Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/36
Karar No
K. 2024/194
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2022/36 Esas

KARAR NO: 2024/194
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2022
KARAR TARİHİ: 29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde Davacı vekili tarafından açılan 11/01/2022 tarihli 182.283,90-TL dava esas değeri üzerinden hesaplanan... harç makbuzlu dava dilekçesinde özetle; Alacaklısının davalı ... olduğu İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyasında davacılar aleyhine 7 adet senet üzerinden icra takibi başlatılmış olduğum Başlatılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davacıların davalıya herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, Taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesine göre davacıların davalı yandan zaman zaman mal almış olduğunu, ticari defter, kayıt ve belgelerine işlemek suretiyle bedellerini ödemiş olduğunu, 31.07.2017 vade tarihli ve 10.000,00-TL bedelli, 31.08.2017 vade tarihli ve 10.000,00-TL bedelli, 30.09.2017 vade tarihli ve 10.000,00-TL bedelli, 31.10.2017 vade tarihli ve 10.000,00-TL bedelli, 30.11.2017 vade tarihli ve 10.000,00-TL bedelli, 31.12.2017 vade tarihli ve 10.000,00.-TL bedelli senetlerin muhtelif tarihlerde davalı yana ödenmiş olduğunu ve cari hesaba kaydedilmiş olduğunu, Davacılar aleyhine başlatılan icra takibine konu olan 10.12.2017 vade tarihli ve 120.000,00-TL bedelli senedin teminat senedi olduğunu ve davacıların davalı yana böyle bir borcunun hiç olmadığını, Davalı yan tarafından başlatılan icra takibi ile mükerrer tahsilat yapılmaya çalışılmakta olduğunu, Yukarıda açıklanan ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle, öncelikle takibin ileride davacılar hakkında telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaması adına öncelikle teminatsız ancak sayın mahkemece aksi kanaatte olunması halinde mahkemece uygun görülen teminat mukabilinde durdurulmasına, davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin iptaline, haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetle başlatılan icra takibi nedeniyle alacaklı aleyhine asıl alacağın 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

SAVUNMA

Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Her biri 10.000,00-TL bedelli olan 31.01.2018, 28.02.2018, 31.03.2018 ve 30.04.2018 vade tarihli dört adet senedin daha mevcut olup, bahsi geçen senetlerin, takip tarihinde vadeleri gelmediği için icra takibine konu edilememiş olduğunu, Bahsi geçen dört adet senedin davalı/alacaklıda bulunmakta olduğunu ve bu senetlere ilişkin davacılar tarafından herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğunu, Davacı ...'nin davalı yanın ticari müşterisi olup, ... ünvanlı işyerinin sahibi olduğunu, ... ile davalı yanın ticari ilişkisinin bulunmamakta olduğunu, Davalı yanın davacılara yardım etmek amacıyla 120.000,00-TL'sı elden nakit borç para vermiş olduğunu, borç verilen bu para için davacıların 24.05.2017 tarihinde 10.12.2017 vadeli 120.000,00-TL bedelli senedi düzenleyerek davalı/alacaklıya teslim etmiş olduğunu, Alacaklısı ve borçluları aynı kişiler olduğundan, davacı .... ve davalı arasındaki ticari ilişki sebebi ile alınıp vadesi gelen senetlerin bir kısmı ile beraber, eldenverilen borç için alınan 120.000,00-TL”lik senedin de İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edilmiş olduğunu, Davacı/borçlulara gönderilen tebligatların 16.01.2018 tarihinde oğulları ...ye tebliğ edilmiş olup; borca herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle,haksız, mesnetsiz ve yasal dayanağı olmadan, kötü niyetli olarak açılmış bulunan davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olması nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava; İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davacılar aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borcunun bulunmadığının tespitine yönelik Menfi Tespit Davasıdır.

Dava dilekçesinde, davacılar aleyhine yedi adet senet üzerinden icra takibi başlatıldığı, 120.000-TL'lik senetin teminat seneti olduğu, diğer senetlerin ise muhtelif tarihlerde ödenmiş olduğu ve cari hesaba kaydedildiklerinin belirtilmiş olduğu, dilekçe ekinde cari hesap föyünün ibraz olunduğu görülmektedir. Cevap dilekçesinde ise; icra takibine konu edilen yedi adet senette davacılardan ...'nin borçlu, diğer davacı ...'nin kefil sıfatıyla imza atmış olduğu, 120.000-TL'lik senetin teminat seneti olmadığının belirtilmiş olduğu görülmektedir. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.

Mahkememizce aldırılan 18/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile tarafların ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle;

1.Raporun tespit ve değerlemeler kısmında yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere tarafların ticari defter ve kayıtlarının TTK.'nun 64 ve 65. maddelerine ayırılıklar olduğu tespit edildiğinden, tarafların ticari defter kayıtlarının 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olmadığı,

2.Davacı yanın İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu bu nedenle yapılan tahsilat ve ödemelerin İşletme Defter kayıtlarında yer almadığı, Bilanço Esasına göre defter tutan davalı yanın kayıtlarında ise takip konusu yapılan senetlerin kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.

3.Davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulan Cari Hareket Föyü incelendiğinde, ticari defter kayıtları ile iş bu cari hareket kayıtları arasında farklılıkların olduğu, ticari defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı kanatine varılmıştır.

4.Takip konusu yapılan senetlerin ödendiğine dair tevsik edici belgenin (bana dekontu, tahsilat/tediye makbuzu vb. gibi) dava dosyasına sunulmadığı tespit edilmiş olup, aksi ispatlanmadıkça davacı yanın takip konusu yapılan senetlerden dolayı borçlu olduğu şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 28/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; İzmir...cra Müdürlüğü'nün...

E. Sayılı dosyası üzerinden “Kambiyo Senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte Ödeme Emri” gönderilmek suretiyle 08.01.2018 tarihinde icra takibi başlatılmış olan ve icra takibine mesnet gösterilen, 60.000 liralık kambiyo senedi ile ilgili olarak, davacı yanın, almış olduğu mal bedeli konusunda davalıya 84.934,42-TL borcunun bulunduğu, Davacı yan tarafından, söz konusu borca karşın, davalı ...'nin, kefaletinin sağlanması suretiyle, davalı ...'a, toplam 60.000 lira tutarlı kambiyo senedi verilmiş olduğu, ...'nin, kefaleti sağlanmak suretiyle, davalıya verilen 24.05.2017 keşide tarihli 10.12.2017 vade tarihli 120.000 liralık kambiyo senedinin, teminat senedi olmadığı, dolayısıyla davacı ile davalı arasında mali yönden oluşan bir alışverişten kaynaklanmış olabileceği,

Dolayısıyla, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası üzerinden "Kambiyo Senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) Özgü Haciz Yolu İle yapılacak Takipte Ödeme Emri" gösterilmek suretiyle, verilen kambiyo senetlerinden dolayı, davacıların, 08.01.2018 takip tarihi itibariyle borcunun, 180.000,00-TL Asıl Alacak + 2.283,90-TL Faiz Alacağı = Toplam: 182.283,90-TL olduğu,

Davacı ...'nin, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu, İşletme Hesabı esasına göre, İşletme Defterine gelir ve gider işlemlerinin kayıtlarının yapılması, ödeme ve tahsilatlara ait kayıtların yapılmaması nedeni ile davalı yana ait cari hesabın bulunmadığı, dolayısıyla, davacı yanın kayıtlarının kendi lehine delil teşkil edemeyeceği, Daha sonra bilanço esasına göre defter tutan, davalının defter ve kayıtlarının, kendi lehine delil teşkil ettiği, Yapmış olduğumuz saptamaların aksi vönde bir belge olması halinde, davacılar tarafından Sayın Mahkemeye sunulmasının gerekeceği, şeklinde kanaat belirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ilk bilirkişi raporunda davacı yanın takip konusu senetlerden dolayı borçlu olduğu yönünde kanaat belirtilmiş olduğu, davacı tarafın itirazı nedeniyle dosyanın bir başka bilirkişiye tevdi ile yeniden rapor aldırılmış ancak aldırılan yeni raporda da ilk rapora benzer bir kanaatin belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı yanın kayıtlarının kendi lehine delil teşkil edemeyeceğinin, davalının defter ve kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği ve netice olarak davacıların davalı tarafa senetlerden dolayı 182.283,90-TL borçlu olduğunun ve de davacı yanın iddiasını ispatlayamadığının, aksine davalı tarafın lehine delil teşkil eden defter ve kayıtları ile alacağını ispatlamış olduğunun kabulü ile davanın reddine ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur. Dosyada ihtiyati tedbire ilişkin herhangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1..Davanın REDDİNE ;

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 3.112,96-TL'den mahsubu ile kalan 2.685,36‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırına iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 29.165,42-TL Vekalet Ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K6100 md.222
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.