3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcu olmadığını, takipte işlemiş faiz olarak talep edilen oran ve bu orana tekabül eden tutarın tüketici mevzuatına aykırı olduğunu, davanın menfi tespit davası olduğunu, kural olarak ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin icra takip dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe dayanak belgeler, kambiyo senedi olup uyuşmazlığın ------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, bu şekilde görevsizlik kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Takibe konu olan senedin herhangi bir sözleşmeye istinaden alındığına dair açık bir atıf olmadığını, takip dayanağı bono, herhangi bir sözleşme gereğince verilmediğini, bononun bu şartlarla bilerek ve kabul edilerek davacının serbest iradesi ile imzaladığını, takibe konu olan bononun tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığını,
TTK’nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlamaya elverişli yazılı delil bildirmediği nazara alındığına davanın bu yönden de reddine karar verilmesini ve davacı şirketin, alacağının tahsili için görünürdeki imzaya dayalı olarak hakkını elde etmek için icra takibi başlattığını, kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığını; bu nedenle kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle davanın konusu, icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti isteminden ibarettir.------ sayılı kararı ile ,"Davalı tarafından davacı aleyhine düzenlenerek takibe konu edilen bono herhangi bir sözleşmeye dayanarak düzenlenmediği, işbu davanın mahkememizde görülebilmesi için taraflar arasında imzalanmış bir tüketici ilişkisinden kaynaklı sözleşme bulunması gerektiği, dosyaya ibraz edilen bir sözleşme bulunmadığından ve düzenlenen bononun ticaret kanunu kapsamında ticari işlem niteliğinde olduğundan görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine, dosyanın ------- Asliye Ticaret Mahkemesine Gönderilmesine karar verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmiş olmakla, mahkememizin -------- Esas sırasına kaydedilmiştir.Uyuşmazlık takibe konu bononun davacı tarafından, davalıya taksitli satış sözleşmesi nedeniyle verilip verilmediği, Tüketici Kanunu ilkelerinin mi yoksa kambiyo hukuku ilkelerinin uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. Görev değerlendirilmesi ile sınırlı olarak taksitli satış ticareti ile iştigal eden davalı şirket ile davacı arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi mahiyetindeki satış sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü gerektiği zira senedin bu sözleşmeye dayalı olarak verilip verilmediği meselesinin göreve etki eden bir husus bir mesele olmayıp sübut ve esasla ilişkili olduğu kaldı ki iş bu menfi tespit davasına konu icra takibinin tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile yapılan dava konusu olmayan------- İcra Dairesinin -------- sayılı icra takibinde ise 12.05.2012 tarihli ve -------- nolu ALIŞ VERİŞ BEDELEİ GEREĞİ şeklinde takip konusunun belirtildiği ,dolasıyla kambiyo senedine esas temel hukuki ilkinin tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İş bu davada, davacının tacir olmadığı ve mesleki yahut ticari amaçlı hareket etmediğinden 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k bendi gereğince tüketici olduğu, taraflar arasında ki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, zira davalı tarafından da başkaca bir ilişki, bonoya dayanak olarak öne sürülmediği Dava konusu uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girmemesi nedeniyle, davaya bakmakla görevli mahkeme, genel görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan ve HMK. m. 114/1-c gereği, mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle, HMK. m. 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine, mahkememiz nezdinde verilen görevsizlik kararının istinaf denetiminden geçmeden kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli bakımından dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacıyla merci tayini için -------- Bölge Adliye Mahkemesi -------- Hukuk Dairesine Gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usul yönünden REDDİNE,
2.Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ------- Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.------ sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, taraflarca mahkememiz kararına karşı İstinaf yoluna başvurulmadığı takdirde dosyanın mercii tayini için ------- Bölge Adliye Mahkemesi ------- Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
4.6100 Sayılı HMK'nun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 19/04/2024