Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/445
Karar No
K. 2024/143
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/445
KARAR NO: 2024/143
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/10/2020
KARAR TARİHİ: 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.09.2018 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- - --. ait ----- plakalı yolcu otobüsü ile ---- ilçesi istikametinden ----- ili istikametine seyir halindeyken ------ devlet karayolunun km 14+800'e geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun solunda bulunan çelik bariyerlere aracın sol yan kısımları ile çarparak su kanalına sol yan kısımları ile yatması neticesinde meydana gelen kazada müvekkili ---- ağır bir şekilde yaralandığı ve ameliyata alındığı, söz konusu kaza tespit tutanağı incelendiğinde ------ plakalı araç sürücüsü ---- 2918 sayılı KTK 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin anlaşıldığını, kaza ile ilgili ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ------- Sor. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı şekilde 2918 sayılı KTK nın 52/1-a ve 52/1-b maddelerinin ihlal edildiğini bu kapsamda başvuruya konu kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiğini, müvekkilinin söz konusu kaza sonrasında tedavi ve ilk müdahalenin yapılması için ----- Devlet Hastanesine kaldırıldığı, vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana gelen müvekkilinin hastahanedeki tedavisi bittikten sonra taburcu edildiği kalan tedavisinin ise hali hazırda evde devam ettiğini, geçen süre zarfında da herhangi bir iyileşme kat etmediği gibi başkasının bakımına muhtaç vaziyette yaşadığı, söz konusu bakım giderleri ise kaza tarihinden itibaren anne ve babası tarafından kendi imkanları ile karşılandığını, 26 yaşında ve bekar olan müvekkilinin kaza tarihinden sonra hayata küstüğü gerek ruhen gerekse psikolojik olarak çöküntüye girdiği, kazanın olduğu günden itibaren tedaviye ilişkin tüm bakım ve sair giderler herhangi bir maddi destek alınmadan müvekkilinin ailesi tarafından karşılandığı, uzun sürecek olan bu süreçte ailenin işbu giderleri karşılama durumu da bulunmadığını; ----- plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası davalılardan -----tarafından, zorunlu trafik sigortası poliçesi ise ----. tarafından yapıldığı, müvekkili ---- yaralanmasına ve malul olmasına neden olan kazada davalılardan ---- sadece ferdi kaza sigortası poliçesindeki limit kadar ferdi kaza sigortasından sorumlu iken; maluliyete ilişkin maddi tazminattan -----sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), bahse konu kazada oluşan manevi zarardan ise -----. müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu; huzurdaki işbu dava açılmadan önce, bahse konu kazada gerek maddi gerekse manevi yönden yoksun kalan müvekkili adına Sigorta Mevzuatı Borçlar kanunu ve sair mevzuat hükümlerinde yer alan hükümler uyarınca maddi ve manevi tazminat için davalılara başvuru yapıldığı ancak geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi taleplerine olumlu cevap bile verilmediğini, dava şartı gereği arabuluculuk sürecinin başlatıldığı ancak tarafların anlaşamamaları üzerine ekte sunulan hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, müvekkili ------yaralanması ile sonuçlanan kaza sonucu çalışma gücü kaybı sebebiyle maddi zararın 6100 sayılı HMK 107/1 uyarınca belirsiz alacak davası olarak belirlenmesini, haklı olan davalarının kabulü ile dava konusu kazada müvekkilinde oluşan sakatlığa bağlı meydana gelen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı sebebi ile geçici ve sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri zararının tespit edilerek işbu bedele kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; ferdi kaza sigortası kapsamında ------şimdilik 1.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, geçici maluliyet için 1.000,00 TL ve sürekli maluliyet için 1.000,00 ve bakım gideri için 1.000,00 olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL. maddi tazminatın -------sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili için 50.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan ise ----- müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama sonunda belirlenecek ve harcı taraflarınca tamamlanacak alacakların tamamının ve tüm yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ------ Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının seyahat esnasında emniyet kemerini takmayarak meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığını, 3.000,00 TL. maddi tazminat talep edildiğini, davacının maddi tazminat talebinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zararın kanıtlanması yükünün davacı yana düştüğünü, davacının zararının varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesi ile birlikte tüm yaralılara yardımda bulunduğunu, yaralı her bir yolcu ve çalışanın hastaneye sevkini sağlandığı ve sağlık durumlarının kontrol ederek, tüm ihtiyaçlarının giderildiğini, davacının tedavi sürecindeki yanlış müdahalelerden kaynaklanacak arazlar durumunda davacının geçirdiği trafik kazası ile maluliyet oranları arasındaki illiyet bağını kestiği bu cihetle kaza nedeniyle bir maluliyetinin doğmayacağını açıkça ortaya koyduğunu, kaza tarihinden sonra herhangi bir şekilde üçüncü şahısların, bizzat davacının ya da tedaviden sorumlu doktorların kusuru sonucu ortaya çıkmış olabilecek arazların huzurdaki davaya konu edilemeyeceğinin sabit olduğunu, davacının müvekkili şirketten 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, manevi tazminatın amacının zararın tazmini olmayıp, kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilmenin bir nebze olsun manevi yönden tatminini sağladığını, manevi tazminat istemi her ne kadar araç maliki ile müvekkili şirkete yöneltilmiş ise de; hiçbir şekilde kusuru ve tazminat talep koşullarının oluştuğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bu bedel yönünden müvekkili şirketin kusuru bulunduğunun tespit edilebilecek üçüncü kişilere ve otobüs sürücüsü müteveffanın mirasçılarına rücu imkanı söz konusu olabileceğini, bu nedenle rücu edilebilecek kişilerin de ekonomik durumunun mahkemece araştırılacak olup, bu kişilerin mahvına sebebiyet verecek miktarda bir tazminata hükmedilemeyeceğini, manevi tazminat isteminin hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş olduğundan reddine karar verilmesini, dava konusu taleplerden kaza yapan aracın koruma altında olduğu poliçeler gereği sigorta şirketlerinin sorumluğu olduğundan davanın ilgili sigorta şirketlerine ihbarı gerektiğini, davanın öncelikle esasa girilmeksizin yetki, husumet ve zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddini, davanın ---- plakalı araç maliki ------ ihbar edilmesini, her halükarda hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın esas yönünden de reddi ile tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı -----Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve genel şartlardaki maluliyet oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediği, bu nedenle muaccel bir alacağın olmadığını, bir an için kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun (muayeneli) maluliyet raporu alınması için ----- Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ------ Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan ettiği tazminat davacı açma hakkının ortadan kalkmış olup davanın reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere başvuranların talepleri için dava öncesinde müvekkili şirkete yapılan ihbar üzerine, mevzuat hükümlerine göre tazminat hesap edildiği ve ödenmek istendiği ancak ödeme teklifinin başvuranlar tarafından kabul edilmediğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ------kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini; söz konusu maluliyet oranının belirlenmesi halinde maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın -----. ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerektiği, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının geçici iş göremezlik giderine ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini; davacı tarafın sigortalısının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak trh-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini; hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiği, davacının kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı kalan hallerden olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini; hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere aleyhlerinde tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, Yargıtay Kararı’nda da belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

Davalı ---- Sigorta şirketine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen dosyamıza cevap sunmadığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.

18.09.2018 tarihinde ---- tarafından yolcu otobüsü olarak kullanılan aracın karıştığı kazadan dolayı davacı malul kalmış olup bahsi geçen kazada araç sürücü ---- - hayatını kaybetmiştir. Sürücünün ölmesi nedeni ile kaza nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Davalı ---- --cevap dilekçesinde aracın maliki olmadığını, sürücü ---- - iş vereni de olmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Söz konusu aracın --- -- tarafından yolcu taşıma işinde işletildiği sabittir. 2918 sayılı Karayolları trafik kanunun 85. Maddesi " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne haiz olup söz konusu aracın davalı ---- - tarafından yolcu taşıma işinde kullanıldığı sabit olduğundan bu davalı işleten sıfatı ile davacının uğradığı zarardan sorumludur. Bu nedenle davalının husumet itirazına itibar edilmemiştir.

Davalı ---- - - - müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Kaza tespit tutanağı incelenmiş bu tutanakta emniyet kemeri ile ilgili bir tespit ve değerlendirme olmadığı, durumun tespit edilemediğinin işaretlendiği, davacının da savcılık soruşturmasına kendi imkanları ile kazadan sonra araçtan çıktığını belirttiği, kolluk görevlileri olay yerine intikal ettiğinde davacının zaten aracın dışında olduğu görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesine göre; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (-----) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (----) ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında; "Somut olayda, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının "belirsiz" olarak işaretlendiği, emniyet kemerinin takılı olmadığını ispat külfetinin davalı sigorta şirketi üzerinde olduğu değerlendirilerek mahkemece aksinin ispatlanamadığının kabulü ile müterafik kusur indirimine gidilmemesi doğru olmuştur." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında "ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı" incelenmiş olup söz konusu tutanakta davacı açısından emniyet kemeri ile ilgili bir tespit ve değerlendirme bulunmadığı, durumun tespit edilemediğinin belirtildiği, emniyet kemerinin takılı olmadığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu anlaşılmakla müterafik kusura ilişkin ispatlanamayan husus nedeniyle indirim yapılmamıştır. ( Aynı gerekçe ile onanan karar için bkz. Yargıtay -----. HD. -----. Sayılı ilamı , ---- BAM -----. HD. -----Dosyada mübrez kaza tespit tutanağında, müteveffa ---- - bakımından emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı hususu belirlenememiş olarak yazılıdır. Davacıların murisinin araçta emniyet kemeri kullanıp kullanmadığına ilişkin ispat külfeti, bu savunmadan yararlanacak olan davalılara ait ise de, dosya kapsamı itibarıyla buna ilişkin bir ispat ortaya konulamadığı görülmektedir...." )

Olaydaki kusur oranının belirlenmesi amacı ile dosya ---- Kurumu trafik ihtisas daire başkanlığına gönderilmiş alınan 08.02.2021 tarihli rapordan müteveffa sürücü ---- kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Kaza tek taraflı olup sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelmiştir. ----- raporu denetime uygun olduğundan rapora itibar edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu, bu kanunda yer almayan hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde ki usul ve esaslara göre belirlenecektir. Her iki Kanun da hüküm bulunmayan hallerde ise Yargıtay'ın içtihatları uygulanacaktır.

Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih,------ sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarih, -----. sayılı kararı).( Bkz. ----- BAM ----. HD. ----- Sayılı ilamı ) ----- BAM ----. HD----- Sayılı ilamında "...İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıya aktarılan Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin görüş değişikliği içeren emsal kararına uygun olarak zaten TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin TRH yaşam tablosu uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması gerekirken genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. " belirtmiştir.Tüm bu açıklamalar kapsamında 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır.------Üniversitesi Tıp fakültesi --- tıp ana bilim dalı başkanlığının 29.11.2021 tarihli raporundan Olay tarihinde yürürlükte olan ve uygulanan Özürlülük Ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik gereği değerlendirmeiyileşme sürecinin 6 ay olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmış davacının olay nedeni ile maluliyeti nazara alındığında Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartlarının A.3.2. Maddesine göre davalı ------ poliçe teminat limitinin %5,1 ini talep edebileceği, talep edebileceği miktarın 8.925,00 TL olduğunu belirtmiştir. Keza denetime uygun bulunan 17.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda da davacının olay nedeni ile talep edebileceği daimi iş göremezlik tazminatının 1.723.975,35 TL olduğu, bakıcı gideri alacağının 1. 270,75 TL olduğu, 6 aylık iyileşme sürecindeki geçici iş göremezlik alacağının 9.271,98 TL olduğu tespit edilmiştir.

Dava açıldıktan sonra davalı ZMSS poliçecisi davalı ----- sigorta poliçedeki teminat limitinin tamamını yani 360.000 TL yi davacıya ödemiştir.

Her ne kadar bu ödemenin güncellenerek alacaklardan mahsubu ileri sürülmüş ise de aşağıda yer alan emsal yüksek mahkeme kararları gereği bu talep yerinde olmayıp itibar edilmemiştir.

Yargıtay -----HD----. Sayılı ilamında "....Mahkemece zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı ---- -- -. tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmiştir. Ancak davalı tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmıştır. Aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda yargılama aşamasında yapılan ödemeye yasal faiz uygulanarak güncelleme yapılarak tazminattan mahsup edilmiş ise de dava açıldıktan sonra yapılan ödemelere faiz uygulanarak güncelleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yargılama aşamasında yapılan ödemelerin faiz uygulanmaksızın hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki ilamında belirttiği üzere dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler yönünden ödemenin güncelleştirilerek mahsubu doğru değildir. Bu nedenle somut olayda davalı ---- tarafından yapılan 360.000 TL ödeme faizsiz hali ile alacaklardan mahsup edilmiştir. ( Aynı yöndeki başka bir içtihat için de bkz. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ------ Sayılı ilamı)Yargıtay----. HD.------. Sayılı ilamında "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası can ve meblağ sigortası olup doğrudan sigortalı olan yolcu, sürücü ve yardımcılar yararına oluşturulan kişisel bir kaza sigortası olması, koltuk sigortasından alınan tazminatın sürekli iş göremezlik tazminatından indirilememesi, zorunlu koltuk sigortasından tazminat ödeyen sigortacının üçüncü kişilere rücu hakkının da bulunmamasına, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap yönteminde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı tarafından itiraz ve temyize konu edilmemesine göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir..." belirtmiştir.Netice itibarı ile davalı ------ sigorta poliçe limitinin tamamını davacıya ödemiş bu davalı yönünden yapılan ödeme nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesi davanın konusuz kalması halinde esas hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdiri gerektiğini hükme bağlamıştır. Davacının dava tarihinde talebinde haklı olduğu ve alınan raporlardan sonra bu davalının ödeme yaptığı görülmüştür. Esasen davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerekse de sunulan ibraname ve feragatname ve yapılan ödemeler incelendiğinde davacının vekalet ücreti, yargılama gideri, icra vekalet ücreti işlemiş faiz alacağı alacaklarını da bu davalıdan tahsil ettiği ve davalıyı ibra ettiği görülmekle konusuz kalan bu kısım yönünden bu davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Davacı her ne kadar davasını ---- --- Sigorta şirketine yöneltmiş ise de bu davalının olay tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi olmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bu davalı yönünden ıslah yapılmadığından ve sadece manevi tazminat talep edildiğinden ve geçerli bir sigorta ilişkisi bulunmadığından bu davalı yönünden talep tümden red edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/3. Maddesi gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Davacı avans faiz oranı talep etmiştir. Buna karşılık davalılar yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yargıtay -----. HD. -----. Sayılı ilamında "...Davalı ------ tarafından yolcu taşımacılığında kullanılan araç, ticari yolcu otobüsü olup dava konusu kaza da bu taşıma sırasında meydana gelmiştir. Bu durumda, temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile verdiği kararda zarara uğrayan bir yolcunun açtığı emsal mahiyetteki davada avans faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle alacaklara avans faiz işletilmiştir.Davacı manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Tüm dosya kapsamı olaydaki kusur durumu,maluliyet oranı, olay tarihindeki paranın alım gücü,tarafların sosyal ve mali durumları nazara alınarak davacıda kaza nedeni ile oluşan sürekli ve geçici maluliyet nedeni ile davacının çektiği acı ve elemin bir nebze olsun dindirilmesi amacı ile davacı lehine takdiren 40.000 TL manevi tazminat hükmedilmiştir.İşleten/ teşebbüs sahibi olan davalı ---- olay tarihinde temerrüde düştüğünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulmuş, davalı ----- Sigorta yönünden yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davalı ----- yönünden dosyada mübrez 24.10.2022 tarihli yazı cevabı incelendiğinde davacının bu davalıya 20.12.2019 tarihinde başvuru yaptığı, davalı yanca hasar dosyasının açıldığı, 8 iş günü sonrası olan 02.01.2020 tarihinden bu davalının temerrüde düştüğü görülmüş bu davalı yönünden temerrüt tarihinden faiz işletilmiş, davalı ---- yönünden de denetime uygun bilirkişi raporları nazara alınarak kısmen kabul kararı verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dava açılmadan önce tüm davalılara karşı arabulucuya başvurulmuştur. Uygulamada trafik kazası nedeni ile 2918 sayılı KTK hükümleri kapsamında açılan tazminat davalarında müteselsil sorumluluk hükümleri gereği ZMSS Sigortacısı ile birlikte motorlu araç sürücüsü ve işletenine karşı da talep yöneltilmektedir. ZMSS sigortacısının sorumluluğu TTK hükümlerinden kaynaklanmakta olup sigortacı yönünden dava mutlak ticari dava vasfında ise de üçüncü kişi olan hak sahipleri hak sahiplerinin halefleri ile sürücü ve işleten arasındaki uyuşmazlık haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından bu kişiler yönünden dava ticari dava olarak nitelendirilemez. Bu nedenle esasen somut olayda teşebbüs sahibi olan ----- - yönünden dava arabulucuya da tabi değildir. Davacı ile dava tarihinden sonra ödeme yapan ZMSS poliçecisi şirket arasındaki ibraname ve feragatname incelendiğinde arabuluculuk ücretinin bu şirket tarafından karşılanacağı taahhüt edilmiştir. Bu nedenle arabulucu ücreti yönünden de aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davalı -------Sigorta yönünden davanın REDDİNE,

2.Davalı ----- sigorta yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

3.Diğer davalılar yönünden Davanın kısmen kabulü ile; A-8.925,00 TL tazminatın davalı ---- - -- - temerrüt tarihi 02.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz oranı ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, B-1.374.518,08 TL toplam tazminatın 18.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz oranı ile birlikte davalı ---- - - - tahsili ile davacıya ödenmesine, C-Takdiren 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 18.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz oranı ile birlikte davalı --- - - - tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya dair istemin reddine,

4.492 sayılı harçlar kanunu gereği alınması gerekli 97.235,40 TL nispi harcın, peşin alınan 184,44 TL ile 4.711,50 TL ıslah harcı'nın mahsubu ile bakiye kalan 92.339,46 TL harcın davalı -----' ve davalı ------tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine, (Davalı --- - Sigorta sigorta şirketinin sorumluluğu 609,67 TL ile sınırlı olmak üzere)

5.Davacılar tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 184,44 TL peşin harç, 4.711,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.950,34 TL harcın davalılar --- - - -' ve davalı -- - - -- müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, (Davalı --- - - sigorta şirketinin sorumluluğu 609,67 TL ile sınırlı olmak üzere)

6.Davacı yanca yapılan 1.850,00 TL bilirkişi ücreti, 723,00 TL --- Fatura ücreti, 3.031,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.604,00- TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 5.564,91 TL yargılama giderinin davalılar -----' ve davalı - - - - müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, (Davalı --- - - - sorumluluğu 34,89 TL ile sınırlı olmak üzere)

7.Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Tarafların yatırdığı gider/delil avansının artan kısmının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

9.Kabul edilen toplam tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 185.161,45 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ----ve davalı ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalı -----sorumluluğu 8.925,00 TL ile sınırlı olmak üzere)

10.Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı------alınarak davacıya ödenmesine,

11.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- - - - verilmesine,

12.Diğer davalı ---- - - - Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 10/3.Maddeleri gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,

13.Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.310,80 TL sinin davalı ---- - - bakiye 09,20 TL sinin davalı ----- tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, davacı ve davalı ---- -- vekilinin yüzüne karşı, kabul edilen miktar bakımından-----yönünden kesin, diğer taraflar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ----- Bölge adliye mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 492 sayılı harçlar Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı KTK 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin anlaşıldığını, kaza ile ilgili ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ------- Sor. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı şekilde 2918 sayılı KTK nın 52/1-a ve 52/1-b maddelerinin ihlal edildiğini bu kapsamda başvuruya konu kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiğini, müvekkilinin söz konusu kaza sonrasında tedavi ve ilk müdahalenin yapılması için ----- Devlet Hastanesine kaldırıldığı, vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana gelen müvekkilinin hastahanedeki tedavisi bittikten sonra taburcu edildiği kalan tedavisinin ise hali hazırda evde devam ettiğini, geçen süre zarfında da herhangi bir iyileşme kat etmediği gibi başkasının bakımına muhtaç vaziyette yaşadığı, söz konusu bakım giderleri ise kaza tarihinden itibaren anne ve babası tarafından kendi imkanları ile karşılandığını, 26 yaşında ve bekar olan müvekkilinin kaza tarihinden sonra hayata küstüğü gerek ruhen gerekse psikolojik olarak çöküntüye girdiği, kazanın olduğu günden itibaren tedaviye ilişkin tüm bakım ve sair giderler herhangi bir maddi destek alınmadan müvekkilinin ailesi tarafından karşılandığı, uzun sürecek olan bu süreçte ailenin işbu giderleri karşılama durumu da bulunmadığını; ----- plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası davalılardan -----tarafından, zorunlu trafik sigortası poliçesi ise ----. tarafından yapıldığı, müvekkili ---- yaralanmasına ve malul olmasına neden olan kazada davalılardan ---- sadece ferdi kaza sigortası poliçesindeki limit kadar ferdi kaza sigortasından sorumlu iken; maluliyete ilişkin maddi tazminattan -----sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), bahse konu kazada oluşan manevi zarardan ise -----. müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu; huzurdaki işbu dava açılmadan önce, bahse konu kazada gerek maddi gerekse manevi yönden yoksun kalan müvekkili adına Sigorta Mevzuatı Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları trafik Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu TBK md.52 HMK md.107/1 K6098 md.52 K2918 md.90 K6098 md.2 K6098 md.56 HMK md.331 K2918 md.85 K6100 md.331
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.