2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili amacıyla yukarıda belirtilen icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlu şirketin borçlu olmadığını iddia ederek süresi içinde borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibine konu faturaların iki tarafın da ticari defterlerine kayıtlı olarak bulunduğunu, faturalara konu KDV ödemelerinin de müvekkili tarafından yapıldığını, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, kesilen faturaların Amerikan Doları olarak düzenlendiğini, faturaların altında "TL ve Dolar cinsinden yapılan ödemeler TCMB Döviz Satış Kuru uygulanır. " maddesi bulunduğunu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin ilerleyen dönemlerde yapılmış olup TL cinsi ödemeler olduğunu, müvekkili tarafından ise yukarıdaki madde uyarınca kur farkı faturası düzenlendiğini ve davalı tarafa gönderildiğini, kesilen kur farkı faturalarının müvekkilin ticari defterinde kayıtlı olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlu/davalının haksız ve aykırı itirazının iptalini ,%20’ den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davacı firmadan tekstil alanında ihtiyacı olduğu tela aldığını, taraflar arasında, kur farkı ile ilgili veya alım-satım ile ilgili bir sözleşme mevcut olmadığını, cari hesap ekstrasından anlaşılacağı üzere TL cinsinden çalışıldığını, davacı tarafın, faturaları USD olarak kesip, o günün kur üzerinden TL cinsine çevirmiş olması ve kayıtlara da TL olarak girmiş olmasının davacının alacaklı olduğunu göstermeyeceğini, diğer yandan, kesilen faturaların altında, TL ve dolar cinsinden yapılan ödemler TCMB Döviz satış Kuru uygulanır şeklindeki tek taraflı şerhin de hiç bir şey ifade etmeyeceğini, diğer yandan, taraflar arasındaki ticari alış-verişte kur farkı ödeneceğine ilişkin bir teamül de bulunmadığını, bu durumda davacı tarafın tek taraflı olarak kestiği ve müvekkilinin de kayıtlarına almadığı, iade ettiği kur farkı faturalarından dolayı kur farkı alacağının talep edilemeyeceğini, davacı taraf, hiç bir şerh düşmeden ve ihtirazı kayıt koymadan cari hesap alacaklarına karşılık müvekkil şirketten alacaklarını TL cinsinden düzenlenen çekler ile 13.10.2021 ve 16.10.2021 tarihlerinde imza karşılığı aldığını, çekler ile ilgili, tahsilat-tediye makbuzunun düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu itirazın iptali davasının reddini, davacı tarafın asıl alacağın %20 oranı kadar icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve ücretin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yetki itirazı ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile devam olunan takip dosyasında cari hesap alacağına dayanılarak 18.014,40 USD üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından borca ve ferilerine yapılan 7.507,17 USD'lik kısmına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy Bursa .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 18014,40 USD alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın takip talebinde cari hesap alacağına dayanarak icra takibi başlattığı, dava dilekçesinde ise bu cari hesap alacağının kur farkı faturalarından kaynaklandığının belirtildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası davalı ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda özetle; davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2021-2022 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2021-2022 yıllarına ait resmi defter ve belgelerinde, Davacı... Tic. Ltd. Şti. ... Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu, icra takibine konu faturaların davalı şirketçe kayıtlandığı ve fatura miktarlarının tümünün çek ile ödendiği, 2022 yılında davacı şirketçe düzenlenen kur farkı faturalarının kayıtlandığı ve tümüne İADE faturası düzenlendiği, netice itibariyle icra takip tarihi, 2022 yılı sonu ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği, cari hesaba ve takibe dayanak faturaların davalı şirketçe BA formuyla ilgili vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı, davalı şirketçe yapılan çek ödeme tarihleri ile çeklerin tahsil tarihlerinde ki efektif satış kurları arasında oluşan kur farkı tutarı 85.055,67 TL olarak hesap edilmiş olup, davacı şirketçe düzenlenen kur farkı faturaları ile paralellik arz ettiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesi aracılığı ile düzenlenen raporda özetle; tekdüzen muhasebe sistemine uygun olarak tutulan davacı şirket ticari defter kayıtlarında dava konusu alacağın bulunmadığı, icra davası açılarak tahsili istenen miktarın 128- Şüpheli Alacaklar Hesabında Bulunmadığı, İnceleme sonrasında davalı/borçlu ... San.ve Tic.Ltd.Şti. nin cari hesabında borçlu gözükmediği, davacı ... Limited Şirketi' nin davalı/borçlu .... Ve Tic. Ltd.Şti. nden talep etmiş olduğu alacağının, yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, alışverişlerin dövizle yapılacağına ve kur farkının ödeme gününe göre yanstılacağına dair aralarında bir sözleşme olmadığı, kur farkının iade faturalarının hiçbir ihtar, ihbar, itiraz edilmeksizin defter kayıtlarına işlenmiş ve KDV lerinin dönemlerinde indirilmiş olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Alınan bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş,
Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Kural olarak Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. (Yargıtay 19.HD, 2017/3549 Esas, 2018/4033 Karar sayılı ilamı ) - Somut olayda taraflar arasındaki teklif formları ve faturalarda kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, borcuna mahsuben davalı tarafından verilen Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çekleri, herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul ederek bedellerini tahsil etmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür. Ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği sabittir. -Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ticari ilişkiye mahsuben ödemelerinin çek vasıtası ile yapıldığı, bu hususun her iki tarafın ticari defter kayıtlarıyla doğrulandığı, davacı tarafın takip dayanağı cari hesap ve kur farkı faturaları nedeniyle talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİ ile;
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.047,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 619,58-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 22.329,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında, davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)