10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/13839 E. , 2024/952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ..... Şirketi bünyesinde işçi olarak çalışırken 13.03.2017 günü meydana gelen iş kazasında ağır suretle yaralandığını, iş kazası sonrası Kuruma müracaat eden müvekkili yönünden yapılan tahkikat neticesinde maluliyet oranı kurum bölge sağlık kurulunca %39 olarak saptandığını, itiraz üzerine de SSYSK tarafından maluliyet oranının değişmediğine karar verildiğini ve bu oran üzerinden muvekkiline sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, maddi ve manevi zararı yönünden davalı işveren aleyhine açtıkları ... İş Mahkemesi'nin 2017/104 E. sayılı dosyasında davacının Kurumca saptanan maluliyet oranına itiraz üzerine mahkemece dosyanın ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderildiğini ve buraca düzenlenen 09.03.2020 tarihli rapor ile davacının iş kazasına bağlı maluliyetinin %52 olduğunun değerlendirildiğini, SSYSK kararı ile ATK İhtisas Dairesi arasında oluşan çelişkinin giderilmesi istemiyle dosyanın ATK 2. Üst Kurulu'na gönderildiğini ve buraca düzenlenen rapor ile de davacının maluliyet oranının % 52 olduğunun kabul edildiğini iddia ederek iş kazası sonrası müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş bir ATK raporunun huzurdaki davada mevcut olmadığını, raporun eksik ve yanlış değerlendirmeler sonucu maluliyet oranı belirlemesi hatalı olduğunu, SSYSK tarafından çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin tetkik edilen raporda belirlenen oranın farklı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş bir ATK raporunun huzurdaki davada mevcut olmadığını, raporun eksik ve yanlış değerlendirmeler sonucu maluliyet oranı belirlemesinin hatalı olduğunu, SSYSK tarafından çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin tetkik edilen raporda belirlenen oranın farklı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, kazazede ...'ın 13.03.2017 tarihli iş kazası nedeniyle %52 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun ve davacının sürekli iş göremezlik gelirinin bu oran üzerinden olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle müvekkilin herhangi bir haksız eylemi ve kusuru olmadığının tanık beyanları ile ispat edildiğini, çalışma gücü kaybı oranının yanlış hesaplandığını, ATK tarafından baz alınan meslek grubu akabinde oluşturulan raporun hatalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının tahsis talebine istinaden %39 vergi indirim raporu gereği sürekli iş göremezlik aylığı bağlandığının tespit edildiğini, sigortalının talebine istinaden Kuruma ibraz etmiş olduğu sağlık kurulu raporu (%39) üçüncü derece engelliler için uygulanan engellilik indiriminden 30.01.2018-29.01.2021 tarihleri arasında olmak üzere 3 (üç) yıl faydalandırılması uygun görülmesi neticesinde sigortalı 19.01.2021 tarih 18550205 sayılı sevk yazısı ile kontrol muayenesi için engelli Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili Sütçü İmam Ünüversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, hastanenin düzenlemiş olduğu Sağlık Kurulu Raporu incelenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı/ Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kuruluna gönderildiğini, Sağlık Kurulu Raporu ilgili Merkez Sağlık Kurulunca yapılan incelemede çalışma gücü kayıp oranı (%39) olarak belirlendiğini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca engellilik indiriminden faydalanabilmek için çalışma gücünün en az %40'ının kaybedilmesi gerektiğini, bu sebeple engellilik indiriminden yararlanması mümkün olmadığından engelliliği nedeniyle vergi indirimden yaralanarak bağlanan yaşlılık aylığının durdurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekillerinin, ... İş Mahkemesi'nin 2021/281 Esas, 2021/586 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili, temyiz dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09.03.2020 tarih ve 4373 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca düzenlenen raporla giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.