5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/4000 E. , 2010/2462 K.
"İçtihat Metni"Kaçırıp alıkoymak ve ırza geçme suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoymak suçundan beraetine, ırza geçme eylemi ise reşit olamayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunmak niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2005 gün ve 2003/267 Esas, 2005/158 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Tayin edilen cezanın miktar ve niteliğine göre sanık müdafiin duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Kaçırıp alıkoymak suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak suçuna 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 27.03.2003 günlü sorgu işlemi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma eyleminin Anayasa Mahkemesinin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin iptal edilmesi sonucu aynı Yasanın 104/1. maddesine temas ettiği ve takibinin şikayete bağlı bulunduğu, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte suç aleyhe olan bu düzenlemeden önce işlendiğinden,
TCK.nun 7/2. maddesi gereğince hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak,
CMK.nun 253 ve 254. maddelerine uygun biçimde uzlaşma girişiminde bulunulması, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562.maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemesince değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.