Esas No
E. 2021/23608
Karar No
K. 2024/3151
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/23608 E.  ,  2024/3151 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/904 E., 2016/299 K.
SUÇ: Fuhuş
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteğinin, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına,

2.Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, emniyet güçlerince fuhuş müşterisi gibi davranılarak irtibata geçildiğine, müvekkilinin cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, kolluk görevlilerince hayali deliller oluşturularak müvekkilinin kovuşturulmasına sebebiyet verildiğine, işlemlerin savcının sözlü beyanı üzerine yürütüldüğüne, usul ve yasaya aykırı olduğuna, hukuka aykırı olarak elde edilen delil ile hükmün verildiğine, soruşturma ve yargılama aşamasında hiçbir şekilde müvekkilinin ikrarının bulunmadığına, kaldı ki hukuka aykırı delilleri sanık ikrar etse bile dikkate alınamayacağına, gizli soruşturma yürüten adli kolluk görevlisinin hiç bir zaman kışkırtıcı ajan gibi hareket etmemesi gerektiğine, müvekkiline son sözü sorulmadan savunma hakkının kısıtlandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, Bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ile mağdurun evli oldukları, ahlak büro amirliğine bağlı ekiplere kendilerini evli çift olarak tanıtan kişilerin; ''İnadına Sinemcan.'' kullanıcı adıyla ... sosyal paylaşım sitesinden buldukları müşterilerle ücret karşılığında fuhuş yaptıkları bilgileri ulaşması üzerine emniyet güçlerince fuhuş müşterisi gibi davranılarak irtibata geçilmesi üzerine, sanık hakkında fuhuş suçundan açılan davada, 12.12.2015 tarihli olay tutanağı, mağdur ile yapılan Whatsapp mesajlaşma tutanakları, sanık ve mağdurun aşamalardaki beyanları ile tutanak tanıkları A.Y., B.K. ve M.A.T.'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

2.Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

3.12.12.2015 tarihli olay tutanağı, mağdur ile tanıklar A.Y., B.K. ve M.A.T.'nin beyanları ile Whatsapp mesajlaşma tutanakları dosya kapsamında mevcuttur. IV. GEREKÇE

A. Sanık ile Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

Dosya kapsamına, sanık ile mağdurun aşamalardaki beyanlarına, tanıklar A.Y., B.K. ile M.A.T.'nin beyanlarına ve Whatsapp mesajlaşma tutanaklarına göre ... sayfası üzerinden paylaşım yapılması üzerine araştırma yapılarak, nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi verilip gerekli talimatların alındığı somut olayda, adli kolluk görevlileri tarafından yapılan işlemlerin, 5271 sayılı Kanun'un 116 vd. ile 123 ve 127 nci maddelerine uygun olduğu, bu nedenle elde edilen delillerin de hukuka uygun yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine ve cezasının süresi gereği ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden

Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,

Fuhuş suçunun bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla kez fuhuş yapmasına aracılık yapılması şeklindeki eylemde ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin ve adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından, bu hususlarda bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından,

Kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesi ile eklenen cümle gereğince, Hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, yargılama giderine ilişkin bölümdeki “..sanıktan tahsiline” ibaresi çıkarılarak yerine, “ 6183 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesi ile eklenen cümle gereğince, Hazineye yükletilmesine” ibaresinin de eklenmesi biçiminde hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE ,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.