5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/3831 E. , 2011/5028 K.
"İçtihat Metni"
Çocuğun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.10.2010 gün ve 2009/253 Esas, 2010/391 Karar sayılı hüküm re’sen temyize tabi olduğundan Yargıtay'ca incelenmesi için dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 61/7. maddesi hükmüne göre süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yapılacak artırım ve indirimler neticesinde sonuç cezanın otuz yıldan fazla olamayacağı anlaşıldığından, sanığa yirmi yıldan fazla hapis cezası verilemeyeceği yönünde bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiş sanık hakkında 53/5. maddesinin uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
YCGK.nun 20.11.2007 gün 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı Dairemizce benimsenen kararında belirtildiği üzere, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 Sayılı Yasanın 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103.maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6 ile tayin edilen ceza üzerinden değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiği gözetilmeyerek sanığa 25 yıl olarak fazla ceza verilmesi, kanuna aykırı görüldüğünden re'sen yapılan inceleme sonunda hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye istinaden duruşma yapılmaksızın bu hususun düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa TCK.nun 103/2, 3 ve 4. maddeleri ile tayin olunan 18 yıl hapis cezasından, 43. madde ile 1/4 oranında yapılan artırım neticesi bulunan 4 yıl 6 aylık hapsin, 103/6. maddeyle belirlenen 20 yıl hapis cezasına ilavesi ile netice cezanın 24 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.