5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/3615 E. , 2010/2242 K.
"İçtihat Metni"Zorla ırza geçmek ve reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoymak ile bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından beraetlerine, nitelikli cinsel istismar suçundan sanık ...'in ve ırza geçme suçuna iştirakten ise sanık ...'in mahkümiyetine dair, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.07.2005 gün ve 2004/356 Esas, 2005/240 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanıklar müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan ve 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde düzenlenen reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 27.01.2005 ve 24.02.2005'den itibaren inceleme tarihine kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel istismar ve ırza geçme suçuna iştirakten kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen raporda mağdurenin olaydan sonra 22.01.2005 tarihinde Hepatit B tanısıyla tedaviye alındığının belirtilmesi, katılan vekilinin de bunun olaydan kaynaklandığını, mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulduğunu ileri sürmesi karşısında, suçun sonucunda 5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesi anlamında mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve lehe yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilerek, eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
Sanık ...'in mağdure ile konuşmak ve yalnız kalmak amacıyla ... ve tanık ... yanından 10-15 metre uzaklaştıktan sonra, gecenin karanlığından da istifade ederek mağdureye karşı eylemini gerçekleştirdiği sırada, sanık ...'in biraz daha konuşabilmek için tanık ... bırakmadığı ve bilahare durumu farkedince müdahale edip, diğer sanığı tutarak mağdurenin eve gitmesini sağladığı tüm dosya kapsamı, mevcut deliller ve beyanlardan anlaşılmakla, sanık ...'in eylemlerinin öncesinde, sırasında veya sonrasında 765 sayılı Yasanın 64 ve 65/3. maddeleri anlamında suça aslen veya fer'en iştirak ettiğini gösteren, cezalandırılmasına yeterli somut ve tarafsız kanıtın bulunmadığı dikkate alınarak sanık ...'in beraetine karar verilmesi yerine, oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle mahkümiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de; Sanık ... hakkında hüküm kurulurken 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilmesine rağmen, fer'i cezanın tayininde 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin tatbiki suretiyle karma uygulama yapılması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.