Esas No
E. 2021/1519
Karar No
K. 2024/822
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1519

KARAR NO: 2024/822

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16.03.2021

NUMARASI : 2016/525 E. 2021/250 K.

DAVANIN KONUSU : Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 25.04.2024

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2021 tarih 2016/525 E. 2021/250 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili, 08.01.2016 tarihinde dava dışı ...'a ait, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kırmızı ışık nedeniyle duran dava dışı ...'a ait ...plakalı araca ani olarak geri geri gelmek suretiyle çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, hasar dosyası açıldığını, hasar miktarının 14.049,60-TL olarak tespit edildiğini, hasar miktarının yüksek olmasına rağmen servisçe 9.000,00 TL'ye tamir edilmesi yönünde mutabakata varıldığını, ayrıca hasar miktarının belirlenmesi için 236,00 TL eksper ücreti ödendiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hasar alacağının 9.000,00 TL'sini ve eksper masrafı alacağını 12.01.2016 tarihli temlik belgesi ile temlik aldığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla aracın uğradığı hasar nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin ve aracın uğradığı değer kaybı nedeniyle 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına, ekspertiz ücreti olan 236,00 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu kazaya karışan aracın maliki ... olması nedeniyle araçta meydana gelen zararı talep etme hakkının araç malikine ait olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan Beykoz / İstanbul olduğunu, davacının talep ettiği tamir giderlerinin fahiş olduğunu, değer kaybı talebinin ise trafik sigortası genel şartlarında yer alan teminat dışı hallerden olduğunu, kabul anlamında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece alınan 06.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı oto kurtarma aracı kamyon sürücüsü dava dışı ...'ın meydana gelen olayda asli derecede %100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından hasarı temlik alınan ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV hariç 1.049,40 TL olabileceği, 2. el satışı esnasında değer kaybı meydana gelemeyeceği; alınan ek raporda da asıl rapordaki görüşlerde değişiklik bulunmadığının bildirildiği; mahkemece alınan 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi kazanın gerçekleşme ihtimalinin olduğu ancak kazada ön tampon demiri, motor kaputu, ön gergili emniyet kemerleri gibi parçalarda bulunan hasarın kaza ile uyumlu olmadığı, böyle bir kazada ön tampon demirinin bu şekilde hasar almayacağı, ön gergili emniyet kemerlerinin tetikleyip germeyeceği ve motor ön kaputundaki hasarın davacı tarafından dosyaya sunulu CD göründüğü gibi olmayacağı ancak eksper raporundaki diğer parçaların ise bu kazada hasar alma ihtimallerinin teknik olarak mümkün olduğu, kazaya uyumlu olmayan parçaların listeden çıkarıldığı bunun neticesinde davacı aracında oluşan toplam hasar miktarının 7.512,50 TL yedek parça ve 637,20 TL işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 8.149,70- TL olduğu, hasarın kaza ile tamamen uyumlu olduğu hususunda bir kanaat oluşursa araçtaki gerçek hasarın onarımı yapan firmanın anahtar teslimi teklifi bedeli olan KDV hariç 9.000,00-TL KDV dahil 10.620,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; 01.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığının, davaya konu araçta değer kaybı oluşmayacağının belirtildiği; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK'dan alınan 14/01/2020 tarihli raporda kaza ile hasarın kısmi uyum sağladığı, KDV dahil 10.620,00-TL tutarındaki hasar ve 236,00-TL tutarındaki ekspertiz ücreti ile birlikte toplam zararın 10.856,00-TL olacağının bildirildiği: rapordaki çelişkinin giderilmesi için alınan 10.08.2020 tarihli ek raporda, araçta değer kaybı oluşmayacağı, KDV dahil 8.149,70 TL tutarındaki hasar ve 236 TL tutarındaki ekspertiz ücreti ile birlikte kaza nedeniyle oluşan toplam zararın 8.385,70 TL olacağının bildirildiği; davacının yaptığı tamir ve işlemlere ilişkin herhangi bir fatura sunmadığı, belirlenen hasar miktarının içerisinde KDV de bulunduğu, davacının yapmış olduğu işe ilişkin olarak KDV ve gelir vergisini ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının bir çok davasının olduğu ve temlik alma yolu ile gelir elde etmeyi ticari kazanç haline getirdiği, gerekçeli kararda belirtilen dava dosyaları açısından da gerekli tetkik ve değerlendirmelerin yapılması için kararın bir örneğinin davacının kayıtlı bulunduğu Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğüne gereğinin ifası için bildirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.149,70 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybı talebinin ve fazlaya ilişkin isteminin reddine; hüküm altına alınan tazminata ilişkin KDV, gelir vergisi ve diğer vergi sorumlulukları gereğince yapılması gereken işlemler ile gerekçeli kararda belirtilen diğer dava dosyalarından kaynaklı vergi tahsilatlarının yapılması için kararın bir örneğinin müzekkere ekinde davacının mükellefi bulunduğu Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili, gerekçeli kararının 6. maddesi ile yargılamanın konusu olmayan vergi ile ilgili hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin böyle bir karar tesis etmekle yetki ve görev sınırlarının dışına çıktığını, müvekkilinin İzmir Gaziemir 6. Sanayi sitesinde oto tamircisi olduğunu, müşterilerinin memnun olarak servisten ayrılmalarını sağlamak amacıyla hasar alacaklarını temlik aldığını, aracın onarımının tamamlandığı ve teslime hazır olduğu aşamada genel olarak sigorta şirketlerinin ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin yaptığı masrafları ve işçilik karşılığı olan tutarı temlik belgesi ile devralması suretiyle tamir olan aracı da makul olan süre sonunda müşteriye teslim ettiğini, temlik belgesi ile müvekkilinin aracı tamir eden servise ödeme yapma yükümlülüğü altına girdiğini, yapılan işlemlerin ticari amaç güden işlemler olmadığını, mahkeme hakiminin sadece iddiasına dayanak oluşturmak maksadıyla sırf daha kalabalık görünsün diye içeriğini dahi bilmediği dosyaların listesine kararda yer verdiğini, Damga Vergisi Kanunu'nun "Resmi dairelerin mecburiyeti" başlıklı 26. maddesinde "Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar." şeklinde düzenleme bulunduğunu, resmi dairelerin ilgili memurlarının ancak kendilerine ibraz edilen belgeler ile sınırlı olarak vergisinin ödenip ödenmediğini incelemek, tutanak tutmak ve vergi dairesine gönderme yükümlülüğünün bulunduğunu, eldeki dosyada damga vergisi yönünden ihbarda bulunulduğunu ve müvekkili tarafından damga vergisinin yatırıldığını, tavzih dilekçelerinin reddedildiğini, olayda suç teşkil eden bir eylemin de bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle, alacağını davacıya temlik eden dava dışı araç malikinin aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alacağının temliki yasaklanmış ise de davacı tarafından sunulan temliknamenin 21.01.2016 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olmayan kanun değişikliğinin geçmişe şamil olacak şekilde eldeki davaya uygulanması genel hukuk prensipleri kapsamında mümkün değildir. Dava dışı araç malikinin dava konusu kaza nedeniyle oluşan alacağını, alacağın temliki sözleşmesi ile temlik alan davacıya devrettiği, temlik edilen alacağın malvarlığı haklarına ilişkin olmakla temlike uygun olduğu, temlik eden alacaklının tasarruf yetkisinin bulunmadığının usulüne uygun şekilde ileri sürülüp kanıtlanamaması karşısında temlikin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 10.08.2020 tarihli ek raporunda dava konusu araçta kaza nedeniyle değer kaybının oluşmadığı, araçta oluşan hasarın giderim bedelinin KDV dahil 8.149,70 TL olduğu, ayrıca temlik alan tarafça yapılan ekspertiz giderinin makul olduğu belirlenmiş olmakla, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.04.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.