Esas No
E. 2023/14433
Karar No
K. 2024/1010
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/14433 E.  ,  2024/1010 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1357 E., 2023/2169 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/33 E., 2021/110 K.

Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin MSB ... Tersane Komutanlığında 02.02.1988 tarihinde kaptan olarak çalışmaya başladığını, 14.02.2011 tarihinde kendi isteği ile emekli olduğunu, işe giriş tarihinden geçerli olmak üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar geçen ve bildirilen çalışmalarına gemi adamı olarak görev yaptığı için itibari hizmet süresi verilmesini, emekli maaşının buna göre geriye dönük tekrar tespit edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili, dava konusu itibari hizmet süresi nedeniyle müvekkili Bakanlığın herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, çalışmların itibari hizmet süresi kapsamında geçtiğinin ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bildirimlerin tam ve usulüne uygun yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 506 sayılı Kanun'un EK -5 maddesi kapsamında 17.11.1988-01.10.2008 tarihleri arasında itibari hizmet süresinin 571 gün olduğunun, 571 günlük sürenin davacının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Bakanlık vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Bakanlık vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun' un Ek 5 inci maddesi.

3.Değerlendirme

Davalı işverene ait gemilerde gemi adamı konumunda geçen çalışmaların, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespitine ilişkin davanın yargılaması sonucunda, Mahkemece, davalı Bakanlığa ait Gölcük Tersane Komutanlığına ait işyerinde geçen çalışmaların ek-5 kapsamında tespitine ilişkin dosyadan alınan bilirkişi raporu emsal alınarak davalı işverene ait işyerinde 17.11.1988-01.10.2008 tarihleri arası dönemde geçen çalışmaların 506 sayılı Kanun'un Ek 5 hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Soyut bilirkişi raporu doğrultusunda fiilen çalışmaların %50’si oranında çalışmalar üzerinden itibari hizmet süresinin belirlenmesi hatalı olup eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının 17.11.1988-14.02.2011 tarihleri arasında Bakanlığa ait 2233.35 sicil numaralı ... Tersanesi Komutanlığı işyerinde çalışmasının bulunduğu, işyeri tarafından Kuruma bildirilen hizmetlerinin itibari hizmet kapsamında bildirilmemiş olduğu, davacının gemi adamı (çarkçı-kaptan-teknik kontrol(keşifçi)) meslek kolunda çalıştığı, çekici vasıtalarda görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Ek 5 inci maddesinin 3395 sayılı Kanun'la değişik biçiminde bir gemi adamı, gemi ateşçisi, kömürcü ve dalgıcın itibari hizmetten yararlanılabilmesi için çalışmalarının “denizde” geçirilmesinin koşul olduğu hükme bağlanmıştır.

Kanunda öngörülen denizde geçirilmesi gereken hizmetten amaç ise, geminin denizde seyir veya seferde olduğu süreler ile bunun uzantısı geminin limanda bulunduğu sırada, fiilen gemide görevli olarak geçirilen ve denizle bağlantının kopmadığı çalışmalardır (HGK 07.02.2001 t., 2001/21-20 E., 2001/110 K., 23.10.2013 t. 2013/10-176 E., 2013/1477 K.). Aksinin kabulü, gemide çalışanların koşulsuz olarak itibari hizmetten yararlanabileceği sonucunu doğurur ki, bu durum Kanunun açık metnine ve Kanun Koyucunun iradesine aykırıdır. Geminin seferde veya limanda beklediği sürede denizde geçen eylemli çalışma süresinin; gemi ve liman kayıtları, işveren nezdindeki belgeler, işveren tarafından denizde yürütülen faaliyetin kapsam ve kapasitesi de gözetilerek, sunulan kanıtların değerlendirilmesi sonucunda, çelişkiden uzak olarak belirlenmelidir.

Dosya kapsamından, davacının, ihtilaf konusu dönemde, davacının çekici vasıtalarda çalıştığı anlaşılmakta olup, Mahkemece, öncelikle davacının limanda yaptığı işler ayrıntılı olarak belirlenmeli, davacının hangi çekici vasıtalarda çalıştığı, limana gelen gemilerin yanaşma-ayrılma işi yapıp yapmadığı, limana gelmiş gemi ve vasıtaları liman bölgesinde yapılacak işlere hazırlayıp- hazırlamadığı, kaç adet çekici mevcut olduğu, bir çekici vasıtada kaç personel çalıştığı hususu davalı işverenden sorularak, davacının davaya konu çalıştığı sürenin tamamı bakımından, bakıma giren deniz araçları ve limana giren deniz araçlarının kayıtlarının tutulduğu defter ve belgeler, Liman kayıtları, davacının işyerindeki çalışmasına ilişkin bilgileri içeren şahsi sicil dosyası, çalışmaların kayıt altına alındığı belgeler celbedilmeli, bu işleri kayıt altına alan kişi/kişilerin beyanları, sigortalının görevlendirmesini yapan yetkilinin beyanları alınmalı, varsa puantaj listeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak suretiyle ayrıntılı araştırma yapılmalı, davacının yaptığı işin niteliği, geminin seferde veya limanda bulunduğu sırada denizde eylemli çalışma olarak gerçekleşen çalışma süreleri yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edilmeli, davacının tersanede görev yaptığı sırada, ne kadar süre gemide görev yaptığı veya fiili olarak çalıştığı, ne kadar sürenin ise gemi dışında, sosyal tesis veya başka bir yerde geçirildiğinin belirlenmesi için, davalı işverene ait limana gelen ve davacının çalıştığı işverenin römorkörlük hizmetlerini gerçekleştirdiği gemi sayıları belirlenerek, bu konuda resmi bir kaydın bulunmaması durumunda, davalı işyerinden ihtilaf konusu dönemde günde, ayda ya da yılda ortalama kaç geminin davacının görev yaptığı liman yada limanlara geldiği sorularak, davalı işverenden de bu hizmetlerin ihtilaf konusu dönemde kaç römorkör (çekici vs) ve gemi adamı ile gerçekleştirdiği sorularak, ortalama gemi adamı başına gemide geçirilen süreler bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilerek, şüpheli durumlarda sigortalı lehine yoruma gidilemeyeceği de gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog