5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/4594 E. , 2011/4424 K.
"İçtihat Metni"
Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma ve cinsel ilişkide bulunma suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...'ün mağdure ...'ye yönelik kaçırıp alıkoyma suçlarından beraetlerine, mağdure ...'ya karşı işlenen rızaen kaçırıp alıkoymaktan mahkümiyetlerine, sanık ...'ın ...'ye yönelik kaçırıp alıkoymaktan beraetine, rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak suçundan ise mahkümiyetine dair, Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2006 gün ve 2003/319 Esas, 2006/930 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan idare vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdureler hakkında 2828 sayılı Kanun gereğince koruma kararı alınmadığından Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun onları temsil ve haklarını koruma yetkisinin olmadığı ve bu nedenle usulsüz olarak verildiği anlaşılan müdahillik kararının temyiz hakkı kazandırmayacağı nazara alınarak, idare vekilinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyizleri dikkate alınarak sanık ...'nin reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsel ilişkide bulunmak, sanık ...'in ise reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak suçlarından mahkümiyetlerine ilişkin hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanıkların işlediği iddia ve kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsel ilişkide bulunma suçlarına 765 sayılı Yasanın 416/3 ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.