Esas No
E. 2022/5076
Karar No
K. 2024/1348
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/5076 E.  ,  2024/1348 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/678 Esas, 2022/716 Karar

vekili Avukat ... ... ...

İHBAR OLUNAN: ... (TMSF)
DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2016/770 E., 2019/649 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.08.2015 tarihinde müvekkilinin annesi tarafından eşinin çeyizlerinin 4 parça hurç ve 1 çeyiz sandığı içinde davalı ... şirketinin şubesine bulundukları yer adresine gönderilmek üzere teslim edildiğini, ancak taşımanın çok kötü şartlarda yapıldığını, hurçların tamamen yırtıldığını ve perişan vaziyette müvekkili ve eşi evde yokken kapıya bırakıldığını, ayrıca kargonun sadece üç parça şeklinde geldiğini, eksik olan parçaların da iki gün sonra yine aynı şekilde kapıya bırakılmış olduğunu, davalı firmanın çalışanlarının ne bir imza ne bir fatura düzenlediklerini, bu durumun anlayışla karşılandığını, ancak daha sonra hurçların ve çeyiz sandığının içinden çok kıymetli, aile mirası sayılabilecek önemli çeyizliklerin eksik olduğunun fark edildiğini, hurcun birinde ise hiç tanımadıkları bir şahsın kimliğinin de çıktığını, müvekkili, eşi ve annesinin bu durumdan derin üzüntü duyduklarını, davalı şirketi aradıklarını ancak bir türlü tatmin edici bir cevap alamadıklarını, müvekkilinin davalı ... firması ve kimlik sahibi şahıs hakkındaki şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasının derdest olduğunu, davalının hizmet kusuru ve ilgisizliği yüzünden müvekkili ve eşinin derin üzüntü yaşadıklarını, çok değerli olan, değerinden ziyade her Türk ailesinin örf ve ananesine göre aile mahremiyeti sayılan çeyizlerin özensizce ve dikkatsizce taşınmasından, içlerinin karıştırılmasından, içlerinden bazı değerli parçaların alınmasından dolayı son derece müteessir olduklarını, bu süreçte evlerine gelen misafirlerine, akrabalarına karşı mahcup olduklarını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gönderinin içeriğinin davalı şirketçe bilinmediğini, davacının tam olarak ne talep ettiğinin anlaşılamadığını, talebin bir dayanağının olmadığını, ayrıca zamanaşımı, yetki, görev, husumet, taraf ve diğer tüm usulü itirazlarda bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, 17.08.2015 tarihinde çeyiz eşyalarının davalı firmanın Mersin şubesinden İstanbul iline teslim edilmek üzere 777614 seri numarası ile kaydedildiği, ... Ambar Tesellüm Fişi başlıklı tutanakta gönderinin 5 adet koli olarak belirtildiği ancak taşınan eşyalara ilişkin herhangi bir bilginin yer almadığı, davacı tarafça Mahkemeye teslim edilen eşyalar incelenmişse de dosya içerisinde bulunan raporlardaki beyanların afaki olduğu, davacı tarafça somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında eksik teslim edildiği iddia edilen ürünlerin gerçekten taşınan eşyaların arasında olup olmadığının tespit edilemediği, ayrıca dilekçelerde başta hiç bahsedilmeyen ürünlerin de eklendiği, iddia edilen ürünlerin taşımaya esas koli içerisinde bulunup bulunmadığının tespitinin ve denetiminin yapılamadığı, teslim belgesinde de buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bunun yanı sıra olaya ilişkin olarak başlatılan Büyükçekmece C. Başsavcılığının 2015/33693 soruşturma sayılı dosyası ile de suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, eldeki dava yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ancak ispata yönelik tanık ya da yemin gibi delillere dayanılmadığı ve dayanılan deliller ile dosya kapsamı itibariyle ispat yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Kargo Ambar Tesellüm Fişinde "5 adet koli" ibaresinin mevcut olduğunu, ancak 5 adet kolinin müvekkiline teslim edilmediğini, hayatın olağan akışında, tüketici ve ticari teamüllerde bir yerden bir yere gönderilen çeyiz kolilerinin içeriğinin kargo fişine ... ... ayrıntılı yazılmasının mümkün olmadığını, 60*40*80 ebadında 5 adet hurcun ve ortalama bir gelin çeyiz sandığının içeriğini kargoya teslim edildiği sırada hiçbir taşıyıcı firmanın ... ... yazılmasını kabul etmeyeceğini ve hiçbir göndericinin de yıllarda biriktirdiği yüzlerce parça çeyiz setinin listesini tutmayacağını, mahkemenin müvekkilinden beklediği hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi vicdan ve örf adetlere de aykırı olduğunu, hukuk ve ceza dosyasında kayıp olan eşyaların listesi, hurç içinde çıkan yabancı şahsa ait kimlik belgesi, davalı şirket yetkilisinin bu ürünleri teslim ettiğine dair belge ve bilgi sunamayışının, söz konusu dava konusu eşyaların var olduğunun ve bu eşyaların müvekkiline teslim edilmediğinin açık kanıtı olduğunu, bu kadar delil mevcut olmasına rağmen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin ve iş bu davanın ise defalarca bilirkişi raporu alınmasına ve davalının %100 kusur tespiti ile zarar tespiti yapılmış olmasına rağmen 15.celsede reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda raporlara değinilmediğini, Mahkemece usuli bir eksikliğin yokluğu gerekçe gösterilerek usulen reddi kararı verilebilecekken davanın esastan reddine karar verilmesinin hukuk mantığına aykırı olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında davacının eşine ait olan çeyizlik ürünlerin davalı ... şirketince teslim alındığı ve özensiz taşıma neticesinde alıcıya teslim etmeden kapıya bıraktıkları ve davacıya haber vermedikleri aşikar olmasına rağmen ve Mahkemenin de bu gerçeği gerekçesinde belirtmişken, bu ... hilafına davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının teslimin yokluğunda yapıldığını ileri sürdüğünden ve davalı taşıyıcı teslim belgesi sunmadığından teslim anında hasar veya ziyaı bildirimi yapılması mümkün görülmemekle birlikte, ürünlerin 17.08.2015 tarihinde kargoya verilmiş olmasına göre, dosya kapsamında teslimden sonra dava tarihi olan 17.03.2016 tarihine kadar davalı taşıyıcıya yapılan bir bildirime rastlanılmadığı gibi, teslim sonrasında teslim edilen ürünlere ilişkin teslim edildiği şekliyle çekilmiş bir fotoğrafa da rastlanılmadığı, bu durumda davacının hurçların yırtılmış olduğu yönündeki iddiası yönünden ispat yükü üzerinde olup iddiasını ispat edemediği, öte yandan ürünlerin davalı kargoya tesliminde kargo içeriğinin bildirilmemiş olduğunun tarafların kabulünde olup, teslim fişinde yazılı 5 adet kolinin teslimi de davacı kabulü ile ... olduğundan, davacıya kolilerin içerisindeki ürünlerden teslim edilmeyen ürün olup olmadığı ve var ise hangi ürünlerin eksik teslim edildiği hususunun tespitinin mümkün olmayıp, davacının bu yöndeki zarar iddiasını da ispat edemediği, bu itibarla Mahkemece maddi ve manevi zarar iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın esastan reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında eksik ve hasarlı teslim nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.