Esas No
E. 2024/501
Karar No
K. 2024/882
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/501 E.  ,  2024/882 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/662 Esas, 2023/1747 Karar
DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...

2.... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/199 E., 2022/833 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi hasım göstererek İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında prime esas kazancın tespiti talebiyle açtığı dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için Mahkemece taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.

2.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının hukuki menfaatinin bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile UYAP üzerinden bir örneği getirtilip incelenen İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının açtığı tespit istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine açılmış derdest dava bulunduğu, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin olduğu gerekçesiyle Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; münfesih şirketlerin dava ve taraf ehliyetine sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında değil, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edilmiş olması, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya isteminin beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının terkinden önce açtığı hizmet tespiti istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, hizmet tespiti davasında ileri sürülebilecek taraf ehliyetine ilişkin savunmaların ihya davasının konusunu teşkil etmediği, Mahkemenin yargılama giderlerini davacı üzerinde bıraktığı, davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine de hükmedilmediği gerekçesiyle davanın tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog