Esas No
E. 2023/14048
Karar No
K. 2024/950
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/14048 E.  ,  2024/950 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2696 E., 2023/1708 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/607 E., 2022/453 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı asıl dava dilekçesinde; tütün ekicisi olarak tarım sigortası kapsamında 07.05.1994 tarihinde başlangıcını yaptırdığını, sicil tarihi 3535 ve kayıt tarihi ise 25.05.1996 olarak belirlendiğini, Samsun ili Tekkeköy ilçesi Yukarıçinik köyünde tarım ve çiftçilikle uğraştığını, tütün satışı yaptığını, yaptığı satışların karşılığı Bağ-Kur primlerinin vergi dairesine alıcı tarafından ödendiğini, daha sonra 11.04.2011 tarihinde de yapılandırma yaparak borçlanmalarını ödediğini, aslında girişinin 1994 tarihinde başlamadığını, tüm ödemeleri ile birlikte prim makbuzlarını sunduğunu, davacının sicil dosyasının 2011 yılında kaybolması üzerine yeni dosya oluşturulduğunu, haklarının silindiğin, aslında gününü doldurduğunu, 25 yıl sigortalılık süresinin dolduğunu, tarım sigorta bildirim belgesinde 01.07.2016 tarihli yazıda prim gün sayısı 3322 gün iken, 19.07.2018 tarihli yazıda ise sadece toplam 352 olarak yazılmış olduğunu, bu durumun emekli olmasını engellediğini, emekli olmak üzere Bağ-Kur süresinin 30.08.2018 kadar geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davaya ilişkin süresinde dava şartı yokluğu, yetki, görev, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, eksik harcın ikmali, sebeplerine ilişkin ilk itirazlarda bulunduklarını, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde ürün verdiğini iddia ettiği yıllar için zaten sigortasının olduğunu bu şekilde Tarım Bağ-Kur kapsamında 2093 gün, 4/a işçi statüsünde ise 263 gün hizmeti olduğu anlaşıldığını, davacının emekli olmaya yetecek kadar prim ödemesi bulunmadığını, davacının oda kaydı geçerli kabul edilse dahi 01.10.2008 tarihi itibariyle sigortalılık tescilinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne, Davacının 01.01.2012- 31.12.2018 tarihleri arasında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Davacının 01.07.1994-30.09.1994, 30.09.1994-31.12.1994, 01.06.1996-31.12.2000, 01.06.2002-30.04.2008 tarihleri arasındaki talebi konusuz kaldığından bu günler için karar verilmesine yer olmadığına, Davacının 01.05.2008-31.12.2009 tarihleri arasındaki talebi konusuz kaldığından bu günler için karar verilmesine yer olmadığına, Fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde; prim ödediği günlerin birleştirilip toplanmasını ve talebi gibi karar verilmesini istemesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davalı lehine 5.100 TL vekalet ücretine de hükmedildiğini, bu kararı kabul etmediğini, davalıya yasal olarak hiçbir borcu olmadığı halde halen günlerinin eksikliğini ileri sürmesinin ve ödemiş olduğu primlerini ikinci kez kendisine ödetildiği halde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yersiz olduğunu, günlerinin tamamı hakkında kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının Tekkeköy Ziraat Odası kaydının usule aykırı olduğunu, denetim raporuyla da bunun tespit edildiğini, sigortalı listesinde adı olmamasına rağmen rapor ekinde yer alan belgeye istinaden belirtilen listeye sonradan ekleme yapıldığını, davacının oda kaydı incelemesi sonucunda 3535 üye sicil numarasıyla kaydının bulunduğunu, bu kayda ilişkin yönetim kurulu kararı olmadığını, kayıtların noter onaysız fihrist defterine kaydedildiğini, davacının oda kaydının geçersiz sayılmasına karar verildiğini, davacının 2011 yılı Aralık ayından sonra iki yıl tarımsal faaliyette bulunmadığını ve tevkifat kesilmediğini, dosyada mevcut delil durumuna göre davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;

istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3 ,6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.