Esas No
E. 2010/4359
Karar No
K. 2011/3536
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2010/4359 E.  ,  2011/3536 K.

"İçtihat Metni"

Müteselsilen ihtilasen zimmet suçundan sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; eyleminin zincirleme biçimde basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/12/2007 gün ve 2004/368 Esas, 2007/678 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın tahakkuk servisinde aboneler adına fatura çıkarmak ve gişeye yapılan ödemeler sonrası da alacak kartonunda borçlarını kapatmakla görevli olduğu sırada bazı abonelerden fatura bedellerini suret fatura karşılığı ve tahsilat gişesine ödemek üzere aldığı, ancak ödemede bulunmayarak 3.940,40 TL.'yi mal edindiği şeklinde oluşu kabul edilen eyleminde, dosyada mevcut görev yazıları ve Merkez Müdürü Ubeydullah Tanrıkulu’nun beyanlarından sanığın kurum adına para tahsili yapması ya da gişe hizmetlerinde çalışması hususunda hiçbir görev verilmediği gibi kurum kefalet sandığına üye olmasının kendisine para konulu bir görev verilmesi halinde teminat amaçlı olup tek başına bu üyeliğin kendisine kurum parası tevdii sonucunu doğurmayacağından sanığın kurum parasına zilyet bulunmadığı, dolayısıyla olayda zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı ve dava konusu olan, aboneler adına fatura ödenmesinin sanığın görevine girmemesi nedeniyle olayda görevi kötüye kullanma suçunun da oluşmayacağı, ancak şahısların kurumda çalışıyor olmasından dolayı duydukları güven nedeniyle kendi adlarına gişeye yatırması için fatura bedeli parayı vermeleri karşısında eylemin 765 sayılı TCK.nun 510. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle inancı kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakta ise de,

Sanığın oluşu kabul edilen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan Temmuz 1998 ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/04/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog