Esas No
E. 2006/176
Karar No
K. 2010/323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2006/176 E.  ,  2010/323 K.

"İçtihat Metni"

Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkümiyetine, zorla kaçırıp alıkoyma suçunun ise reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunu oluşturduğu ancak 5237 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenmediğinden bahisle beraetine dair, ...

5.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2005 gün ve 2004/446 Esas, 2005/167 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kaçırıp alıkoyma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,

Sanık hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında olup, bu suç şikayete tabi ve zarar gören şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda hükümden sonra yürürlüğe giren 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun

562.maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceği hususunun değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.