17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/196 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/07/2022
NUMARASI: 2022/573 Esas, 2022/601 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili olarak Av. ... ve Av. ... tarafından sunulan dava dilekçesinde; müvekkillerinden ..., ..., ..., ..., ...'nın, kooperatif üyesi ...'nın kanuni mirasçıları olduğunu, diğer müvekkili ...'nın ise, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı üye tespit davasında kooperatif üyesi olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin, kooperatif üyesi oldukları halde 09/10/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına çağrılmadıklarını, davalı kooperatifin olağan genel kurulunun, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak müvekkillerinin de içinde bulunduğu bir kısım üyelere toplantı gündemi ve çağrı kağıdı gönderilmeksizin yapıldığını, müvekkillerinin, kooperatif genel kurulunda alınan kararlardan habersiz olduğunu, ancak kooperatif üyesi ...'nın üyeliğiyle ve kendisine verilen kat irtifakı tapusu ile ilgili olarak alınmış kararların olduğunu öğrendiklerini, bir kısım gündem maddelerinin, yetki aşımı içerdiğini ve kooperatif genel kuruluna ait olan bir kısım yetkilerin, yönetim kuruluna devredilmesi durumunun da mevcut olduğunu belirterek kooperatif genel kurul toplantısının iptaline, alınan kararların hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan hiçbirinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen üyeliğin tespitine ilişkin davada verilen kararın da henüz kesinleşmediğini, mirasçılarının, kooperatif üyesi ... vefat ettiğinde kooperatife yasal bildirimde bulunmadıkları gibi temsilci seçip kooperatife iletmediğini, bu bildirim yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmeyen ve devamında üyelik aidatını ödemeyen davacıların üyelik haklarını kaybettiğini, davacıların, daha önceki hiçbir genel kurula da katılmadığını, üstelik hiçbir zaman üyelik aidatlarını da ödemediğini, bunun sonucu olarak müvekkili kooperatif tarafından yasal prosedür işletilerek kooperatif üyeliğinden ihraç edildiklerini, ayrıca davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacıların kooperatif üyesi olmaması sebebiyle iptalini talep ettikleri genel kurula çağrılmamış olmalarının yasaya uygun olduğunu, davacıların hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca ... mirasçılarının bu davayı hep birlikte açmak zorunda olduğunu, ... mirasçısı olan ... mirasçısı ...'ın işbu davaya davacı olarak dahil edilmediğini, bir an için davacıların işbu davayı açmaya ehliyetinin bulunduğu kabul edilse bile işbu davanın yine de haksız olduğunu, iptali istenen genel kurul kararlarının alındığı genel kurulun, usulüne uygun olarak toplandığını, kararların da usulüne uygun olarak alındığını, davacıların genel kurula katılması halinde dahi genel kurul kararlarında bir değişikliğe sebep olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemenin 2021/734 Esas sırasına kaydedilen davanın 13/04/2022 tarihli duruşmasında, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra 19/07/2022 tarihli duruşmada, adı geçen davacılar tarafından açılan davanın, 13/07/2022 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek üzere tefrik edilerek yeni esasa kaydına karar verildiği ve dosyanın Mahkemenin 2022/573 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmış olup Mahkemece, işlemden kaldırılan dosya, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmediğinden HMK'nun 320/4. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 150/5. maddesi uyarınca davanın, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 13/07/2022 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili olarak Av. ... tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; duruşmaya katılmak üzere engelinin çıkması üzerine Av. ...'i arayarak yerine davaya girmesini talep ettiğini, davaya giren adı geçen avukatın tüm davacıların vekili olduğunu, Av. ...'in, davanın esasını bilmediğinden duruşmada yanlış beyanda bulunarak ...'nın vekili olduğunu zapta geçirdiğini, bu nedenle mazeret beyanında bulunmadıklarından, davanın müracaata bırakıldığını haber verme mükellefiyeti olmadığı yönündeki Mahkeme gerekçesinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, gıyabında cereyan eden işlemleri bilmesi mümkün olmadığından davanın müracaata bırakıldığının tarafına tebliğ edilmesi yahut yenileme dilekçesinin kabul edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmemesi gerektiğini, yenileme dilekçesinin süresinde verildiğini, zira bayram tatili sürelerinin göz önüne alınmadığını, yenileme dilekçelerinin kabul edilmemesi üzerine davası müracaata bırakılan tüm davacıların, ...'ya muvafakat verdiğini, ... dışında diğer davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının mevcut olduğunu ve muvafakat beyanı verdiklerinden diğer davacıların taraf sıfatının ortadan kalkmadığını, bu bakımdan davanın tefrik edilmesine gerek bulunmadığını, ayrıca davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilerek dosyanın tefriki ile tek bir davada iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davaları açılmamış sayılan davacıların, içlerinden birine muvafakat verdiğini, onun davası reddedildiği taktirde davalı yararına iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olacaktır ki bunun da Avukatlık Kanunu ve HMK hükümlerine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 09/10/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının iptaline, alınan kararların hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. İşbu davanın tefrik edilmesi sebebiyle ana dosya gönderilmediğinden UYAP üzerinden yapılan incelemeye ve Dairemizce yazılan müzekkereye Mahkemece verilen cevaba göre; Av. ...'ın, davacılardan ... yönünden vekaletnamesinin bulunduğu, davacılardan ... ve ...'nın vekilliğini üstlenen Av. ... tarafından sunulan yetki belgesi ile, vekaletnamede yer alan tevkil yetkisine istinaden Av. ...'ın, kooperatif aleyhine üyelikten doğan ihtilaflarda adı geçen avukatın kendisini temsil etmeye yetkili kılındığı, davacılardan ... ve ...'nın ise, vekil olarak Av. ...'ı vekil tayin ettiği, bu avukat tarafından Av. ...'a verilen bir yetki belgesine rastlanmadığı, davacılardan ... tarafından Av. ...'in 2006 tarihli vekaletname ile vekil tayin edildiği, ayrıca aynı davacı tarafından Av. ... Mat'ın 2002 tarihli vekaletname ile vekil tayin edildiği, Av. ... tarafından, Av. ...'e verilen bir yetki belgesine rastlanmadığı görülmüştür. Mahkemenin 13/04/2022 tarihli celsesinde, Av. ..., davacı ... vekili olarak duruşmaya katılmış olup vekillerinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği gibi yazılı bir mazeret de bildirmediğinden bahisle davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden,
HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 08/06/2022 tarihli celsesinde, davacı ... vekili olarak duruşmaya katılan Av. ..., Av. ... 'in yerine geldiğini beyan etmiştir. Somut olayda, UYAP üzerinden yapılan incelemede ve Mahkemenin 04/03/2024 tarihli yazı cevabına göre, iddia edilenin aksine, Av. ... tarafından, Av. ...'e verilen bir yetki belgesine rastlanmamıştır. Av. ...'ın, davacılardan ... ve ...'ya ait vekaletnamesinin bulunduğu, davacılardan ... ve ... yönünden, yetki belgesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 19/07/2022 tarihli celsesinde, Av. ..., davacılar ..., ..., ... ve ... vekili olarak davacı ...'nın açtığı davaya muvafakat ettiğini bildirmiş ise de, adı geçen avukatın, davacılardan ... ve ... yönünden, ne vekaletname ne de yetki belgesi bulunmamaktadır. Buna göre kooperatif üyesi olduğu belirtilen miras bırakan ...'nın terekesi elbirliği mülkiyetine tabi olup tereke ile ilgili işlemleri yürütmek mirasçıların birlikte temsili veya miras şirketine temsilci atanması ile mümkün olduğundan mirasçılar ... ve ...'nın, açılan davaya muvafakatlerinin alınması aksi halde miras şirketine temsilci atanması bakımından önel tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca mirasçılar tarafından açılan dava bakımından mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olması sebebiyle aynı dava kapsamında değerlendirme yapılması zorunlu ve gerekli olup Mahkemenin tefrike yönelik işlemi de yerinde değildir. Öte yandan davacılardan ... yönünden de, mecburi dava arkadaşlığı hususunun araştırılıp tartışılarak bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle Mahkemece yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile tesis edilen karar doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/573 Esas 2022/601 Karar sayılı ve 19/07/2022 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024