1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; müvekkili ile davalı arasında 09.04.2018 tarihinde Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin tesisinin bulunduğu adresteki işyerine bir kısım teçhizat ve sensör kurularak hırsızlığa karşı güvenlik sistemi oluşturulduğunu, müvekkili firma tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, davalı firmanın 13.04.2019 tarihinde sistemi kurduğunu ve teslim ettiğini, ancak kurulumdan kısa bir süre sonra sistemin sahte alarm verdiğini ve durumun davalı şirkete bildirildiğini, bunun üzerine 24.06.2019 tarihinde servis hizmeti verilerek arıza gideriminin yapıldığını, ancak bu durumun yine tekrarlandığını, davalı firma tarafından ayıplı hizmet verildiğini, müvekkili tarafından 01.11.2019 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili tarafından bu zamana kadar ödenen bedellerin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı firma tarafında bu talebin dikkate alınmadığını ve 347,57 TL bedelli fatura tanzim edildiğinden bahisle 6.256,26 TL bedelin tamamının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalı firma tarafından ihtarname keşidesine yol açması sebebiyle 544,36 TL ihtarname ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle;
Davacı tarafın, taraflar arasında satım veya mal değişimi ilişkisi söz konusu olduğundan bahisle sözleşmeden dönme hakkının söz konusu olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin satım veya mal değişimi olmadığını, taraflar arasında Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketin mülkiyeti kendisine ait güvenlik sistemi ve ekipmanların vasıtasıyla davacının mekanındaki muhtemel izinsiz giriş, hırsızlık ve sair risklere karşı koruma ve güvenlik hizmeti edimini üstlendiğini, davacı taraf da bu hizmet karşılığında aylık olarak sözleşme süresince sözleşme bedelini ödemeyi üstlendiğini, sözleşme sona erdiğinde davacının mekanına kurulum ve montajı yapılmış olan ürünler, cihaz ve ekipmanların müvekkili şirket tarafından iade alınması konusunda taraflar mutabakata vardığını, taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişki satım veya mal değişimini konu etmediğini, dolayısıyla davacının TBK 223,
TBK 227 ve TTK 23.madde hükümlerine göre sözleşmeden dönme hakkının söz konusu olmadığını, davacı tarafça tanzim edilen Bornov...Noterliği... yevmiye numaralı ihtarnamede sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiğini, her ne kadar ayıplı bir hizmet söz konusu olduğunu kabul edilmese bile bir an için ayıplı hizmet varsayılsa dahi davacı tarafın söz konusu ihtarnamede sözleşmenin feshi seçimlik hakkını kullanmış olacağını, yenilik doğuran hakkın kullanılması sonucunda bu haktan vazgeçilmesinin geriye dönülmesi mümkün olmayacağını, davacı taraf dava dilekçesinde sözleşmeden dönme hakkının sonucu olan taleplerde bulunduğunu, davacının bu aşamadan sonra talep konusunu değiştirmesine genişletmesine ve başka bir talepte bulunmasına muvafakat etmediklerini, ayrıca davacı taraf 09.04.2018 tarihinden itibaren ödenen bedellerin iadesini talep ettiğini, fakat taraflar arasındaki sözleşmenin 09.04.2019 tarihinde akdedildiğini, bu sebeple davacının Nisan 2018’den itibaren hiçbir ihtimalde talepte bulunma hakkının söz konusu olmadığını, sözleşmeden doğan güvenlik sisteminin teslimi ve kurulumu yükümlülüğünün müvekkili şirket tarafından eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, teslim ve kurulumun ardından müvekkili şirketçe eksiksiz ve ayıpsız şekilde güvenlik sistemi hizmeti davacıya verildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacı tarafın yasal sürede mevzuatta belirtilen şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu sebeple kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ayıp iddiasında bir an için haklı olduğu kabul edilse bile davacı tarafın bu eksiklik sebebiyle herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ...lenen 23.12.2020 tarihli raporda; davalı şirkete ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile yazılı olarak kayıt altına alındığı, tarafların imzaları altında akdedildiği, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin davacı taraf adına 2019 yılında toplam 8 adet ve 1.320,54 TL'lik fatura keşide ettiği, buna karşılık davacı tarafça davalı şirkete hitaben 1.320,54 TL'lik ödeme gerçekleştirildiği, 2019 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirketten mali ve kaydi olarak herhangi bir alacağının mevcut olmadığı, davalı şirketin davacı taraf adına 2020 yılında toplam 2 adet ve 3.149,99 TL'lik fatura keşide etmiş olduğu, buna karşılık davacı tarafça davalı şirkete hitaben herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği, davalı şirket kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkette 3.149,99 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 6.256,26 TL'lik tutara nasıl ulaşıldığının tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
2.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, davalı şirket kayıtları ile ilgili talimatla alınan rapor ve davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek ve mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, davacı tarafça sözleşme gereği toplamda ne miktar ödeme yapıldığı, davacının ödediği bedelin iadesine ilişkin istemin yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ... ve elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13.07.2021 tarihli raporda; her ne kadar davalının kurduğu alarm sistemi başlangıçta düzgün çalışsa da alarm sisteminin 13.04.2019 tarihindeki kurulumdan sonra ilk arızası 72 gün sonra 24.06.2019 tarihinde oluştuğu, alarm sisteminin aktif olduğu 251 gün içinde de toplam 6 kez arıza vermesinin davacının alarm sisteminden makul olarak beklediği faydaları azalttığı, bu nedenle alarm sisteminin gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2019 ve 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının 2019 yılına defterlerinde sadece 347,57 TL bedelli e-faturanın davalının cari hesabına davalıya alacak olarak kaydedildiği, söz konusu faturanın keşidecisi davacı, muhatabı davalı olan ihtarnameye konu fatura olduğu, bu faturadan doğan bakiyenin 31.12.2019 tarihli ... yevmiye nolu ödeme kaydı ile kapatıldığı, bu iki işlem dışında davacının 2019 ve 2020 yıllarında başka kayıt bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair karar verilmesi halinde davacının davalıdan 1.320,54 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
3.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları ile kök rapordan sonra dosyaya kazandırılan belgelerde değerlendirilmek kaydıyla ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, düzenlenen 16.08.2022 tarihli ek raporda; Kök raporda ve 05.04.2022 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararda da belirlendiği üzere davacının dosyaya sunulan belgeler ve davalı yanın defter kayıtlarına göre tespit edilen ödeme tutarı 1.320,54 TL olduğu, 05.04.2022 tarihli duruşmada verilen sürede davacı tarafın ilave ödeme belgesi sunmadığı, dolayısı ile iş bu ek raporda da tespit edilen ödeme tutarı 1.320,54 TL olduğu, alarm sisteminin gizli ayıplı olmadığı, her ne kadar kök bilirkişi raporunda özetle 6 ay boyunca 6 kez arıza veren alarm sisteminin "gizli ayıplı" olduğu tespiti yapılmış ise de, kök bilirkişi raporundan sonra dava dosyasına eklenen evraklar beyanlar detaylı incelendiğinde; dava konusu alarm sisteminde oluşan 6 adet arızanın davalı tarafından yerinde servis hizmeti verilerek giderildiği, alarm sisteminin her defasında çalışır hale getirildiği ve davacının toplamda 8 ay 7 gün boyunca (toplamda 251 gün) alarm sisteminden fayda görmüş olduğu, davacı her ne kadar 19.06.2019 tarihinde davalıya gönderdiği e-mail eki dilekçe ile davalıdan sözleşmesinin iptalini talep etmiş ise de alarm sistemin söküldüğü 20.12.2019 tarihine kadar alarm sistemi çalışır halde tutulduğu ve bu şekilde toplamda 251 gün davacının alarm sistemini kullandığı, davacının gizli ayıp ihbarı ile ilgili bir bildirimi satıcıya ihbar etmediği, alarm sistemi ile ilgili incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olup olmadığı konusunda bir girişimi bulunmadığı, davacının arızaları davalıya bildirdiği, davacının da bu arızaları gidererek çalışır durumda alarm sistemini davacının kullanımına sunduğundan dava konusu alarm sisteminde gizli ayıp bulunmadığı görüşüyle davalının ayıptan doğan sorumluluğuna gidilmesi imkânı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
4.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı ve belgeler incelenmek kaydıyla davacı tarafın alacak talebinin yerinde olup olmadığı ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu döneme ilişkin hizmet bedelinin hesaplanması konusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, elektrik mühendisi bilirkişi..., elektrik mühendisi bilirkişi ... ve mali müşavir bilirkişi ...tarafından düzenlenen 16.02.2024 tarihli raporda; Teknik açıdan taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacının işyerinde kurulu bulunan güvenlik sisteminin ayıplı veya gizli ayıplı olduğu hususlarının doğruluğunu kanıtlayacak somut bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, ayıplı veya gizli ayıplı iddiasıyla sözleşmenin feshi ile sözleşmeden dönme hususlarının mahkemenin takdirlerinde olduğu, mali açıdan davacı defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olmamakla birlikte; faturalarının ödemelerinin düzenli yapıldığı, Sözleşmenin feshine ilişkin davalıya Bornova ... Noterliği 11.11.2019 tarihinde...yevmiye nolu ihtarın gönderildiği tarihten sonra, davalının düzenlediği 18.11.2019 tarihli faturanın kayıtlara alındığı ve ödemesinin yapıldığı, davalının sözleşme feshi sebebiyle “teknik servis hizmet bedeli” 299,99 TL ve “cayma bedeli” açıklaması ile düzenlenen 2.850,00 TL faturaların toplamı 3.149,99 TL olduğu, faturaların devam eden bir hizmet için düzenlenmediği, fesih sebebiyle düzenlendiği, mahkemece davacının davalıdan alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde davacının davalıya ödediği tutarın 1.320,54 TL olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Davanın; Taraflar arasındaki Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi gereğince davalı tarafça sözleşme gereği edimin ayıplı olarak ifa edildiği ve bu nedenle sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla sözleşme gereği davalı tarafa ödendiği bildirilen dava konusu bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, Taraflar arasında 09.04.2018 tarihli Güvenlik Sistemi Hizmeti Sözleşmesi imzalandığı,
Mahkememizce davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi... tarafından düzenlenen 23.12.2020 tarihli raporda; davalı şirkete ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile yazılı olarak kayıt altına alındığı, tarafların imzaları altında akdedildiği, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin davacı taraf adına 2019 yılında toplam 8 adet ve 1.320,54 TL'lik fatura keşide ettiği, buna karşılık davacı tarafça davalı şirkete hitaben 1.320,54 TL'lik ödeme gerçekleştirildiği, 2019 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirketten mali ve kaydi olarak herhangi bir alacağının mevcut olmadığı, davalı şirketin davacı taraf adına 2020 yılında toplam 2 adet ve 3.149,99 TL'lik fatura keşide etmiş olduğu, buna karşılık davacı tarafça davalı şirkete hitaben herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği, davalı şirket kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkette 3.149,99 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 6.256,26 TL'lik tutara nasıl ulaşıldığının tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, davalı şirket kayıtları ile ilgili talimatla alınan rapor ve davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek ve mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, davacı tarafça sözleşme gereği toplamda ne miktar ödeme yapıldığı, davacının ödediği bedelin iadesine ilişkin istemin yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi... ve elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi... tarafından düzenlenen 13.07.2021 tarihli raporda; her ne kadar davalının kurduğu alarm sistemi başlangıçta düzgün çalışsa da alarm sisteminin 13.04.2019 tarihindeki kurulumdan sonra ilk arızasının 72 gün sonra 24.06.2019 tarihinde oluştuğu, alarm sisteminin aktif olduğu 251 gün içinde de toplam 6 kez arıza vermesinin davacının alarm sisteminden makul olarak beklediği faydaları azalttığı, bu nedenle alarm sisteminin gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2019 ve 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının 2019 yılına defterlerinde sadece 347,57 TL bedelli e-faturanın davalının cari hesabına davalıya alacak olarak kaydedildiği, söz konusu faturanın keşidecisi davacı, muhatabı davalı olan ihtarnameye konu fatura olduğu, bu faturadan doğan bakiyenin 31.12.2019 tarihli ... yevmiye nolu ödeme kaydı ile kapatıldığı, bu iki işlem dışında davacının 2019 ve 2020 yıllarında başka kayıt bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair karar verilmesi halinde davacının davalıdan 1.320,54 TL alacaklı olduğunun bildirildiği,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları ile kök rapordan sonra dosyaya kazandırılan belgelerde değerlendirilmek kaydıyla ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, düzenlenen 16.08.2022 tarihli ek raporda; Kök raporda ve 05.04.2022 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararda da belirlendiği üzere davacının dosyaya sunulan belgeler ve davalı yanın defter kayıtlarına göre tespit edilen ödeme tutarı 1.320,54 TL olduğu, 05.04.2022 tarihli duruşmada verilen sürede davacı tarafın ilave ödeme belgesi sunmadığı, dolayısı ile iş bu ek raporda da tespit edilen ödeme tutarı 1.320,54 TL olduğu, alarm sisteminin gizli ayıplı olmadığı, her ne kadar kök bilirkişi raporunda özetle 6 ay boyunca 6 kez arıza veren alarm sisteminin "gizli ayıplı" olduğu tespiti yapılmış ise de, kök bilirkişi raporundan sonra dava dosyasına eklenen evraklar beyanlar detaylı incelendiğinde; dava konusu alarm sisteminde oluşan 6 adet arızanın davalı tarafından yerinde servis hizmeti verilerek giderildiği, alarm sisteminin her defasında çalışır hale getirildiği ve davacının toplamda 8 ay 7 gün boyunca (toplamda 251 gün) alarm sisteminden fayda görmüş olduğu, davacı her ne kadar 19.06.2019 tarihinde davalıya gönderdiği e-mail eki dilekçe ile davalıdan sözleşmesinin iptalini talep etmiş ise de alarm sistemin söküldüğü 20.12.2019 tarihine kadar alarm sistemi çalışır halde tutulduğu ve bu şekilde toplamda 251 gün davacının alarm sistemini kullandığı, davacının gizli ayıp ihbarı ile ilgili bir bildirimi satıcıya ihbar etmediği, alarm sistemi ile ilgili incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olup olmadığı konusunda bir girişiminin bulunmadığı, davacının arızaları davalıya bildirdiği, davacının da bu arızaları gidererek çalışır durumda alarm sistemini davacının kullanımına sunduğundan dava konusu alarm sisteminde gizli ayıp bulunmadığı görüşüyle davalının ayıptan doğan sorumluluğuna gidilmesi imkânı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı ve belgeler incelenmek kaydıyla davacı tarafın alacak talebinin yerinde olup olmadığı ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu döneme ilişkin hizmet bedelinin hesaplanması konusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, elektrik mühendisi bilirkişi ..., elektrik mühendisi bilirkişi ...ve mali müşavir bilirkişi...arafından düzenlenen 16.02.2024 tarihli raporda; Teknik açıdan taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacının işyerinde kurulu bulunan güvenlik sisteminin ayıplı veya gizli ayıplı olduğu hususlarının doğruluğunu kanıtlayacak somut bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, ayıplı veya gizli ayıplı iddiasıyla sözleşmenin feshi ile sözleşmeden dönme hususlarının mahkemenin takdirlerinde olduğu, mali açıdan davacı defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olmamakla birlikte; faturalarının ödemelerinin düzenli yapıldığı, Sözleşmenin feshine ilişkin davalıya Bornova ... Noterliği 11.11.2019 tarihinde... yevmiye nolu ihtarın gönderildiği tarihten sonra, davalının düzenlediği 18.11.2019 tarihli faturanın kayıtlara alındığı ve ödemesinin yapıldığı, davalının sözleşme feshi sebebiyle “teknik servis hizmet bedeli” 299,99 TL ve “cayma bedeli” açıklaması ile düzenlenen 2.850,00 TL faturaların toplamı 3.149,99 TL olduğu, faturaların devam eden bir hizmet için düzenlenmediği, fesih sebebiyle düzenlendiği, mahkemece davacının davalıdan alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde davacının davalıya ödediği tutarın 1.320,54 TL olduğunun bildirildiği,
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki Güvenlik Sistemi Hizmeti Sözleşmesine konu 13.04.2019 tarihinde kurulumu yapılmış ve 19.12.2019 tarihinde sökülerek devre dışı bırakılan dava konusu alarm sisteminde, çalıştığı süre içerisinde, oluşan 6 adet arızanın davalı tarafından yerinde servis hizmeti verilerek giderildiği, alarm sisteminin her defasında çalışır hale getirildiği ve davacının toplamda 8 ay 7 gün boyunca (toplamda 251 gün) alarm sisteminden fayda görmüş olduğu, davacı her ne kadar 19.06.2019 tarihinde davalıya gönderdiği e-mail eki dilekçe ile davalıdan sözleşmesinin iptalini talep etmiş ise de alarm sistemin söküldüğü 19.12.2019 tarihine kadar alarm sistemi çalışır halde tutulduğu ve bu şekilde toplamda 251 gün davacının alarm sistemini kullandığı, davacının gizli ayıp ihbarı ile ilgili bir bildirimi satıcıya ihbar etmediği, alarm sistemi ile ilgili incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olup olmadığı konusunda bir girişiminin bulunmadığı, davacının arızaları davalıya bildirdiği, davacının da bu arızaları gidererek çalışır durumda alarm sistemini davacının kullanımına sunduğundan dava konusu alarm sisteminde gizli ayıp bulunmadığı ve davalının ayıptan doğan sorumluluğuna gidilmesi imkânı bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 116,14 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 311,46 TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 6.800,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildi. 02/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)