3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının sigorta acenteliğini yürüttüğünü, ... yılında 17 aracın ZMMS sigortasının yapılması için telefonla başvurduğunu, araç bilgilerinin beyan üzerine girildiğini, araçların ruhsatı sunulduğunda araçların beyan edildiği gibi "0" yeni araç olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin zeyilname düzenlediğini ve ek ücret çıktığını, davacının borcunu ödememesi üzerine başlatılan ... esas sayılı icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... ilinde dolmuşçuluk yaptığını, araçlarının sigortasının ...'ın piyasadan daha ucuz olduğunu söylemesi nedeni ile davacıya yaptırıldığını, davacının kötüniyetli olarak kazancını yükseltmek amacıyla yalan beyanda bulunduğunu, sigorta şirketlerinin fark edip aradaki farkı davacıdan tahsil etmesi üzerine davacının rücu yoluna başvurduğunu, poliçenin düzenlenebilmesi için araçların şase ve motor numaralarının bilinmesi gerektiğini, şase numaralarının 10. hanesinde aracın model yılının belli olduğunu, davacının sunduğu poliçelerde de motor ve şase numaralarının bulunduğunu, aracın TRAMER kayıtlarının plaka ile de motor ve şase numarası ile de sorgulanabileceğini, davacının bu yöndeki beyanının doğru olmadığını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, takipte kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... esas sayılı dosyası, poliçeler, zeyilnameler, taraflar arasındaki yazışmalar dosya arasına alınmıştır.
Sigortacı bilirkişi 28/01/2020 tarihli raporunda özetle, takdiri Mahkemeye ait olmakla, davacının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğü, sigorta ettirenin doğru beyanda bulunma mükellefiyeti, sigortacının olgunun gerçek durumunu bildiğine dair ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davanın her iki tarafının da kendi yükümiülüklerini tam olarak gerektiği gibi yerine getirmediği, davalının araçların sıfır olmadığını davacının bildiği iddiasını yeterli delil sunarak ispatlaması gerektiği, aksi halde davacının haklı talebi ile itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Davalı itirazları üzerine bilirkişi heyetine motorlu araç sigortalarından anlar sigortacı bilirkişi eklenerek alınan 12/07/2023 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, sigorta poliçe bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Davacı yan, davalının sigorta acenteliği işlemlerini yürüttüğünü, 17 adet aracın zorunlu mali mesuliyet sigortalarını yaptırmak üzere telefonla başvuruları üzerine, plakaların henüz alınmadığını, ruhsatların hazır olmadığını, araçların ... model olduklarının beyan edilmesi üzerine poliçelerin bu şekilde mevcut bilgilere göre düzenlendiğini, araçların ruhsatlarının teslim edilmesi üzerine bildirilen verilerden farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine yeni verilerin girildiğini ve zeyilname düzenlenmesi gerektiğini ve bedel farkının ortaya çıktığını, ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, 13/12/... tarihli poliçe ve 23/07/2015 tarihli zeyilnamede araç motor ve şase numaralarının farklı olduğu, poliçede araç tescil tarihlerinin 12/12/..., zeyilnamede ise 22/06/2009 olduğu belirlenmiştir.
Sigorta sözleşmeleri taraflara, prim ödeme ve rizikoyu üstlenme temel borçlarının yanı sıra, beyan ve bilgilendirme yan borçları da yüklemiştir. Taraflar arasında, sözleşme akdedilmeden önce güven ilişkisi kurulmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1435. maddesine göre, "Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır."
TTK'nun 1436. maddesine göre "Sigortacı sigorta ettirene, cevaplaması için sorular içeren bir liste vermişse, sunulan listede yer alan sorular dışında kalan hususlara ilişkin olarak sigorta ettirene hiçbir sorumluluk yüklenemez; meğerki, sigorta ettiren önemli bir hususu kötüniyetle saklamış olsun. Sigortacı, liste dışında öğrenmek istediği hususlar varsa bunlar hakkında da soru sorabilir. Söz konusu soruların da yazılı ve açık olması gerekir. Sigorta ettiren bu soruları cevaplamakla yükümlüdür."
TTK'nun 1438. maddesi de, "Bildirilmeyen veya yanlış bildirilen bir hususun ya da olgunun gerçek durumu sigortacı tarafından biliniyorsa, sigortacı beyan yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeden cayamaz. İspat yükü sigorta ettirene aittir," hükmünü düzenlemiştir.
Poliçe ve zeyilnamede, araç şase, motor ve tescil tarihlerinin farklı olduğu gibi gerçek numaralar olamayacağı belirlenmiştir. Davacı, bu işi meslek olarak ifa etmekle, poliçe tanzimi için gereken bilgilerin neler olabileceğini bilmek ve TTK'nun 1436/2 maddesi uyarınca bunları davalıya sormakla yükümlüdür. Davalı da TTK'nun 1435 ve 1438. maddeleri uyarınca doğru beyanda bulunmakla yükümlüdür.
Taraflar arasında sözleşmenin kurulması, icap ve kabul iradelerinin birbirine uygun olması ile mümkün olacaktır. Davacı yan yanlış bilgilendirildiğini, davalı ise sigortacının bunu bildiğini iddia etmektedir. Sözleşme kurulduğuna göre, öncelikle davacının davalıya poliçe fiyat bilgisi verebilmek için gereken bilgileri davalıdan talep etmiş ve poliçe bedelini buna göre bildirmiş olması, yine davalının teklif edilen poliçe bedelini kabul edip ödemiş olması gerektiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
TTK'nun 1438. maddesi uyarınca sigortacının cayma iradesi göstermesi halinde aksi durumu ispat külfeti sigorta ettiren üzerinde ise de eldeki davada cayma iradesinden söz edilemeyeceği, genel hükümlerin uygulanacağı ve iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olduğu, davacının iddia ettiği gibi "sıfır" araçların kaydı yapılacak olsa dahi telefon ile aradığını belirttikleri ve zeyilname tarihi de gözetildiğinde fatura talep edildiğinin de ispatlanamadığı, poliçedeki motor ve şase numaralarının gerçek ve eksiksiz numaralar olmadığının belirlenmesi karşısında davacının bilgi alma hakkını usulünce kullandığı ve doğru araç bilgilerini sonradan öğrendiğine ilişkin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, bu hususu ispata elverişli delil sunamadığı da gözetildiğinde, kimse kendi hatasından faydalanamayacağından beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığından bahisle zeyilname bedelinin davalıdan tahsilini talep edemeyeceği ve davalının itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine, hile ve kötüniyet iddiasına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN REDDİNE,
Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 78,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 349,08 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 7.486,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/03/2024 Katip ... Hakim ... ¸¸ ¸¸