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 7.457,67 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.336,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.120,87 ‬TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından peşin yatırılan ve alınmasına hükmedilen 1.336,80TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ret oranına göre 1.301,98 TL sinin davalıdan, 18,02 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

6.Davacı tarafından hükümden önce yapılan 80,70TL başvurma harcı ile 2.271TL yargılama gideri ve hükümden sonra yapılan 18,00 TL olmak üzere toplam 2.369,70 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2.maddesi uyarınca, tarafların haklılık oranına göre 2.337,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332/3.maddesi uyarınca, hükümden sonraki yargılama giderlerinin haklılık oranına göre taraflara yüklenmesine,

8.Davacı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine, C-1)492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; taraflarca istinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,

2.Taraflarca istinaf kanun yolu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

3.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2024

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.