. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
MÜTEVEFFA
DAVACILAR : 1-
2-
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı şirket bünyesinde zorunlu mali mesuliyet sigortalısı davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 25/04/2023 tarihinde kaza mahallinde yol kenarında park halinde bulunan müvekkili ... 'e ait ... plakalı araca çarptığını ve dava konusu kazanın gerçekleştiğini, davalıya ait ... plakalı aracın kural ihlali sebebiyle tam ve asli kusurlu olduğunu, bu kaza neticesinde davacıların 4 yaşındaki çocukları ve ... ağır yaralandığını, ... görmüş olduğu tedaviye rağmen vefat ettiğini, dava konusu kaza ile ilgili Karaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, davacıların çocuklarının ilk ve tek çocukları olduğunu, ölümü ile davacıların ölenin maddi destekten yoksun kaldıklarını , bu sebeplerle destekten yoksun kalma tazminatını talep edebileceklerini, müteveffa ... ölümüne sebep olan davalı ... ait ... plakalı aracın davalı ... AŞ. Nezdinde sigortalı olduğunu, bu sebeplerle davacılar lehine olan maddi tazminatın davalılardan davacılar lehine daha sonra talep artırımı yapılmak üzere toplam 20,00TL tazminatı müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, iş bu maddi tazminatın ödenmesi için 12/05/2023 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve yine davalılar aleyhine arabuluculuk bürosunun ... numaralı dosyası açıldığını ancak tarafların anlaşma sağlayamadıklarının 06/07/2023 tarihli anlaşamama tutanağı ile sabit olduğunu, davacıların depremzede olduklarını ,dava konusu kazayı Ankara'daki yakınlarını ziyaretten dönerken yaşadıklarını, söz konusu kaza sonucu tek çocukları ... bu kazada kaybettiklerini ve dindirilemez bir acı yaşadıklarını, büyük bir yıkım ve psikolojik çöküntüye uğradıklarını,bu sebeplerle davacı ... lehine 300.000TL , davacı Zeynep için 300.000 TL olmak üzere kaza tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 600.000TL manevi tazminat talep ettiklerini ve sonuç olarak toplam 20,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca davacılar lehine toplam 600.000 TL manevi tazminatın da kaza tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Salih Gürbüz'den tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özet olarak; ilk olarak söz konusu davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini bu sebeplerle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın eksik evrak ile sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, davacı tarafa meydana gelen kaza sebebiyle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılacak olduğunu ancak bu ödemeyi beklemeden davacı tarafın kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını ancak karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar gereğince kaza anında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün müteveffanın ölümünün meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu ve teminatların poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kazada davacının müterafik kusurlu olduğunu, tazminat hesabından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın araç içinde seyahat halindeyken çocuk koltuğunda olmaması ve annenin kucağında olması sebebiyle annenin ağır kusurlu olduğunu, iş bu nedenle olayın ağırlaşmasında davacının bahse konu müterafik kusurlu davranışı, hesaplanacak tazminattan TBK 52. VE 53. Maddeleri gereği hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ve aleyhlerine olan haksız davanın reddini , SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin tespitini, kusur oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özet olarak yetkili mahkemenin Karaman mahkemeleri olduğunu, ceza dosyasının sonucunun beklenilmesinin gerektiğini, kazanın oluşmasında park halinde aracın da kusurlu olduğunu, maddi tazminat isteminin yerinde olmadığını, yine manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu savunarak davanın öncelikle usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ... desteğinden yoksun kaldıklarını, ölüm nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 25/04/2023 tarihli trafik kazasının, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Karaman istikametinden Mut istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkarak önce su tahliye kanalına girip akabinde yolun kenarında toprak alanda Park halinde bulunan 33 SE 705 plakalı araca çarpması sonucu meydana geldiği ve kaza sonucu ... vefat ettiği anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davalı ... tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, yine 07/12/2023 tarihli ATK raporu ile de kazanın oluşmasında davalı ... tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce, 07/12/2023 tarihli ATK raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı ... tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kazada vefat eden ... davacıların kızı olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir.
Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 E. 2022/167 K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
29/01/2024 tarihli hesap raporu ile, davacılardan ... destek zararının 549.385,69 TL, davacılardan ... destek zararının ise 1.169.112,96 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu tutarın davacı ... yönünden 383.627,20 TL, davacı ... yönünden ise 816.372,80 TL olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda desteğe atfı mümkün bir müterafik kusur tespit edilemediğinden hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ... öldüğü, davacı ... destek zararının 549.385,69 TL olduğu, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 383.627,20 TL olduğu, davacı ... destek zararının 1.169.112,96 TL olduğu, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 816.372,80 TL olduğu sonucuna varıldığından davacıların maddi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVACI ...'İN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 549.385,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 383.627,20 TL ile sınırlı olması kaydıyla, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 28/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine,
2.DAVACI ... MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Salih Gürbüz'den alınarak davacı ... verilmesine,
3.DAVACI ... MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 1.169.112,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 816.372,80 TL ile sınırlı olması kaydıyla, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 28/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine,
4.DAVACI ... MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacı ... verilmesine,
5.Alınması gereken 158.376,64 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 7.919,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 150.457,27 TL eksik harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 78.908,27 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200,00 TL. yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7.Davacı tarafından yapılan 8.189,22 TL harç gideri ve 6.171,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 14.360,72 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 7.432,76 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı ... maddi tazminat davasında, kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 82.914,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 59.544,08 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine,
9.Davacı ... maddi tazminat davasında, kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 158.602,43 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 119.801,01 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine,
10.Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 47.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacı ... verilmesine,
11.Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 47.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacı ... verilmesine,
12.Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.