Esas No
E. 2022/4386
Karar No
K. 2024/775
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2022/4386 E.  ,  2024/775 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/260 E., 2020/339 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin 20.10.2022, 08.09.2023, 02.11.2023, 08.01.2024 tarihli dilekçeleri ile sanık ...'in tutuklu olduğunu belirtmiş olmakla, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden yapılan incelemesinde her ne kadar sanığın tutuklu kaydı bulunmadığı gözükmekte ise de; Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2017/228 Esas sayılı tutuklama müzekkeresi sonucu Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 12.10.2022 tarihli ve E.11975438-2022/4440-2022/75442 sayılı yazısı ile, ilgili tutuklama müzekkeresi gereği sanık ...'in tutuklanıp kuruma alınarak müzekkerenin infazına aynı gün başlanıldığının bildirildiği anlaşılmış olmakla yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2017 tarihli ve 2017/698 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2017 tarihli ve 2017/31 Esas, 2017/300 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında yağma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri gereğince yargılama yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Görevsizlik kararı üzerine, Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2017/228 Esas, 2019/469 Karar sayılı Kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/260 Esas ve 2020/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri

1.Gerekçesiz hüküm kurulduğuna,

2.Eksik inceleme ile karar verilmiş olduğuna,

3.Sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından, cezalandırılmasına yönelik hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4.Yağma suçunun unsurları oluşmayıp, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına,

5.Eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna,

6.Sanık tarafından karardan sonra zararın giderildiğine dair katılanın 13.10.2022 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi doğrultusunda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

7.Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü gece saat 22.45 sıralarında mağdur ikametine doğru yürüdüğü esnada sanık ve yanında kimliği tespit edilemeyen iki şahsın birlikte üzerinde bulundukları motosiklet ile mağdurun yanına yanaştıkları, mağdurun elindeki 1.119,00 TL değerindeki cep telefonunu alarak kaçtıkları, mağdurun arkalarından gitmesi üzerine sanığın cep telefonunu vermemek için mağdura bıçak çektiği, mağdurun geriye çekilmesi üzerine suça konu cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştıkları, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4.Mağdurun sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 28.07.2015 tarihli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

5.Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 30.07.2015 tarihli Araştırma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

6.Mağdur ...'nın 13.10.2022 tarihli dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra sanık tarafından zararının karşılandığını ve şikayetten vazgeçtiğini bildirmiş olduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Eylemin Hırsızlık Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Ve Tebliğnamede Belirtilen Görüş Bakımından

Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdur, olayın sıcağı sıcağı alınan ilk beyanını kovuşturma aşamasında ilk kez değiştirmemiş olup, soruşturma aşamasında olaydan kısa süre sonra alınan ve ilk derece mahkemesinin 07.03.2019 tarihli celsesinde kendisine okunması suretiyle içeriğini doğrulamış olduğu 28.07.2015 tarihli teşhis tutanağı içeriğine göre "...Elinde bulunan cep telefonunu alıp aniden kaçan üç şahsın peşinden koşup, yanlarına yaklaştığını, cep telefonunu alan şahsın kendisine bıçak çektiğini, korktuğunu ve yakalayamadığını..." beyan etmiş olduğu anlaşıldığından, sanığın açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahıslar ile iştirak halinde hırsızlık kastı ile başlayan olayda, mağdurun elinden çekilen cep telefonunu kendilerini takip ederek almaya çalıştığı sırada, sanığın mağduru bıçak göstermek suretiyle tehdit etmesi sonucu yağma konusu malın alınmasına karşı koymasını engellemek suretiyle eylemin yağmaya dönüştüğü kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Suçun Unsurlarının Oluşmadığı, Sanığın Suç İşleme Kastının Bulunmadığı Ve Eksik Araştırmaya İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden

Mağdurun tutarlı beyanları, sanığın tevili ikrar içeren savunmaları, usulüne uygun teşhis tutanağı, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içerikleri ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafilerince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından, usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde..." cezada indirim yapılabileceği belirtilmekte olup, hüküm verildikten sonra etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Lehe Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/260 Esas ve 2020/339 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.