2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iştigal konusunun gümrük müşavirliği olduğunu, davalı/borçlu davalının vermiş olduğu vekaletnameye istinaden davalı ve müvekkil şirket arasında yapılan görüşmeler mucibince, müvekkil şirket tarafından istek ve siparişe uygun olarak davalıya ait malların taşıma hizmeti sunulduğunu, gümrük müşavirliği hizmeti kapsamında davalıya ait mallara ilişkin hizmet bedeli faturalarının davalıya tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde buna itiraz etmeyen davalının borcunu da ödemekten uzun süre kaçtığını, davalının, itirazında borca, takibe itiraz ettiğini, davalı şirket icra takibine yapmış olduğu itiraz ile herhangi bir borcu olmadığını iddia ettiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğu muhtelif hizmet bedeli faturaları şirket defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, borçlu şirket tarafından süresinde borca karşı haksız ve mesnetsiz iddialarla itirazlarda bulunulduğunu, davalı ile hesabi cari olarak çalişilmiş ve davalı kendisi adına yapılan işlemlerin masraf ve hizmet bedellerine mahsuben davacı şirkete çeşitli tarihlerde ödemeler yapmış ise de, kalan borcunu ödememesi sebebi ...
28.İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile kanuni İcra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 20.10.2022 tarihli dilekçe ile yapılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulmasına neden olduğunu, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından davacı firmaya verilmiş bir vekâletname olmadığını, işleme ilişkin gümrük müşavirliği hizmetleri, vekâlet verilen dava dışı ... Ltd. Şti.’den alındığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme ya da şifahi bir anlaşma da söz konusu olmadığını, müvekkil firmanın malın alıcı tarafından teslim alınmaması/alınamaması üzerine defaatle işbu malların geri getirilmesi ve ortaya çıkacak maliyetin de kendilerine bildirilmesi hususundaki talimat ve taleplerinin davacı firmada karşılık bulmadığını, davacı firma dava dışı ... ile birlikte hareket ederek işbu malların satılması noktasında, malın limana teslimi olan 11.08.2020 tarihinden nihayet ... BEDELİ adı altında müvekkil firma adına düzenlenen 42.679,34-USD tutarlı ilk fatura tarihi olan 26.02.2022 tarihine kadar basiretli bir tacir gibi davranmayarak kendi kusurlu davranışları ile sürecin bu noktaya varmasına sebebiyet verdiğini, davacı firma ile dava dışı ...’nın ortaklaşa ve dahi kötü niyetli olarak müvekkil firmaya karşı sergiledikleri tutum ve davranışların, 35 yılı aşkın bir süredir ticaretle uğraşan müvekkil firmanın ilk ihracat deneyiminin aynı zamanda son ihracat deneyimi olmasına, ticari itibar kaybına ve telafisi güç maddi ve manevi zararların doğmasına sebebiyet verdiğini, olması gereken teslim şekli ve hava yoluyla (Uçak) nakil, artık malın taşınması aşamasına geçildiği son günlerde ...yetkililerinin talebi ve ortaya çıkacak zararın üstlenilmesi taahhüdü ile ...teslim usulü ve deniz yolu ile (Gemi) taşınacak şekle dönüştürüldüğünü, CIF teslim şekli, sigorta ve navlun masraflarının satıcı tarafından üstlenilmiş olduğunu ifade ettiğini, davacı firmanın adeta müvekkili firmayı bezdirmek amaçlı ve amiyane tabirle tacize varan hukuksuz bir şekilde fatura düzenlemeleri devam ettiğini, bu faturaların neye istinaden düzenlendiğine ilişkin müvekkili firmanın sorularına tatmin edici cevaplar verilmediğini, dayanak belgelerin sunulmasına yönelik talepleri ise ticari sır gerekçesiyle geri çevrildiğini, sergilenen bu tutumun aynı zamanda iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmamakta olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı aleyhine düzenlenen faturaların, malın deniz yolu ile taşınması işleminin gerçekleştirilmesi nedeniyle düzenlenip düzenlenmediği, davacının alacağının demoraj bedeli kaynaklı olup olmadığı, davacının alacağının dayanağının ve taraflar arasındaki temel ilişkinin taşıma ilişkisinden kaynaklı olup olmadığı, bu noktadaki davacının rolünün ne olduğu, davacının konişmentoya göre taşıyan konumunda olup olmadığı, davacının yükün teslim alınması halinde ise kendisine başvuracak kimse konumunda olup olmadığı, taşıyan tarafından yetkilendirilmiş kişi olup olmadığı, böylelikle davacının taşıyıcı, davalının ise taşıtan konumunda olup olmadığı, aralarında ilişkinin tam olarak ne olduğu, gümrük müşavirliği hizmetinin de olup olmadığı, buna göre mahkememizin görevli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı iddiası karşısında ve öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığının tartışılması gerekmektedir.
Gerek dava dilekçesi gerek yargılama aşamasında sunulan açıklayıcı nitelikteki davacı vekilinin 21/03/2024 tarihli dilekçesi ve duruşma sırasındaki sözlü beyan içeriği dikkate alındığında davacı, konteyner sıkıntısının çok yoğun yaşandığı dönemde gemi acentesinin konteyneri çok uzun bir süre tutmuş olduğunu, bu noktada deniz taşıma işleminin ise davacı vekili tarafından yapıldığını, davanın tarafları arasındaki temel ilişkinin deniz taşıma ilişkisi olduğunu, davacının deniz yoluyla taşımayı yapan taşıyan konumunda olduğu, davalının ise deniz yoluyla eşyasını taşıtan konumunda olduğunu iddia ve beyan etmiştir.
6102 sayılı TTK m.1207/1 hükmü uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Bu noktada davacının iddiası çerçevesinde davalıdan talep ettiği bedel demoraj bedeli olup bu bedelin talep edilip edilmeyeceği, taraflar arasında deniz taşımaya dair sözleşme olup olmadığı, varsa davacının taşıyan, davalının taşıtan konumunda olup olmadığı, davacının adı geçen hüküm çerçevesinde ve dayandığı konişmento nedeniyle davalıdan demoraj alacağı talep edip edemeyeceği hususlarının tartışılması gerekmektedir.
Yine TTK m.1352 madde hükmünün (l) bendi de dikkate alındığında "geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler" (s) bendi "geminin maliki tarafından veya onun hesabına gemiye ilişkin olarak ödenecek her türlü komisyon, brokaj veya acente ücretlerini ve (p) gereği gemi için yapılan harcamalar deniz alacakları kapsamında kalmakla davacının davalı lehine vermiş olduğu hizmetlerden kaynaklanan alacağın deniz alacağı niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK m.5/2 hükmü uyarınca bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulunda, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Bu görevlendirmeye göre ise halihazırda ...
17.Asliye Ticaret Mahkemesi ise görevli mahkeme konumundadır.
Deniz ticareti TTK'nın Beşinci Kitabının sekizinci kısmında deniz alacaklarının düzenlendiği, ayrıca TTK'nın 5.kitabının deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıkları ele aldığı, buna göre somut olaydaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK m.5/f.1 hükmüne göre deniz ticaretinden kaynaklı uyuşmazlık niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının HMK m.114/f.1 hükmü karşısında ve Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK m.115/f.2 hükmü gereğince usulden reddine, Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına haiz olan ...
17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, bu suretle dosyanın akabinde denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına haiz olan ...
17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karardan sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerinin o mahkemece hükmedilmesine; karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise davanın açıldığı mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılamaya giderlerine mahkum olunmasına dair karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının davasının HMK m.114/f.1 hükmü karşısında ve Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK m.115/f.2 hükmü gereğince USULDEN REDDİNE,
2.Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına haiz olan ...
17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine,
3.Bu suretle dosyanın akabinde denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına haiz olan ... 17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4.Karardan sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerinin o mahkemece hükmedilmesine; karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise davanın açıldığı mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılamaya giderlerine mahkum olunmasına, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip