2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği 05/11/2020 tarihli trafik kazası neticesinde araçta oluşan hasar nedeniyle, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmeyen 30,050,00 TL'lik kısmının olay tarihi olan 05.11.2020 tarihinden itibaren TCMB avans faizi tle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, değerinin tam ve kesin tespit edildiğinde artırabilmek kaydı ile şimdilik 100,00 TL kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu araç mahrumiyet tazminatının olay tarihi olan 05.11.2020 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, değerinin tam ve kesin tespit edildiğinde artırabilmek kaydı ile şimdilik 1.000 TL kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın uğramış olduğu değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 05.11.2020 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, davalı ve , . . . . . td., (VKN:) ait plakalı araç kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;
Davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, görev yönünden davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava dışı yaptırılmış olan ekspertiz raporuna istinaden araç sürücüsünün kusurunun %100 olduğunu beyan ettiğini, söz konusu kusur değerlendirmesinin taraflı ve hatalı olduğunu, dosyanın tarafsız bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddini, aksi takdirde esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin // tarih ve / Esas, / Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası, mahkememize tevzi edilen dava dosyası yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur. 7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğu benimsenmiştir.
İşbu dava da, sözkonusu yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 01/01/2019'dan sonra 25/10/2022'de açılmıştır. Dosya incelendiğinde bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, alacağa ilişkin ticari bir dava olduğu görüldüğünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının mahkememizce incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/a maddesine göre; (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..."
Davacı vekiline 22/03/2024 tarihli tensip zaptının 16 nolu ara kararı ile arabuluculuk son tutanağını sunması için kesin süre verildiği, verilen sürede arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının maddi tazminat istemi görevsizlik kararı veren mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere ticari dava niteliğinde olduğundan TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuk sistemine tabidir. Davacı, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğuna dair beyanda bulunmadığı gibi, görevsizlik kararının verildiği tarihten dosyanın görevli mahkemeye tevzi edildiği tarihe kadar geçen sürede de arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmaktadır.
HMK 115/3. maddesine göre, dava şartı noksanlığı mahkemece fark edilmemiş, tarafça ileri sürülmemiş ve bu noksanlık giderilmiş ise başlangıçtaki dava şartı noksanlığı sebebi ile dava usulden reddedilemez. Ancak davanın görevli mahkemeye tevzi edilmesinden sonra bu noksanlık fark edilmiş olup; bu durumda, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 531,97-TL harçtan mahsubu ile artan 104,37-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, lehe vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. m.7/2 hükmü uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 17/04/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)