3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece Betediyesi ile davalı kooperatif arasında imzalanan 03.09.1990 tarihli Tahsis Protokolü ile kamı olan parsetlerin gecekondu yapılaşmasını önlemek amacı ile davalı kooperatife tahsis edildiğini, sonrasında müvekkilinin maliki olduğu arsanın belediyeye bilabedel devretmesi karşılığında kooperatife üye edildiğini ve netice itibariyle kooperatif adına kayıtlı arsa üzerinde hak sabibi olduğunu, müvekkilinin kendisine arsa tahsisatı gerçekleştirildikten ve kooperatif üyeliği yapıldıktan sonra kendisine tahsis edilen arsa üzerinde fabrika, depo ve üretim tesisleri inşa ettiğini, ancak dava konusu ... İlçesi, ... Mahatlesi, ... Ada, ... ve .. parsel sayılı taşınmazların davalı kooperatif adına tescili 2016 yılında kesin olarak gerçekleştirildiği halde aradan geçen uzun yıllarda kooperatif üyelerinin bir kısmıma ulaşılamaması ve genel kurulların düzgün olarak yapılamaması ve sair sebepler ile ferdi mülkiyete geçişin bir türlü tamamlanamamış olduğunu, cetp edilecek yapı kutlanma izin belgeleri çerçevesinde kooperatifin yasal süre içinde ferdi mülkiyete geçiş ve tasfiye sürecinin tamamlarımadığının görüleceğini, ülkemizdeki diğer kooperatifter gibi davalı kooperatifin de süresi içinde ferdi mülkiyete geçip tasfiyesini tamamlayamadığını, bu durumur müvekkilinin uzun yıllar ciddi zarara uğramasına sebep olduğunu belirtmişler ve de netice-i talep olarak da açıklanan sebepler ile dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının husumet ehliyeti bulunmadığını, Mahkeme iarafından bir davada karar verilebilmesi için tarafların o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerektiğini, taraf sıfatı ile ilgili yapılan itiraz çerçevesinde huzurdaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazları müvekkiline ait olduğunun Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararıyla kesinlik kazanmış olduğunu, davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını, davacının yetkilisi olduğu şirketin müvekkili kooperatife ait taşınmazda işgalci durumunda olduğunu, davacının 775 sayılı Gecekondu Yasasına göre tahsisen hak sahibi ohunabilmesinin mümkün otmadığını, müvekkili kooperatifin kuruluş amacının dar gelirli ve konut sahibi olmayan kişilere arsa temini sağlamak olduğunu, dolayısıyle müvekkili koopera- tife her gelemin her başvuranın üye olamayacağını, Yargıtay tarafından verileri bu yönde kararlar bulun- duğunu, müvekkiline yapılan tahsis belgesinin davacının yetkilisi olduğu şirkete yapılan tahsisten önce olduğunu, davacının dayanmakta olduğu tahsis belgesinin sahte olduğunu, mahkeme tarafından tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının amacının üzüm yemek olmadığını belirtmişler ve de talep olarak da açıklanan tüm bu sebepler ile davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine iş bu dava ikame olunmuş ise de; davacı tarafın geçerli bir mazereti olmaksızın 23/10/2023 tarihli duruşmaya katılmadıkları, dosyanın HMK. 150 md. gereğince işlemden kaldırıldığı, yasal 3 aylık süre içinde yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.HMK 150 ve 320 md gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50 TL nispi harçtan mahsup edilerek Hazine'ye irat kaydına, bakiye 2.987,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesi- sine yer olmadığına, Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4.Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair, 5235 sayılı Kanun'un geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri gereğince, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)