7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2628
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2022
NUMARASI: 2015/45 Esas - 2022/1045 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11.09.2014 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı ...un sürücüsü davalı ...'un işleteni olduğu ... plaka sayılı minübüs ile davalı ...'un sürücüsü, davalı ...'ın işleteni olduğu ... plaka sayılı minübüsün aynı yönde seyir halinde iken öne geçmek için birbirlerine çarparak yoldan çıkarmaya çalışmaları ve birbirlerini sıkıştırmaları neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin yolcusu olduğu minibüsün yoldan çıkıp savrularak orta refüje çarptığını ve akabinde karşı şeride geçerek devrildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin kaburga kemiğinde kırık oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan (davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), manevi zararlarına karşılık 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketleri haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 15.03.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 2.673,09-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan her iki minibüsün müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurları bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; kazanın akabinde kaza mahallinde ayrılan davacının tazminatı gerektirir herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; kusur oranı ve davacının maddi zararına yönelik alınan raporların dosya kapsamı ve maddi vakıa ile uyumlu olması nedeniyle raporlara itibar edildiği gerekçesi ile; "1-)Maddi Tazminat Bakımından, davanın KABULÜ ile, geçici iş göremezlik zararı 2.673,09-TL nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan kaza tarihi olan 12/09/2014 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 16/01/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile (sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-) Manevi Tazminat Bakımından, davanın KISMEN KABULÜ ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davalıların açık ve ağır kusurunun göz ardı edilerek talep ettikleri manevi tazminat miktarının büyük bir kısmının reddedilmesinin hatalı olduğu, kazaya karışan minibüs şoförlerinin birbirlerini geçmek için trafik kurallarını hiçe saydıkları, müvekkilinin kaza nedeniyle kaburga kemiğinin kırıldığı, ceza yargılamasında tespit edilen ve hukuk hakimi için bağlayıcı olan kazanın oluş şekli, kusurun ağırlığı ve niteliğinin manevi tazminat miktarı belirlenirken göz önünde bulundurulması gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının yargılamada geçen süre dikkate alındığında az olduğu hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu (davacının kusursuz oluşu), özellikle kazanın oluş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı), tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminatın bir miktar az olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi yerindedir. Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı taraf yararına bir miktar fazla manevi tazminata hükmetmek suretiyle HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.