Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/141
Karar No
K. 2023/7672
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/141 E.  ,  2023/7672 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/141
Karar No: 2023/7672
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar): 1- … Kurumu

İstemin Özeti : Davacının, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Ordu İl Koordinatörlüğü emrinde sözleşmeli personel statüsünde uzman olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-f. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine dair Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanının Oluruyla tesis edilen Destek Hizmetleri Genel Koordinatörlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle oluşan zararının tazmini isteminin kabulü yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İddialarının Özeti: Davacının sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmediği, davacıya ait ByLock kayıtları bulunduğu, davacı hakkında İç Denetim Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen inceleme raporunda kurum sınav puanının yüksek olduğu ve dil yeterliliği için yakın dönemde girdiği sınavlar arasında belirgin puan farkı olduğu tespitleri ve FETÖ/PDY ile ilişkisinin bulunduğu değerlendirmesiyle sözleşmesinin feshedildiği iddia edilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik, zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde, haklı ve hukuka uygun olduğu iddia edilmektedir.

Davacının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan İdareler üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde, esasta oybirliğiyle, usulde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi. KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a)Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b)Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar.

c)Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

d)Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e)Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

f)İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

g)Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.

h)Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

ı)Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

i)Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

j)08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un uygulanmasından ve 16/07/1997 tarih ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar.

k)06/06/1985 tarih ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.

l)03/07/2005 tarih ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.

m)Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 14. Maddesinin 1. bendinde, "Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli, sosyal güvenlik yönünden 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine tâbidir." hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin 5. bendinde ise "10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan durumları, bu maddede sayılan nitelik ve şartlara uygun olanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile kurumda sözleşmeli olarak istihdam edilebilir. Bu şekilde istihdam edilecek personel sayısı toplam personel sayısının yüzde ellisini aşamaz. Bu şekilde görevlendirilen personel kurumundan aylıksız izinli sayılır ve asıl kadrosuyla ilgisi devam eder..." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nda memur olarak çalışmakta iken Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından yapılan yarışma sınavını kazanarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Nevşehir İl Koordinatörlüğü emrinde Bakanlık Makamı oluruna istinaden ataması yapılarak çalışmaya başladığı, son görev yaptığı Ordu İl Koordinatörlüğü emrinde sözleşmeli personel statüsünde uzman olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-f. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde temyiz yolu açık olan kararlar tahdidî olarak sayılmış olup, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarına ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabî olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 667 sayılı KHK'nin 4/1-f. maddesi uyarınca tesis edilen sözleşme feshi üzerine davacının asli kadrosu olan (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında) memur kadrosunda kamu görevine döneceği kurala bağlanmış olup, davanın konusunun belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açılan bir dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi'nce istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği açık olup, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle usul yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.