Esas No
E. 2024/363
Karar No
K. 2024/1021
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/363 E.  ,  2024/1021 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/207 Esas, 2017/337 Karar
DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçisinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarımsal kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamadığı halde kendisine keşide edilen 13.12.2010 tarihli muacceliyet ihtarı ile borçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, bu borç sebebiyle davalı banka nezdindeki hesabına bloke konularak para çekmesinin engellendiğini ve kendisinin bankaya verilmiş herhangi bir evrakının bulunmadığını, kredi ile alakalı olarak herhangi bir imza dahi atmadığını ileri sürerek davalı bankaca kendisine gönderilen muacceliyet ihtarında bildirilen borçtan sorumlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının S.S. ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi arasında süt sığırcılığı projesi kapsamında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma Teşvik fonu işbirliği ile sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesi imzaladığını, davacının projeye aykırı hareket etmesi nedeniyle davacının da içinde bulunduğu 20 üyeye 45 günlük düzeltme süresi verildiğini, buna ilişkin tebligatların üyelere 05.08.2010 tarihinde tebliğ olunduğunu, proje kapsamında aldıkları hayvanlardan elde ettikleri kooperatif çatısı altında değerlendirmediklerinden bahisle banka şubesine 13.10.2010 tarih ve 4870 sayılı yazıları ile üyelerin proje kapsamında aldıkları hayvanlardan elde ettikleri ürünleri kooperatif çatısı altında değerlendirmekdiklerinden davacıya da dahil olmak üzere kredinin temerrüt faizi ile birlikte tahsili için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ve teklif ettiklerini, Bucak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Başkanlığının bu durumu Burdur Tarım Müdürlüğü'nün yazılarını da ilgi tutarak müvekkili banka şubesine 01.11.2010 tarihinde 557 sayılı yazı ile üyelerin davacıda dahil projeye aykırı hareketi sebebiyle Proje uygulama esasları ve Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi uyarınca üyelerden kullandırılan kredinin temerrüt faizi ile tahsili için gerekli işlemin yapılması talimatını verdiğini, müvekkili bankanın 13.12.2010 tarih ve 17250 yevmiye nolu muacceliyet ihtarnamesi çektiğini, davacının da bu ihtara cevap vererek 2017 yılına kadar kendisinden borcun istenilmemesini talep ettiğini, ilk sözleşmenin 29.11.2007 tarihinde yapıldığını, ekonomik kriz nedeniyle sözleşmenin 08.05.2009 tarihinde yenilendiğini, her iki sözleşmedede davacının imzalarının aynı olduğunu istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 17.04.2014 tarih, 2011/114 E. ve 2014/150 K. sayılı kararı ile davalı banka tarafından davacıya gönderilen 13.12.2010 tarihli 17247 yevmiye nolu ihtarname ile dava dışı ... ...'a kullandırılan kredi sözleşmesi sebebiyle 9.122,00 TL'nin ödenmesi konusunda davacıya ve dava dışı borçlulara muacceliyet ihtarnamesi tebliğ edildiği, ihtarnamede davacının borcun tamamından bankaya karşı yükümlü olduğunun bildirildiği, yapılan inceleme, toplanan deliller, dosya kapsamı ve 08.05.2009 tarihli sözleşmenin incelenmesi sonucunda sözleşmenin asıl borçlu dava dışı ... ... tarafından imzalandığı, adı geçen sözleşmede davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla isminin yer aldığı, ancak sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 24.03.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının dava dışı ... ...'a kullandırılan 08.05.2009 tarihli kredi sözleşmesi gereğince davacıya gönderilen 13.12.2010 tarih ve 17247 sayılı ihtarname sebebiyle davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın davacının davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 14.10.2015 tarih, 2015/5518 E. ve 2015/12770 K. sayılı kararıyla 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5766 sayılı Kanun'un 11 ... maddesinin (ç) bendi ile değişik 123 üncü maddesindeki harç istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmakta olduğu yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası, Türkiye ... Anonim Şirketi ve Türkiye ... Bankası Anonim Şirketi hakkında Kanun'da öngörülen muafiyetin yasada sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği ve davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından kamu düzenine ilişkin olan harçların re'sen gözetilmesi gerektiği, kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarından olup Mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken hükmün 3 no'lu bendinde yazılı şekilde davalı bankanın harçtan muaf olduğuna dair hüküm kurulması doğru görülmedigi gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.04.2016. tarih, 2016/112 E. ve 2016/198 K. sayılı kararı ile (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesince karar ve ilam harcı yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak bozma ilamı dışında kalan hususların kesinleştiği 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 5766 sayılı Kanun'un 11 ... maddesinin (ç) bendi ile değişik 123 üncü maddesindeki harç istisnası yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulandığı, yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanun'da öngörülen muafiyetin Yasada sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereği olduğu, davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma ilamı dışında kalan hususlar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 15.03.2017 tarih, 2016/12550 E. ve 2017/2136 K. sayılı kararıyla daha önceki bozma ilamında “Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına'' hükmedildiğinden davanın kabulüne dair kurulan ve bozulan hükümde kesinleşen hususlar bulunmadığı ve Mahkemece bozmaya uyulduğundan, tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.05.2009 tarihli sözleşmenin incelenmesi sonucunda sözleşmenin asıl borçlu dava dışı ... ... tarafından imzalandığı, adı geçen sözleşmede davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla isminin yer aldığı, ancak sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 24.03.2014 tarihli raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının dava dışı ... ...'a kullandırılan 08.05.2009 tarihli kredi sözleşmesi gereğince davacıya gönderilen 13.12.2010 tarih ve 17247 sayılı ihtarname sebebiyle davalıya 9.122,00 TL borçlu olmadığı, davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden ve herhangi bir takip başlatılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil banka aleyhine ikame edilen işbu davaya ilişkin gerekçeli kararın tebliği usulüne aykırı olarak yapıldığını zira Mahkemece dava dilekçesi e-tebligat yerine fiziki olarak Şubeye gönderildiği ve buna göre kesinleşme şerhi düzenlendiği, gerekçeli kararın elektronik tebligat yerine fiziken Şubeye tebliğ edilmesi hukuka ve tebligat Kanunu'na açıkça aykırı olduğunu Müvekkile memur vasıtasıyla tebligat yapılabilmesi için 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7 nci maddesinin (a) bendi gereğince, elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamamış olması şartı arandığını oysa tebliğin elektronik yolla yapılamamasına sebep olan bir zorunluluk hali bulunmadığını 29.11.2023 tarihli kesinleşme şerhinin iptali gerektiğini ve kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla tarımsal kredi sözleşmesinde atılı bulunan imzanın davacıya ait olmadığı ve anılan sözleşmeden ... kredi borcundan dolayı gönderilen muacceliyet ihtarnamesinde bildirilen borçtan davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi hükmü uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi,

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog