Esas No
E. 2009/12497
Karar No
K. 2011/5038
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/12497 E.  ,  2011/5038 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.06.2009 tarih ve 2008/494 - 2009/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar arasında istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı Yeşilçam Cam Tic. Ve San. Ltd. Şti'nin müvekkili bankanın kredi müşterisi olduğunu, anılan şirketin kredi borcunu ödemediğini, bu krediyi teminen kendisine ciro edilen ve davalının keşideci olduğu çek nedeniyle alacaklı olduğunu, yasal süre içinde bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını, bu çeke dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu,

TTK'nun 644. maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek, 10.324,22 TL tutarındaki alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu çekin zamanaşımına uğradığını, davacı bankanın yetkili hamil olmadığını, kambiyo hukukundan kaynaklanan çek tazminatı, çek komisyonu ve avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin 26.03.2007 tarihinde bankaya ibraz edildiği, 6 aylık zamanaşımı süresinin 26.09.2007 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu tarihten itibaren bir yıl içinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı definin yerinde olmadığı, zamanaşımı dolayısıyla çeke dayalı müracaat hakkının düştüğü, davaya konu çek üzerindeki ciro silsilesinde davacı tarafın cirosu bulunmamakta ise de söz konusu çekin davalı keşideci tarafından dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirketin de çeki ciro ederek kullanmış olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcuna karşılık davacı bankaya fiilen teslim ettiği, çek aslının da halen davacı banka nezdinde bulunduğu, davacı bankanın davaya konu çekin fiili hamili olduğu, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı keşidecinin çek bedelini ödemediği ve bu oranda sebepsiz zenginleştiği, davacının çek tazminatı ile komisyon talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.937,08 TL alacak ile bu alacaktan 7.000 TL miktarındaki asıl alacağın dava tarihinden itibaren %27'yi aşmamak üzere değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400 TL’sına çıkarılmıştır.

Somut olayda davacı taraf 10.324,22 TL’sının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.937,08 TL’sının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, yargılama sonucunda davacının ret edilen alacak miktarı, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava,

TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının yetkili hamil olup olmadığı dolayısı ile aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davacının anılan hükme dayalı olarak dava açabileceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, davalının keşidecisi olduğu dava konusu çekin dava dışı Yeşilçam Cam.Tic.ve San Ltd. Şti.nin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak davacıya verildiği davacı tarafça sunulan 11.12.2006 tarihli tutanak ve davacı tarafın beyanlarından anlaşılmaktadır.

TTK.nun 730/1-4 ncü maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir. (Bkz.Prof.Dr. S.Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2003 Baskı, s.174 vd.) Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu çekin davacıya rehin cirosuyla verildiği açık olup, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu ciroyla çeki elinde bulunduran davacıya hak bahşetmeyeceği hususu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 maddesi hükmü uyarınca REDDİNE,ü (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Bankalar Kanunu’nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.644
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog