5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2007/4926 E. , 2011/21955 K.
"İçtihat Metni"Zimmet suçundan sanıklar ... ve ...’in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkümiyetlerine dair, Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2005 gün ve 2005/387 Esas, 2005/901 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’e 765 sayılı TCK.nun 202/1. maddesi uyarınca tayin edilen 35 YTL adli para cezasının aynı maddenin son fıkrası gereğince 1/3 oranında artırılırken hesap hatası sonucu 46 yerine 47 YTL para cezası verilmesi sonuç cezanın doğru hesaplanması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış ve müdahil bankanın 29.11.2001 tarihli yazısı ile ödemeyi gösteren banka dekontlarına göre sanık ...’in 12.12.2001 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce en son 04.12.2001 günü suça konu parayı ödemesi nedeniyle mahkemenin ödemenin kovuşturma öncesi yapıldığını kabul etmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
02.10.2003 gün ve 2002/354 Esas, 2003/424 Karar sayılı hükmün sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.06.2005 tarihli yazısı ile yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme için 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi gereğince dava dosyasının iade edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp yeni hüküm kurulurken temyiz edilen ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı Kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle CMK.nun 34 ve 230/1. maddelerinde belirtilen hususların hükmün gerekçesinde gösterilmesi, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmanın, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların neler olduğunun, sabit görülen fiilin ve nitelendirilmesinin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve Anayasa'nın 141,
CMK.nun 230/1-b-c ve 289/1-g maddelerine de aykırı olarak yetersiz gerekçeyle ve önceki hükme atıfta bulunur şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere T.C. ... Bankası personeli olan sanıkların teselsül eden zimmet suçlarının, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. bentleri gereğince T.C. ... Bankası'nın özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK'ların uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırma olanağının bulunmaması karşısında, suç tarihleri itibarıyla 765 sayılı TCK ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununa tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, bunlardan lehlerine olan kanun hükümlerine göre uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Müfettiş raporu ile ekindeki sahte talimat ve tediye fişlerine, bilirkişi raporlarına, beyanlara ve dosya içeriğine göre Bankanın toplu emeklilik servisinde takip memuru olan sanık ...’in teselsül eden mal edinme eylemlerinin bir kısmını sahte talimat ve ödeme fişleri düzenleyerek ve ayrıca emekli maaşı alan bazı mudilerin imzalarını taklit ederek bankkart başvuru formu düzenleme ve bu formalara istinaden sistem servisler müdürlüğünce gönderilen kartları usulsüz ele geçirip ATM’lerden paraları çekmek suretiyle gerçekleştirdiği, zimmetin açığa çıkmasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğundan ortaya çıkarılmasının daire dışı araştırma, bilgi ve belgeyle olanaklı olduğu nazara alınarak, para cezasının belirlenmesi için bilirkişilerce basit ve nitelikli mal edinilen tutarlar kesin olarak saptandıktan sonra, nitelikli zimmetten mahkümiyeti yerine suç niteliğinde yanılgıya düşülerek basit zimmetten hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde sanık ...’in hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Müdahil lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan tahsil biçiminin karar yerinde gösterilmemesi, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.