Esas No
E. 2023/8659
Karar No
K. 2024/229
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/8659 E.  ,  2024/229 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/795 E., 2022/1538 K.
SUÇ: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tokat (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/251 Esas, 2013/692 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2015/35115 Esas, 2018/12393 Karar sayılı ilâmıyla; ''1-Sanık hakkında düzenlenen iddianamede suça konu yerde bulunan sabit tesislerin müsaderesi talep edilmemiş olmakla, müsadere konusunda ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,

2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedildiği halde sanık hakkında TCK'nın 53.maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilerek hükümde çelişkiye yol açılması,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir. Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir.

4.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/349 Esas, 2020/14365 Karar sayılı ilâmıyla; "Basit yargılama usulüne dair esasları düzenleyen CMK'nin 251/3. maddesinin sadece bir usul hükmü olmadığı, aynı zamanda maddi ceza hukukuna dair bir hüküm olduğu, bu nedenle basit yargılama usulünün yürürlük tarihini gösteren Geçici 5/(1)-d. maddesinde yazılı "hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalar yönünden" kısmının Anayasa ve uluslararası sözleşme metinlerinde düzenlenen "suç ve cezaların kanuniliği" ve "lehe kanun" ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa'ya ve tarafı olduğumuz temel haklara dair uluslararası sözleşmelere (ve özellikle AİHS'ye) aykırı bu durumun Yüksek Yargıtay tarafından dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla, Mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2020/1059 Esas, 2021/934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 50 inci maddeleri, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca 3 ... 22 gün hapis cezasından çevrilen 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir .

6.Anılan karara sanığın itirazı üzerine Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2020/795 Esas, 2022/1538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 5 ... hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu yerde bulunan meyve fidanları, köpek barınağı ve su tankının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; suça konu yerin sınırında tapulu yeri olduğuna, muhtarlığın bilgisi ile kullanması için izin verildiğine, dava konusu olduktan sonra ilgili yeri terk ettiğine, ormana zarar vermediğine ve beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde orman alanına meyve fidanı dikildiği, köpek barınağı ve su tankı koyulduğu, bir kısım alana da sebze ekildiği tespit edilmiştir.

2.Sanık savunmalarında dava konusu yere meyve fidanı diktiğini, alanı düzelttiğini ve köpek bağladığını, su tankının olduğu yerde tapusunun olmadığını beyan etmiştir.

3.Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda dava konusu 399 m2 lik alanın tescil harici alanda olduğu belirtilmiştir. Orman bilirkişisi raporunda suça konu yerde orman kadastrosu bulunmadığı, eski açma olduğu, 15 adet meyve fidanı dikili alanın orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE

Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2020/795 Esas, 2022/1538 Karar sayılı kararında; suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2020/795 Esas, 2022/1538 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog