26. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/64 - 2024/488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2023
NUMARASI : 2023/574 Esas 2023/582 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 03/04/2024
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... AŞ'ye ait olup dava dışı... Sanayi AŞ'ye kiraya verilen ... plakalı aracın, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın kullanımının davalı şirkete devredildiğini, işleteninin davalı şirket olduğunu, 28.10.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olan davalı şirketin işçilerinden 3 kişinin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün yeterli ehliyete sahip olmadığının, %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazada vefat eden ... 'un yasal mirasçılarına davacı şirket tarafından 288.093 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin sigortalıdan rücuen tahsili için icra takibi yapıldığını, borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete rücu hakkı bulunmadığını, aracın sahibinin ödemeden sorumlu olduğunu, davalı şirketin aracın sahibi olmadığını, kazada davalının kusur ya da ihmalinin bulunmadığını, iş mahkemesine açılan davada davalı şirket hakkında açılan davadan feragat edildiğini, itirazın iptali davası için hak düşürücü süresinin dolduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazaya karışan aracın, dava dışı... San. Tic. AŞ’ ye, Finansal Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... AŞ tarafından kiraya verildiği, sigorta sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... AŞ arasında yapılmış olduğu, aracın taşeron olan davalı şirketin kullanımına bırakıldığı, davaya konu trafik kazasının taşeron şirket zilyetliğinde iken meydana geldiği, davalının 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işleteni olduğu ancak KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu davanın davacı ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabileceği gerekçesi ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ... AŞ.’ye ait ... plakalı aracın 19.04.2018 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı... San. Tic. AŞ’ye kiraya verildiği, 02.05.2018 tarihinde de davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile bir yıl süreyle sigortalandığını, Ankara-Niğde Otoyolu Projesi Yapım İşinde çalışan dava dışı... San. Tic. AŞ ile bu şirketin taşeronu olan davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren sözleşmesi imzalandığı, 15.05.2018 tarihli satın alma, kullanma ve devir sözleşmesi ile de sigortalı araç davalı şirketin kullanımına ve işletimine bırakıldığı, 15.05.2018 tarihinden itibaren aracın davalı şirketçe işletildiği, kaza esnasında araç sürücüsü olan ...’ın davalı şirketin işçisi olduğunu ve yeterli sürücü belgesi olmadan aracı kullandığını, davalı şirketin araç işleteni konumunda olması nedeniyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı şirketin işleteni olduğu aracın tek taraflı kaza yapması sonucu vefat eden yolcu için hak sahiplerine davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün yeterli sürücü belgesine sahip olmaması nedeniyle davacı şirket yönünden rücu hakkının bulunduğunu, alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Davacı sigorta şirketi zarar gören üçüncü kişinin zararını ödedikten sonra sigorta sözleşmesi gereğince sözleşmenin tarafı olan sigortalıya karşı sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle poliçenin eki niteliğindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde rücu edebilir. Buna göre; sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu hakkının sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin tarafı yani akidi olan sigortalıya karşı ileri sürebileceğinden davacı sigorta şirketi, söz konusu davayı ancak kendisi ile sözleşme yapan kişiye karşı açabilir.
Somut olayda, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, dava dışı ... AŞ adına kayıtlı olduğunun tescil kaydından anlaşıldığı, sigorta poliçesinin incelenmesinde de sigorta ettirenin ... AŞ olduğu dikkate alındığında davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat talebinde husumeti sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalısı ... AŞ'ne yöneltmesi gerekirken sigortalı aracı kullandığından ve aracın işleteni olduğu gerekçesi ile davalı şirkete husumet yöneltmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5.Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 29.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.