Esas No
E. 2023/2871
Karar No
K. 2024/1015
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/2871 E.  ,  2024/1015 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/209 Esas, 2017/1016 Karar
DAVACI(TEMLİK EDEN): Simetri Çimento San ve Tic A.Ş.
DAVACI (TEMLİK ...): Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) vekili Avukat

...

DAVALILAR: 1.... ...

2.... vekili Avukat ...

3.... vekili Avukat ...

4....

5....

6.... ... ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Kısmen kabul
TEMYİZ EDENLER: Davacı ... vekili, davalı ... vekili

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; ...nin 26.05.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 2002, 2003 ve 2004 faaliyetlerinin incelendiğini ve yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ... ile denetim kurul üyeleri, ... ..., ... ..., ... hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, bu kişilerin eylem ve işlemlerinden şirketin zarar gördüğünü, ortakların bakiye apel borcu olan 375.000,00 TL'nin tahsil edilmediğini, 101.000,00 TL'nin Beton San. A.Ş.'ye aktarıldığını, tahsil edilmediğini, kasa açığı olarak 602 TL'nin ödenmediğini, ayrıca 800 TL'nin Standart Elektrik A.Ş.'ye aktarıldığını belirterek şimdilik fazlaya haklar saklı kalarak 10.000,00 TL'lık zararın meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili 13.03.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 467.402,43 TL daha arttırmış ve toplam 477.402,23 TL ortaklık zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Gurubuna ait şirketlerde hizmet akdi ile çalışan bir kişi olduğunu, denetçi olarak ... Gurubunun şirket yöneticileri tarafından atandığında kendisinin buna itiraz hakkının dahi bulunmadığını, çünkü kendisinin işten atılma korkusu taşıdığını, kaldı ki dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; denetçilik görevinin 13.09.2001 tarihinde sona erdiğini, yerine ...'in denetçi olarak atandığını ve kendisinin denetçi olduğu dönemin 01.01.2001-30.09.2001 dönemi olduğunu, bu dönemden dolayı da ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Diğer davalılar usulünce yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 06.06.2012 tarih, 2006/875 E. ve 2012/113 K. sayılı kararı ile davalı ...'nın şirkette denetçi olarak yer alması ve 2001 yılında bu görevden istifa etmesi ve davacı tarafın bu yıla ait bir zarar kalemini de istememesi nedeniyle bu davalı yönünden davanın reddine; dava dışı Beton San Beton ve Çimento San A.Ş.'ye 10.05.2001 tarihinde ödünç olarak gönderildiği ve tahsil edilemediği iddia edilen 101.000,00 TL'nin davanın açılış tarihi 28.12.2006 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı, dava dışı Standart Elektrik San A.Ş.'ye aktarılan 800 TL zarar kaleminin ise davacı tarafından ispat edilemediği, 602.43 TL kasa açığı zararına ilişkin olarak bu zarar kaleminin hangi yıl doğduğu, kasa açığının hangi yıl oluştuğuna dair hiçbir somut ve yasal delilin dosyaya sunulmadığı, ancak zarar kalemlerinden olan 375.000 TL'lık sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesinden dolayı gerek yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ...'ın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin beşinci fıkrası ve 341 ... maddeleri gereğince açılan bu sorumluluk davasında mesul oldukları, davalılar ... ve ...'ın da denetim kurulu üyesi olarak 6762 sayılı Kanun'un 353 üncü ve 354 üncü maddelere göre denetçilerin bilançonun ve hesapların denetiminden sorumlu oldukları ve bu görevlerini yerine getirmedikleri için bu miktardan ... zararların denetçi sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... ... Karjalaınen aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 375.000,00 TL'nın davalılardan (... ... dışındakiler) alınarak davacı tarafa verilmesine, bu miktarın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 365.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 13.03.2008 tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizinin uygulanmasına, fazla talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 25.06.2015 tarih, 2015/6623 E. ve 2015/8697 K. sayılı kararıyla davalılardan ... ... ...'in denetçilik görevinin 30.09.2001 tarihinde son bulmuş olmasına ve hakkında açılan sorumluluk davasında 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak mahkemece ödüncün verildiği tarih esas alınarak, 28.12.2006 dava tarihi itibariyle 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımın dolduğu gerekçesiyle bu zarar kalemi yönünden davanın reddine karar verildiği, yönetici ve denetçilerin zarara sebebiyet veren eylemlerinin görevde kaldıkları sürece devamlılık arz ettiği ve sorumluluklarının da görevlerinin sona erdiği tarihe kadar devam edeceğinin kabulü ile işbu alacak kalemi için açılan sorumluluk davasında zamanaşımı süresinin ödüncün verildiği tarih itibariyle değil de davalıların görevlerinin son bulduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağının gözetilmesi gerektiği, ayrıca davacının zararın tamamı için zarar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği gözetilmeksizin faize dava ve ıslah tarihinden itibaren hükmolunmasının da doğru olmadığı, davalılardan ... ...'in temyiz itirazlarına gelince anılan davalının şirketin apel alacaklarının anasözleşmede belirtildiği üzere 30.06.2003 tarihinde kendiliğinden muaccel olacağı, düzenlenecek yıl sonu denetim raporunda bu hususa dikkat çekilebileceği, ancak 14.02.2004 tarihinde şirkete TMSF tarafından el konulduğu, apel borcunun muacceliyet tarihi ile şirkete el konulması tarihi arasında geçen kısa sürede raporun hazırlanamadığı, şirkete el konulduktan sonra da görevlerine son verildiği için rapor hazırlamalarının mümkün olmadığı, kendisine sorumluluk yüklenemeyeceği şeklinde ciddi itirazlarda bulunduğu ancak davalının itirazlarında yer ... bu hususların mahkemece yargılama esnasında değerlendirilip incelenmediği, davalının belirtilen ciddi itirazının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 07.12.2017 tarih, 2017/209 E. ve 2017/1016 K. sayılı kararı ile davalılardan ... ... hakkında verilen red kararı onanıp kesinleştiği, bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı şirketin 2003 yılı faaliyet yılına ilişkin ortakların sermaye koyma borcu tutarı olan 375.000,00 TL'nın ödenmemesi zarar niteliğinde olup, bu tutarın 30.06.2003 tarihinde muaccel hale geldiği, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ...'ın yönetim kurulu üyesi sıfatı ile ödenmeyen bakiye sermaye taahhüdünden sorumlu oldukları, aynı dönemde denetçi olarak görev yapan ... ve ... ... açısından 2003 yılı sonu itibari ile şirketin faaliyet raporunu hazırlayıp sunmaları gerektiği, davacı şirkete 14.02.2004 tarihi itibariyle TMSF tarafından el konulduğu, kararı sadece denetçi olarak görev yapan ... ...'in temyiz ettiği, incelemenin sadece ... ... açısından yapıldığı, apel koyma borcunun muaccel olduğu 30.06.2003 yılı sonu itibariyle denetçi ... ...'in faaliyet raporunu hazırlayıp sunması gerektiği, TMSF tarafından 14.02.2014 tarihinde şirkete el konulmasıyla ... ...'in denetçilik görevinini sona erdiği, ... ...'in bu kadar kısa süre içinde faaliyet raporunu hazırlayıp sunmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 375.000,00 TL'lik sermaye koyma borcundan sorumlu olamayacağı, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ...'ın ve Kararı temyiz etmeyen ...'nin sorumlu olduğu, 101.000,00 TL'lik davacı şirketin zararının doğduğu, zarar doğurucu eylemin, şirket yöneticilerinin şirket alacağını takip etmediklerini ve yine şirket denetçilerinin de tahsil edilmeyen alacak için yöneticilerin dikkatini çekip gerekli işlemlerin yapılması hususunda sorumluluklarını yerine getirmemeleri şeklinde ortaya çıktığı, yönetici ve denetçilerin zarara sebebiyet veren eylemlerinin görevde kaldıkları sürece devamlılık arz ettiği, yöneticilerin ve denetçilerin görev sürelerinin TMSF tarafından davacı şirkete el konulmasıyla bittiği, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, 101.000,00 TL'lik gerçekleşen zarardan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ...'ın ve denetçiler ... ve ... ...'nin sorumlu oldukları, zararın gerçekleştiği 10.05.2001 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ... hakkında verilen red kararı onanıp kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığına, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla; 375.000,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ... ve ...'den 30.06.2003 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, 101.000,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ... ve ... ve ...'den 10.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...

... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ...'in de 375.000,00 TL bakımından sorumlu tutulması gerektiğini, 800,00 TL ve 602,00 TL bakımından da karar oluşturulmadığını, zararlarının defterleri ile kanıtlandığını, davalıların zararın bulunmadığını ispat edemediğini, davacı aleyhine hükmedilen nisbi vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 101.000,00 TL bakımından da sorumluluğunun bulunmadığını, kusurunun olmadığını, 2003 yıl sonu bilançosuna kadar zararın tespit edilmesi imkanı bulunmadığını, 2004 yılında ise şirkete el konulduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi, 336 ncı maddesinin beşinci fıkrası, 341 ... maddesi, 353 üncü ve 354 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ...'e yükletilmesine, Temlik ... davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığınıa, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog