12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kazanın 11.08.2014 günü sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün ... Mahallesi istikametinden ... İlçesi istikametine seyir halinde iken; belirtilen mevkiye geldiği esnada traktörün direksiyon hâkimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan toprak alana çarparak devirmesi neticesinde meydana geldiğini, kazada traktörde yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı traktör sürücüsü ... ... 2918 sayılı KTK’nda belirtilen kusurlardan (52/1-b) “Araçların hızını, aracın yük ve teknik özelliğine göre görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu, bu hususun kaza tutanağı ile de sabit olduğunu, müvekkilinin traktörde yolcu olarak bulunması ve traktörün ... ...’nin kusurlu davranışları ile devrilmesinden dolayı müvekkiline atfı mümkün bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrası ... İli Kamu Hastaneler Birliği ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ... İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, .. Devlet Hastanelerinde tedaviler görüp ameliyat olduğunu, tedavilerinin halen devam ettiğini, maluliyet durumunun tespiti ile zarar kapsamının da ortaya çıkacağını, müvekkilinin yapılan tetkiklerde BTM ile giderilemez şekilde yaralandığı, duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı, yüzünde sabit ize neden olduğu, durumunun vücudunda ağrıya neden olduğu, vücudunda kırıklara neden olduğunun tespit olunduğunu, ilgili hastanelerde bir dizi ameliyat ve tedaviler görmüş ise de eski sağlığına kavuşamadığı ve sakat kaldığını, bu hususun ... İli Kamu Hastaneler Birliği ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan engelli sağlık raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin sol kolunu kullanamaz hale geldiğini, malul sayıldığı dönem içerisinde bakıma ve bakıcı hizmetine muhtaç kaldığını, davalı şirketin ... plakalı aracın, kaza tarihi itibariyle düzenlenmiş Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi bulunmadığından, üstlenmiş olduğu risk kapsamında sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin maruz kaldığı geçici ve kalıcı (alınacak olan maluliyet raporuna ve müvekkilinin aktif ve pasif dönem yaşam süresine göre) iş gücü kaybı zararının, tedavi masraflarının, yatağa bağımlı kaldığı dönemdeki bakım/bakıcı giderlerinin ve hesap edilecek diğer maddi zararları nedeniyle 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi gereğinde yapılacak olan bilirkişi hesaplaması sonucu dava değerinin belirleme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte davalıdan üstlenilen risk ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 100 TL tazminat talep ettiğini, bunun hangi hukuki sebeple istendiği zarar niteliği geçici iş göremezlik için ne kadar, sürekli iş göremezlik için ne kadar ayrıştırılmadığını, bu nedenle HMK hükümlerine uygun maddi vakıanın açık şekilde ve delilleri ile birlikte usule uygun olmayan, açıklayıcı olmayan davanın usulden reddi gerektiğini, aksi halde emsal ara karar kapsamında talebin kalem kalem açıklanması için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, davanın ... plakalı araç maliki/sürücüsü ... ...’ye ihbarını talep ettiklerini, davacının dava konusu olay nedeniyle sürücüden şikayetçi olmadığını, kaza sebebi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Soruşturma dosyası ile sabit olduğu üzere soruşturma neticesinde tarafların uzlaşma sağladığı, bu sebeple kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilerek davacının artık tazminat talep edemeyeceğini, cürümden zarar gören uzlaşma kapsamında şikayetten vazgeçmiş olmakla huzurda açılan davanın hemen reddi gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunun, işletenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre sorumluluğu olduğu ve geçerli bir mecburi mali mesuliyet sigortasının olmadığı durumlarda, belirli şartlar çerçevesinde söz konusu olduğunu, tutanak ve fezleke ile sabit olduğu üzere kaza yerinin Kanunun 2. maddesi anlamında karayolu olarak telakki edilemeyecek bir alan olduğundan zarar verenlerin sorumluluğu bu kanuna göre değil, genel hükümlere göre olacağını, müvekkilinin zarar verenlerin genel hükümlere göre sorumluluğunu temin etme gibi bir görevi olmadığını, karayolunda meydana gelen zararlarda zarar görenlerin zararlarını diğer şartlar da mevcutsa karşılamakta olduğunu, iş bu davada müvekkil kurma husumet tevcih edilemeyeceğinden davanın müvekkil kurum yönünden pasif husumet yoksunluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının dava ikamesinden önce müvekkil kuruma başvurduğunu müvekkil kurumca yapılan inceleme neticesinde davacı yana yazılı cevap verildiğini, Trafik kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün ... ... olduğu ve kazaya 8/8 kusuru ile sebebiyet verdiği, kazada kardeşinin malul kaldığı, talepte bulunana bu kazadan dolayı tazminat ödenmesi halinde sigortasız araç sürücüsü ... ...’ye rücu edileceği, gerek Medeni Kanun ve gerekse aile yaşantısının olağan sonucu olarak aile bireyleri arasında ekonomik menfaat birliği bulunduğu, aile bireylerinin borçlarından ailenin ortak malvarlığı oranında sorumlu olunacağı, bu kapsamda ödenecek tazminat tekrar aile bireylerinden rücu edileceği durumu karşından iş bu dava hakkın kötüye kullanılması durumu söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen kazadaki kusur durumunun bu konuda uzman bilirkişiler tarafından net olarak tespit edilmesi gerektiğini, kusurun tespitinde kazanın oluş şekli, davacının kaza esnasındaki konumu hususları da dikkatlice irdelenmek suretiyle davacının kusuru/ müterafik kusuru hususları da tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca talep edilen zarar ile araç sürücüsünün kusurlu eylem arasındaki uygun illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, davacının yolcu taşımasına uygun olmayan traktör ile yolculuk ettiğini, aile bireyi olan ... ...’nin bizzat kendi ifadesinden de anlaşılacağı üzere ehliyetinin olmadığını da bildiği halde onun kullandığı araçta yolcu olarak seyahat etmekle aslen kazanın olmasa da meydana gelen neticenin ortaya çıkmasında bizzat kendi kusuru olduğunu, bu sebeplerle davacı zararın asıl müsebbibi olup kusurlu olduğunu, bu hususun davacının tazminat istemini ortadan kaldırdığını, davacının Adli Tıp Kurumu Kanunu Madde 16/II-c gereğince Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek dava konusu kazadan kaynaklı herhangi bir maluliyetinin olup olmadığı, maluliyetinin tedavi ile giderilebilip giderilemeyeceği hususları da dikkatlice değerlendirilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerekmekte olduğunu, dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, KTK.
87.maddesi “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir. ” demekte olduğundan olayda işletenin sorumluluğu KTK' ya göre olmadığı için müvekkilinin de herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmayacağını, müvekkilinin belirli koşullar altında araç işleteninin KTK.’ya göre sorumluluğunu üstlendiğini, her koşulda hatır taşıması B.K.’nun 51.52 maddesine göre bir indirim sebebi olması gerektiğini, davacıya bu kaza sonucu sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının ... Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri gereği istenen belgelerin tümü birlikte Kuruma başvurduğu tarihte ancak temerrüt oluştuğunu, bu itibarla, davadan önce ve hatta hâlihazırda yönetmeliğin ilgili hükümlerinde belirtilen ve dosyanın değerlendirilmesine yarayacak yeterli belge davalıya sunulmadığından müvekkil kurumun temerrüdünün oluşmadığının kabulü gerektiğini, faiz istemi haksız olduğunu, dava açmadan önce yukarıda belirtildiği şekilde başvuru yapılması hukuki bir ön koşul olduğundan, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu sebeplerle, temerrüt oluşmadığından faiz ve davanın açılmasına müvekkil kurum sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve ücreti vekâletin de müvekkil kurumdan talep edilemeyeceğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı römorklu traktör sürücüsü ... ...’nin mağdur yaya ... ...’nin yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, mağdur yaya ... ...’nin ... plakalı römorklu traktörde nizam ve kurallara aykırı şekilde yolcu taşımaya müsait olmayan yerde yolculuk yaptığından dolayı kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı tazminat hesaplanmasında takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere müterafik kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, aktüerya yönünden değerlendirme neticesinde: Davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik süresi için tazminat hesaplaması yapılamayacağı, Davacının talep edebileceği bilinen dönem ve bilinmeyen dönem sürekli iş göremezlik tazminat tutarının takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere toplam 1.972.700,63 TL olduğu, davacının talep edebileceği bakıcı giderinin takdiri mahkemenize ait olmak üzere 3.952,80 TL olduğuna dair görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı ... ..., 15/02/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup,
HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş,
HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenlerle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1.Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL ve 928,52 TL ıslah harcının düşümü ile fazla alınan 528,62 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3.Yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
Dair davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde bu konuda yapılacak başvurunun harç ve masrafı karşılanmak suretiyle mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... Mahkemesi ilgili Hukuk Daireleri nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere; reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)