Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/694
Karar No
K. 2024/211
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/694
KARAR NO: 2024/211
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 01/11/2023
KARAR TARİHİ: 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, ...Tic. A.Ş.'nin ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı iken 09/10/2014 tarihinde resen tasfiyesine karar verildiğini ve 16/10/2014 tarihli TSG'de tasfiyesinin sona erdiğini ve ilan edildiğini, ... Gümrük Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı yazısı ile şirket adına tanzimli 13/03/2007 tarihli ... sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesinin bölge müdürlüklerinin Dış Ticaret İşlemleri Şube Müdürlüğünün 08/02/2021 tarihli ... sayılı yazıları ile müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine müdürlüklerince 26/02/2021 tarihli ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini, ek tahakkuk ve ceza kararının şirket başkanı olan ...'a tebliğ edildiğini, 22/04/2022 tarihinde itiraz edilmesi üzerine bölge müdürlüklerince itirazın reddedildiğini, bahse konu kararların iptaline yönelik açılan davada davacının dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle ...

4.Vergi Mahkemesinin 16/08/2022 tarih ve ... esas ...karar sayılı kararı ile asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalınmadığı ispat edilmeden kanuni temsilci için takibe geçilemeyeceğinden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenlerle sözü edilen kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen ....A.Ş.hakkında tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirketin 6102 Sayılı TTK geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Menfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5.maddesi kapsamında aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09/10/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, 6102 Sayılı TTK geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alınan şirketlerin bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren 2 ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı vermesi gerektiğini, ancak yapılan ihtara rağmen şirketin bahse geçen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ticaret sicil müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, davalı davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, resen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi davacı tarafça işlemin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, davalının dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığını, davalının şirketin yönetim kuruluna seçildiğini ancak hiçbir zaman şirketi yönetmesine müsaade edilmediğini, ayrıca ...

11.Asliye Ticaret mahkemesinin ... esas sayılı (eski esas ...) genel kurul kararının iptali istemli dosyada 29/12/2009 tarihli celsede 29/12/2009-22/06/2017 tarihleri arasında şirketi yönetmesinin mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı ile engellendiğini, kaldı ki bu süreçte mahkeme tarafından genel kurul kararının icrası geri bırakıldığına göre ya önceki yönetim kurulu üyelerinin yetkili kabul edileceğini ya da mahkeme tarafından şirketin idaresi için kayyım atanması vb.çözüm üretileceğini, iki ihtimalde de davalıyı ilgilendiren bir husus bulunmadığını, dolayısı ile davanın davalı aleyhine değil o dönemde kanuni temsilci olan ..., ... ve ... aleyhine ikame edilmesi gerektiğini, davalının yönetim kuruluna seçildiği genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına kadarki dönemde de eski yönetim kurulu üyeleri ve şirketin çalışanları tarafından davalının şirketi yönetmesinin engellendiğini, şirkete girişine müsaade edilmediğini ve şirketin tüm bilgisayarları, defter, kayıt ve belgelerinin bu kişilerce alıkonularak götürüldüğünü, bu iddiaların ... Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığınca yapılan denetimde hazırlanan 04/11/2019 tarihli iki ayrı raporda da ispatlandığını, hatta davacı tarafından şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davalı aleyhine kesilen ceza kararları ile vergi tahakkuklarının iptaline yönelik ikame edilen ...

4.Vergi Mahkemesinin... esas, ... karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde de davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden reddine, davalı taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığından dava şartının yokluğu pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ihyası talep edilen şirketin ticaret sicil kayıtları, ...

11.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ...

4.Vergi Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosya içerisine alınmıştır. Dava, ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası davasıdır. Her ne kadar davalı ... tarafından hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, ek tasfiye mahiyetinde taraf teşkili için ihya davası her zaman açılabileceğinden itirazların reddine karar verilmiştir.

İhyası istenen ...A.Ş. ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 27/05/1996 tarihinde tescil edildiği, şirketin son tescilini 09/10/2014 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 09/10/2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür.

Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... Tic.A.Ş.'nin tasfiyesinin sona ererek 09/10/2014 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacı kurum kamu alacaklarının tahsili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketten bir kısım alacakları olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin davacı alacakları ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davalı ...'ın şirketin son ortak ve yetkililerinden olduğu, tasfiye öncesi bir kısım adli ve idari davalarda şirket işleri sebebiyle taraf olduğu görüldüğünden, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Şirket olağan tasfiye usulü ile değil, TTK Geçici 7. Madde gereği resen terkin edildiğinden, davalıların her ikisi de kanuni hasım kabul edilmiş ve yargılama masraflarının davacı üzerinde kalmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasının KABULÜNE,

... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde...sicil numarası ile kayıtlı ... Şirketi'nin, davacı Ticaret Bakanlığı ... Müdürlüğünün alacaklarının tahsili için yapılacak takipler ve açılacak davalar ve tahsilat işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına,

2.Anılan amaca matuf işlemlerle sınırlı olmak üzere davalı ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına,

3.Kararın kesinleştiğinde ilanına ve ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine,

4.Davacı kurum 492 Sayılı Harçlar Kanunu 13/j bendi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

5.Davacı tarafından sarf edilen yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2024

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

İşbu evrak, 5070 Sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog