17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2181 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/11/2019
NUMARASI: 2018/597 Esas, 2019/1130 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin düzenlediği fuara davalının katılımı konusunda taraflar arasında Fuar Katılım Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği fuarda davalıya 252 m² fuar alanı tahsis edildiğini, davalının, 2015 yılı Kasım ayında düzenlenecek fuara çok az bir zaman kala, 2015 yılı Ekim ayı içerisinde fuara katılmayacağına dair şifahi bildirimde bulunduğunu, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca katılımcıların sözleşmeyi imzalamasından sonra fuara katılmayı reddetmesi halinde dahi sözleşmeden doğan sorumluluklarının devam edeceğini, sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, davalıya çıkartılan ihtarname ile sözleşmenin feshinin mümkün olmadığı ve sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiği bildirilmişse de, davalının fuara katılım sağlamadığını, 59.350,29 TL katılım bedelinin tahsili için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürürek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacı şirket çalışanının, fuara katılımın yoğun olduğu ve fuara katılım halinde müvekkili şirketin müşteri çevresi kazanacağı beyanı üzerine fuar katılım sözleşmesi imzaladıklarını, ancak aynı gün yaptıkları araştırmada; fuara katılımın çok az olduğu, katılımın hiçbir şirkete yarar sağlamayacağı, daha önceki fuar hizmetlerinden diğer şirketlerin yararlanamadıkları bilgisini edinmeleri üzerine sözleşmeyi feshetme kararı aldıklarını ve sözleşmeyi imzaladıktan bir gün dahi geçmeden davacıya gönderdikleri 08/05/2018 tarihli e-posta ile fuara katılmaktan vazgeçtiklerini ve sözleşmenin iptali için gereken işlemlerin yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenle davacının herhangi bir zarara uğramasının söz konusu olmadığını, sunulan sözleşmenin ilk sayfasında müvekkili şirketin kaşe ve imzası bulunmadığından, ilk sayfadaki hükümlerin kabul edilemeyeceğini, sözleşmedeki imzanın davacı şirketin imza yetkilisi tarafından atılıp atılmadığının da belli olmadığını, söz konusu imza davacı şirket tarafından atılmamışsa sözleşmenin hiçbir zaman hayat bulmayacağını savunarak davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; taraflar arasında fuar katılımına dair hukuki geçerliliği haiz bir sözleşme bulunduğu, davalının fuar katılım ücreti nedeniyle davacıya 68.627,23 TL borçlu olduğu, icra takibi ile talep edilen alacak miktarında, takip sonrası talep edilen faiz tür ve oranında fazlalık ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takip konusu 68.627,23 TL borca itirazının iptaline, davalının hükmolunan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin kaşesinin ve imzasının bulunmadığı sözleşmenin ilk sayfasının kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin imzalı sayfasında; sözleşmeden dönülemeyeceğine, dönüldüğü takdirde sözleşme bedelinin ödeneceğine dair kabul ve taahhüt yer almadığını, davacı çalışanının yanlış yönlendirmesi ile sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeyi imzaladıkları gün davacı çalışanına gönderdikleri e-posta ile sözleşmenin iptali için gerekli işlemleri yapılmasını talep ettiklerini ve iptal için gereken işlemlerin yapıldığını düşünerek hareket ettiklerini, sözleşmenin derhal feshedilmesi nedeniyle davacının herhangi bir zararı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, fuar katılım sözleşmesi gereği düzenlenen fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirketin düzenlediği fuara davalı şirketin katılımı hususunda taraflar arasında sözleşme düzenlendiği, davacının davalıya tahsis edilen stant yeri için düzenlediği 09/11/2015 tarih ve 59.350,29 TL fatura bedeli ile 9.276,94 TL işlemiş faizin tahsili için davalı hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, davalının takibe itirazının iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalının fuar katılım sözleşmesini yanıltılarak imzalayıp imzalamadığı, fuara katılmayan davalının fuar katılım bedelini ödemesi gerekip gerekmediği, sözleşmenin davalı tarafından imzalanan hükümlerinin bağlayıcı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır,Davalının kaşe ve imzasını içeren Fuar Katılım Formunda; "... Fuarına katılımımızı ve katılım formunun arka yüzünde ... AŞ tarafından belirtilen koşulları okupu kabul ettiğimizi, sözleşmenin imzalanmasından itibaren sözleşme tutarını belirtilen vadelerde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğimizi beyan ederiz. İş bu sözleşme imza tarihinden itibaren geçerli olup, katılımcı firma tarafından tek taraflı fesh edilemez. Sözleşmede belirtilen ödeme tarihine uyulmadığı takdirde TL bazında aylık % 10, döviz bazında aylık % 1,5 vade farkı uygulanacak olup, sözleşmenin iptali halinde sözleşme bedelini faiz ve ferileriyle birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz" ibaresi yer almaktadır. Davalı şirket tacir olup basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Öncelikle basiretli bir tacirin işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip olması beklenir. Yaptığı işlerde işin gerektirdiği riskleri biliyor ve bu risklere uygun önlemler alabiliyor olmalıdır. Tacir olan davalı şirketin de, sözleşmeyi imzalamadan önce fuara katılımın ne seviyesinde olduğunu ve fuarda gerekli müşteri çevresi edinip edinemeyeceğini gözeterek sözleşmeyi imzaladığının kabulü gerekir. Bu nedenle davalının yanıltılarak sözleşmeyi imzaladıkları yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Diğer taraftan davalının imzası ve kaşesini içerir katılım formunda davalı şirket, sözleşmenin tek taraflı fesh edilemeyeceğini ve sözleşmenin iptali halinde sözleşme bedelini faiz ve ferileriyle birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine göre, mahkemece davalının katılım ücretinde sorumlu tutulmasında da isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/597 Esas, 2019/1130 Karar ve 22/11/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.171,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 744,38 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.04/04/2024