Esas No
E. 2024/462
Karar No
K. 2024/496
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/462 Esas 2024/496 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/462
KARAR NO: 2024/496

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/10/2023 (Karar) - 22/11/2023 (Ek Karar)

NUMARASI : 2023/461 Esas 2023/686 Karar

DAVA: Genel Kurul Toplantısına Çağrıya İzin
DAVA TARİHİ: 07/07/2023
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/04/2024

Taraflar arasındaki genel kurul toplantısına çağrıya izin istemine istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen kararda davalı şirket yetkilisinin tavzih talebinin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen ek karara karşı davalı şirket temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketi’nde hissedar olduğunu, 19.08.2003 Tarih ve 5866 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan 24.06.2003 tarihinde tescil edilen karar ile şirket ortağı olmayan ... şirket müdürlüğüne 20 yıl süre için seçilmiş olduğunu, 2017 yılından sonraki 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulları yapılmadığı için müdürler kuruluna seçilemediğini, Genel Kurul yapılması hususunda şirket yetkilisi davalı ...'na Ankara 59. Noterliği'nin 01.06.2023 tarih ve 16011 yevmiye numaralı ile ihtarname gönderildiğini, ihtarname ilgili tarafından 14.06.2023 tarihinde tebellüğ edilmesine rağmen yasaya uygun şekilde genel kurul davet çağrısı yapılmadığından bahisle; 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulun toplantıya çağrılması için hissedar müvekkiline izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, genel kurulu talep edilen ... San ve Tic.Ltd.Şti.nin Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 27.11.2019 Tarih, 2019/170 E. Ve 2019/1003 K. Sayılı kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, mahkeme kararı üzerine şirketin tüm yetkisi ve idaresi tasfiye memurunun kontrolüne geçtiğini, ayrıca ortak olmayan şirket müdürü ... 24/06/2023 tarihinde müdürlük görevinin sona erdiğini, davacı ... hakkında vesayet altına alınma davası devam etmiş olduğundan davacı sıfatını etkileyecek işbu davanın bekletici mesele yapılmasına, genel kurulu talep edilen ... Şirketinin hali hazırda tasfiyesine karar verildiğini bu nedenle davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, şirket hakkında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/170 Esas sayılı dosyasında tasfiye kararı verildiğini, tasfiye memurlarının atandığını, şirketin tasfiyeye geçmesi ile birlikte tüm hak ve yetkilerinin tasfiye memurlarına geçtiğini, genel kurulun toplanmasına lüzumun kalmadığını, davacının aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı olmadığından davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı, eldeki dava ile limited şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması talebinde bulunmuş olup, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde; davacının ortağı olduğu davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu ve kaydının aktif olduğu, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 201-2022 yılları genel kurul toplantısının yapılmadığı ve yapılması hususunda da ortaklara çağrıda bulunulmadığı, halen faal bulunan, ayrıca ticari faaliyette bulunma imkanı olan şirketin amacı doğrultusunda faaliyetlerini yürütebilmesi ve ortaklarının menfaatlerini koruyabilmesi için ve TTK’nun 617/1.maddesinde belirtilen yasal zorunluluk gereği şirket genel kurul toplantısının her yıl yapılması gerektiği, davacının TTK’nun 411.maddesine uygun şekilde çağrı için yeterli oranda pay sahibi olduğu ve şirkete ihtarname ile yaptığı başvuruya cevap verilmediği, bu durumda mahkemeye başvuru için gerekli koşulların oluştuğu ve davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca şirketin genel kurul yapmasında tüm ortakların menfaati bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne,

TTK'nun 617/3. maddesi delaletiyle 411-412. Maddeleri maddesi gereğince, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 74074 sicil no.sunda kayıtlı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin genel kurulunun toplantıya çağrılması hususunda davacıya izin verilmesine karar verilmiştir.

Davalı şirket yetkilisi ...

10/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemece 05/10/2023 günü yapılan duruşmaya ...'nu temsilen katılan Av. ...'in ...'nun sehven davalı olarak kayıt edildiği açıklamasına dayalı Avukatının beyanı alınmadan duruşmadan çıkarıldığını, Mahkemece verilen kararda ...'na temsilen katılan Av. ...'in davalı ... vekili olarak gösterildiğini, Mahkemenin bu hatayı davanın başından beri yaptığını, gerekçeli kararda yanlışlığın devam ettiğini ve kendi avukatına gerekçeli kararın tebliğ edildiğini, davacı olan kardeşi ...'nun vesayetinin istendiği Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1362 Esas sayılı dava dosyasında 24/10/2023 gün yapılan duruşmada verilen karar ile raporla tespit edilen hastalığın vesayeti için belirlenmesi hakkında rapor alınmasına karar verildiğinden bahisle;

05/10/2023 tarihli kısa karar da 1. Maddede "davalı şirket yetkilisinin cevap dilekçesindeki talepleri ayrı bir dava konusu oluşturduğundan karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde belirtilen açıklamanın gerekçeli kararda yazılmamış olmasının değerlendirilmesine, bunun sonucunda 31/07/2023 tarihli cevap dilekçesindeki talepleri hakkında işlem yapmak üzere dava dosyasından tefrik edilerek yeni dosya oluşturulmasına, gerekçeli kararda ... vekili olarak kayıt edilen Av. ...'in kaydının düzeltilmesine, yargılama iadesi işlemi talepldusısı kabul edilmesini, Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1362 Esas sayılı vesayet dava dosyasında verilecek kararın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 22/11/2023 tarihli ek karar ile, gerekçeli kararının başlık kısmında davalı ... vekilinin "Av. ..." olarak sehven yazıldığı, ... vekilinin "Av...." olduğu, dosyaya sunulan vekaletnamede de yetkili avukatın ... olduğu anlaşılmakla, sehven yazılan kısmın düzeltilmesine, ayrıca davalı şirket yetkilisi ...'nun talep etmiş olduğu yargılamanın iadesi hakkında ayrı bir dava açılması gerektiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı şirket yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Mahkemece Av. ...'in avukatı olduğunu kabul etmesine rağmen tek bir beyanını dahi almadan duruşmadan çıkarıldığını, adil yargılanma hakkı ihlal edildiğinden tavzih talebinde bulunulduğunu, ayrıca 10/11/2023 tarihli dilekçe ile yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu, mahkemece 22/11/2023 tarihli ek karar ile talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun bir tarafı bulunmadığını, yargılamanın iadesi sebepleri mevcut olmasına rağmen karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisinin hatalı olduğunu, taleplerinin HMK'nun 375.maddesi gereğince yeniden incelenmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava;

TTK'nun 410. maddesi uyarınca genel kurul toplantısı yapılmasına izin istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. maddesinde, genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı,

TTK'nun 411. maddesinde, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup,

TTK'nun 412. maddesinde ise, pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemeleri yer almaktadır.

Davacı yan yasaya uygun şekilde genel kurul davet çağrısı yapılmadığından bahisle; 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulun toplantıya çağrılması için hissedar müvekkiline izin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı şirket yetkilisinin tavzih ve yargılamanın iadesi istemine yönelik talebinin mahkemece ek kararı ile kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen ek karara karşı davalı şirket yetkilisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 412. maddesi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemine ilişkin mahkemece verilecek kabul veya red kararları kesin niteliktedir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2017 tarih ve 2016/3287 Esas 2017/5383 Karar sayılı içtihatı). Hal böyle olunca, açılan dava TTK'nun 412.maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemi olup, kesin olmakla, kesin olan karara yönelik başvuru üzerine ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ek karar da kesin olacağından davalı şirket yetkilisinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalı şirket yetkilisinin 22/11/2023 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun TTK'nun 412. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından USULDEN REDDİNE,

2.İstinaf başvurusu usulden reddedilmiş olmakla harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davalı şirket yetkilisi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6102 sayılı TTK'nın 412. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.02/04/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.