Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/418
Karar No
K. 2024/312
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/418 Esas
KARAR NO: 2024/312
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 03/06/2022
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde davacı müvekkili ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile ------ devlet karayolu üzerinde ----istikametine seyir halinde iken 24 t 800.Km sine gelindiği esnada, davacı sürücü ------- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı araç ile--------yolu üzerinde Isparta istikametine seyir halinde iken geçiş üstünlüğü ve manevra kuralları ile sair trafik kurallarına aykırı şekilde sola dönüş ile hareket ederek asli ve tam kusur ile başvuran müvekkili ---- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı araca çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bu suretle sürekli bakım ihtiyacının doğduğunu, dava konusu kazanını meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazası sonucu müvekkili ----- hayati tehlike geçirecek şekilde ağır şekilde yaralanmış olduğunu, kaza sonrasında ------ kaldırılan müvekkilinin burada yatarak tedavi görmüş olduğunu, uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğünü, çeşitli cerrahi operasyonlar geçirmiş olduğunu, ----- de tedavi gördüğünü, müvekkilinin yaralanmasına neden olan dava konusu trafik kazasına karışan ---- plaka sayılı araç kaza tarihi itibariyle geçerli ---------uyarınca davalı------ teminatı kapsamında olduğunu, kazada müvekkili -------- ağır şekilde yaralanması, ve bakıcı ihtiyacı doğması sebebiyle uğramış olduğu zararların tazmini için Türk Ticaret Kanununun "Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesi; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " Uyarınca ------ numarası ile ---- nezdinde arabuluculuğa başvurulduğunu, Davalı-------- numaralı Arabuluculuk dosyası kapsamında yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından "görüşme sonunda anlaşamama” şekilde "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı " e-imzalı olarak tanzim edilmiş olduğunu, Eldeki dava konusu trafik kazası nedeniyle------sayılı dosyası ile ceza yargılamasının olduğunu, -----------dava konusu trafik kazasına asli kusuru ile sebebiyet veren ----- plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle geçerli------------ uyarınca sigortacısı olup davacı müvekkili--------- dava konusu kazada yaralanması neticesinde bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; Sürekli Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 10.000,-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında ----------- arabululuculuk başvuru numarası, ------ arabuluculuk dosya numarası nolu arabuluculuk dosyası ile 26.04.2019 tarihinde anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından 13.05.2019 tarihinde 360.000,00-TL tazminat ödemesinin yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgesinde, anlaşma kalemlerinin kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin olduğu açık ve net olduğunu, davanın arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığı için konusuz kaldığından hüküm tesis etmeye yer olmadığına karar verilmesinin gerekeceğini, KTK 109. Maddesinde belirtildiği üzere motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tüm hak ve talepler 2 yıllık zaman aşımına tabi olup, davaya konu trafik kazası------- tarihinde meydana gelmiş olduğundan sayın mahkeme huzurundaki dava 03.06.2022 tarihinde açıldığını, kazaya karışan ----- plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ----tarihlerini kapsayan----------- poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının hakkında --------- engelli sağlık kurulu raporu geçici süreli olarak düzenlenmiş olduğunu, raporun geçerlilik süresinin 2 yıl olduğunu, maluliyet oranının tespiti için dosyanın---------gönderilmesine karar verilmesini, davacı yan kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmadığını, bu nedenle, müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılmasını, belirtilen nedenler ile davacı yanın koruyucu ekipman ve kask kullanmaması sebebiyle belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacı ile müvekkili şirket arasında ----- nolu arabuluculuk başvuru numarası ve ----- arabuluculuk dosyası ile anlaşma sağlandığını, dava konusuz kaldığından hüküm tesis etmeye yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, Sosyal Ekonomik Durum araştırması, hasar dosyası ve poliçe sureti,------sayılı dosyasının ----- çıktıları, hastane tedavi evrakları, ------ raporu, ---- arabuluculuk tutanağı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle 20.04.2018 trafik kazası nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlığın, ----- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının bakıcı gideri talebinde bulunup bulunamayacağı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ---- sayılı araç sürücüsü-------kazada kusurlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında ----- arabuluculuk başvuru numarası, ------- nolu arabuluculuk dosya numarası ile 26/04/2019 tarihinde anlaşma sağlandığı, davalı sigorta şirketi tarafından 13/05/2019 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, davacı tarafça arabuluculuk kapsamında bakıcı giderleri yönünden bir anlaşma sağlanmadığı savunmasının yapıldığı görülmüştür.Davalı vekili tarafından arabuluculuk tutanağının bir örneğinin dosyaya sunulduğu, ------ arabuluculuk başvuru numarası, ----nolu arabuluculuk dosya numarası ile davacının anne ve babasının davacıya velayeten arabuluculuğa başvurdukları, ----- tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanması sebebiyle doğan kalıcı işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat alacağı konusunda 26/04/2019 tarihinde uzlaştıkları anlaşılmıştır."...Davalının, tarafların uyuşmazlık konuları hakkında davacı ile alternatif çözüm yolu olan arabuluculuk yolu ile anlaştıkları ve anlaşma tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle aynı uyuşmazlık hakkında yeniden dava açılmayacağına yönelik itirazlarının değerlendirilmesinde; Özel Hukuk uyuşmazlıklarında, yargı yolunun olumsuzluklarının giderilmesi açısından (davaların uzun sürmesi, maliyetli olması, yargılamanın aleni olması nedeniyle ticari sırlara yönelik gizliliğin yargı yolunda uyuşmazlığın görülmesi halinde ihlal edilebilecek olması gibi) hukukumuzda alternatif çözüm yolu olarak arabuluculuk kabul edilmiş, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile amacı, kapsamı, uygulanma usulleri ve tarafların anlaşması halinde anlaşmalarının hüküm ve sonuçları düzenlemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık gerek dava şartı arabuluculuğa tabi olsun gerekse ihtiyari arabuluculuğa tabi olsun, uyuşmazlıklarda tarafların arabuluculuk neticesinde anlaşmaları durumunda, anlaşmadan sonra mevcut uyuşmazlığın akıbeti 6325 Sayılı Yasa çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu çerçevede; 6325 Sayılı Yasanın 1. Maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir." denilerek arabuluculuğun amaç ve kapsamı düzenlenmiş; "Tarafların anlaşması" başlıklı Yasa'nın 18. maddesinde ise; "(1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. (2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır. (3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır. ------ Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.-----------Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." denilerek, anlaşmanın kapsamının taraflarca belirleneceği ve anlaşma sonrasında anlaşılan konularda yeniden dava açılamayacağı kabul edilmiştir. Anlaşılan konularda yeniden dava açılmaması, arabuluculuğun alternatif çözüm yolu olarak kabul edilmiş olması ve uyuşmazlıkların yargı önüne gitmeksizin sorunların çözümünde taraf iradelerine üstünlük tanınmasının da bir sonucudur. Diğer yandan ülkemizde kabul edilen arabuluculuk --------- olduğundan, hak odaklı olmaması nedeniyle, arabuluculuk çerçevesinde varılan anlaşmanın hakka uygun olmaması, kural olarak uyuşmazlık nedeniyle taraflara dava açma hakkı vermeyecektir. Arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıkta, anlaşma sonrası dava açılması halinde mahkeme "gizlilik kapsamında" kalan tarafların anlaşma koşullarına göre değil, anlaşma tutanağında kabul edilen anlaşma konuları çerçevesinde, dava konusu uyuşmazlığın anlaşılan hususlardan olup olmadığını değerlendirerek davaya ilişkin talep çerçevesinde dava açılıp açılmayacağını belirlemeli, arabuluculuk sonrasında dava açılması durumunda, dava konusunun anlaşılan hususlar hakkında olması durumunda, davanın reddine karar verilmelidir. Davacı ancak arabuluculuk anlaşma tutanağı kapsamı dışında kalan zararları varsa bu zararlarını talep edebilir. Yukarıda da açıklandığı üzere arabuluculuk hak odaklı değil, ------------ olduğundan, mahkeme yapılan anlaşmanın hakka uygun olup olmadığını değerlendiremez...-------Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 20/04/2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile bakıcı gideri oluştuğu iddiası ile eldeki maddi tazminat davasını açtığı, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesiyle; davacı ile davalı arasında ----- arabuluculuk başvuru numarası,----- arabuluculuk dosya numarası ile 26/04/2019 tarihinde anlaşma sağlandığı, davalı sigorta şirketi tarafından 13/05/2019 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından arabuluculuk tutanağının bir örneğinin dosyaya sunulduğu, ------ arabuluculuk başvuru numarası, ---- nolu arabuluculuk dosya numarası ile davacının anne ve babasının davacıya velayeten arabuluculuğa başvurdukları, ------- tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanması sebebiyle doğan kalıcı işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat alacağı konusunda 26/04/2019 tarihinde uzlaştıkları anlaşılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere, Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz denilerek, anlaşmanın kapsamının taraflarca belirleneceği ve anlaşma sonrasında anlaşılan konularda yeniden dava açılamayacağı kabul edilmiştir. Arabuluculuk tutanağında bakıcı giderleri yönünden tarafların anlaşmaya vardıkları anlaşıldığından aynı taleple dava açılamayacağı kanaati ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Belirtildiği Üzere;

1.Davanın arabuluculuk dava şartı hususunda tarafların anlaştığının görülmesi sebebiyle usulden reddine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 27/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.