5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/11764 E. , 2012/6678 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Zincirleme suçlarda iddianame tarihi itibariyle hukuki kesinti oluştuğu ve zincirleme eylemin sona erdiği, bundan önce işlenen eylemler arasında teselsül bulunabilir ise de, dava açıldıktan sonra işlenen suçların ayrı ve bağımsız suç niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, suça konu olayda, suç duyurusu yazılarında ve UYAP kayıtlarında, sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili olarak mühür bozma suçundan birden çok dava açıldığından, açılan tüm dava dosyalarının getirtilip, yargılaması süren varsa, kişisel ve eylemsel bağ nedeniyle bu dosya ile birleştirilmesi, buna olanak yoksa denetime imkan sağlamak için dosya arasına konulup, eylemler arasındaki hukuki kesintinin oluşup oluşmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı saptandıktan sonra bir karara varılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Atılı suçtan adli para cezası tayin edilirken 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca gün olarak belirlenen cezadan aynı Kanunun 62. maddesi ile indirim yapıldıktan sonra TCK'nın 52/2. maddesinin gereğince gün para cezasının paraya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olması, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sadece "takdiren" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.