3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacının... Emlak,Turizm,Temizlik,İnsan Kaynakları,Organizasyon ,Elektronik Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri Jadına davalı ile sözleşme akdetmiş 15.07.2021 -31.12.2022 tarihleri arasında Güvenlik Hizmeti Personeli ve Danışma Destek Hizmeti, host, hostes,danışma ,yönlendirme konusunda davalının İzmir ,Balıkesir,Aydın,Muğla il ve ilçelerinde uyarınca davalıya özel güvenlik hizmeti sağladıklarını ve bu hizmetlere ilişkin olarak düzenlenen faturaların ödenmediğini belirterek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 14.917,72 TL asıl alacak, 1.087,86 TLAsıl Alacak işlemiş faizi,16.005,57 TL takip çıkışı tutarlı alacağın asıl alacak üzerinden ,işleyecek reeskont avans faizi ve takip ferileri ile birlikte ödenmesini talep edildiği, davalı tarafından borca itiraz edildiği ve arabuluculuk görüşmelerine istinaden sadece 05.08.2021 tarihinde 12.000-TL tahsil edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklıtutularak, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ile vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde;
Davacı tarafından davalı şirkete oldukça yüksek meblağlar fatura edildiğini, davacı tarafından verilmeyen hizmetin bedelinin düşürülmesi gerekirken aksine belirlenen bedelden çok daha yüksek bir ücretin davalı şirketten talep edildiğini, davacının müvekkil şirketten talep ettiği ücretin fahiş miktarda olduğunu ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının hizmetinin karşılığı olan ücreti davacıya ödendiğini, Müvekkil banka yolu yaptığı ödemelerin dışında etkinlik günlerinde de davacıya bir kısım ödeme yaptığını, sonuç olarak davacının müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmamasına rağmen kötüniyetle davalı şirkete karşı takip başlattığı ve iş bu davayı açtığını belirterek davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın ve çalışan personel sayısından daha fazla personel çalışıyormuş gibi gösterilerek daha yüksek bir ücret talebinin hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu sebeple davacı tarafından açılan davanın reddine ve davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının Uyap örneği, Beşiktaş Vergi Dairesi, Seferihisar Vergi Dairesi yazı cevabı, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 14/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve 20/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 24/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 14.917,72 TL asıl alacak ile 1.087,86 TL işlemiş faizden kaynaklı toplam 16.005,58 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının çeşitli tarihli faturalar ve ödemeden sonra arta kalan bakiyeye ilişkin olduğunun belirtildiği davalı yanca geniş anlamda borca itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce davacı yan kayıtlarının tetkikine dair aldırılan ve taraflara tebliğ edilmekle davacı tarafça itirazlarda bulunulduğu anlaşılan SMMM bilirkişisi... tarafından hazırlanan 14/02/2023 havale tarihli raporda özetle davacı yan 2021-2022 yılı kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davacının davalıya 2021 yılında toplam 26.875,20 TL tutarında fatura düzenlediği, davacı tarafça 08/05/2021 tarihinde 12.000,00 TL ödemede bulunduğu ancak davacının bu ödemeden sonra davalıdan bakiye alacağının kaldığı, davalı tarafça davalı aleyhine düzenlenen 7.009,20 TL'lik hizmet faturasının cari hesaba kaydı neticesi takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 7.866,00 TL alacaklı olduğu, alacağın tahsiline yönelik davalıya gönderilen herhangi bir ihtar olmadığı, bu nedenle faiz hesabının yapılmadığı, davacı tarafça 8 adet faturaya ilişkin BS bildirimi, davalı tarafça 8 adet faturaya ilişkin BA bildirimi yapılmakla BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmış, davacı yan itirazlarının karşılanması ile davacının iş bu takipten kaynaklı gerek takip tutarı gerekse kanaat edinilen alacak tutarı üzerinden ayrı ayrı olacak şekilde 6102 sayılı TTK'nın 1530/4-a maddesi gereği faiz hesabını da içerir şekilde ek rapor tanzimi için yeniden adı geçen bilirkişiye tevdi üzerine sunulan ve itiraza uğramadığı anlaşılan 20/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporda özetle; davalı tarafça davacı aleyhine düzenlenen iade faturası esas alınmadan yapılan faiz hesabı neticesi 474,81 TL, iade faturası dahil edilmek suretiyle yapılan faiz hesabı neticesi 257,35 TL tutarında işlemiş faiz hesabının yapıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı kayıtlarının tetkikine dair aldırılan ve taraflara tebliğ edilmekle yine davalı yanca itiraza uğradığı anlaşılan SMMM bilirkişisi... tarafından hazırlanan 24/05/2023 havale tarihli raporda özetle davalı yanın 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafça davalı aleyhine toplam 26.875,20 TL tutarında fatura düzenlendiği, bunun davalı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafça davacı aleyhine 7.009,20 TL tutarında iade faturası düzenlendiği, davalı kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğu 8 adet faturanın davalı kayıtlarında sebepsiz bir şekilde kasa hesabı ile kapatıldığı, davacı tarafta davalı ödemesi olarak görünen 12.000,00 TL'nin davalının kayıtlarına yansımadığı, son yapılan kasadan peşin ödeme ile bakiye borcun kapatıldığına yönelik kaydın olduğu, davalı kayıtlarında görülen 7.009,20 TL bedelli iade faturasının davacı tarafça davalı aleyhine düzenlenen 2.687,52 TL bedelli ve 3.359,40 TL bedelli 2 adet faturaya ilişkin olduğu, bu şekildeki muhasebesel kayıtların değerlendirilmesinde davacının davalıdan 7.866,00 TL alacaklı olduğu, taraf BA-BS kayıtlarının birbirlerini doğruladığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; Dosya tarafları arasında 16/07/2021 tarihinde imzalanan ve 15/07/2021-31/12/2022 tarihleri arasında geçerli olacağı kararlaştırılan Mahkememiz davalısının işveren, davacısının ise iş gören olarak adlandırıldığı ve davalı şirketin İzmir, Balıkesir, Aydın, Muğla ve ilçelerinde 2021 yılı içerisinde düzenlenecek her türlü konser, davet ve etkinlik organizasyonları esnasında davacının kendi görevlilerince yasal çerçeve dahilinde belirlenen hizmet ve personel standartlarında host, hostes, yönlendirme, danışma, güvenlik hizmeti vermek/ verdirmek ve buna bağlı düzenlemeleri yürütmek amacıyla organizasyon hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede yükümlülükler, ücret ve ödeme şekli ile bir takım düzenlemelerin karara bağlandığı, bu kapsamda davacı tarafça davalı aleyhine söz konusu sözleşmeden kaynaklı 2021 yılı çeşitli tarihlerde kesilen faturalara davalı yanca yapılan ödemenin mahsubundan arta kalan tutar ve bu tutara işlemiş faizden oluşan toplam 16.005,57 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İzmir... İcra Müd. ...
E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında dosya kapsamındaki uyuşmazlığın söz konusu sözleşme kapsamında davacının sözleşme ile belirlenen yükümlülükleri kapsamında edimlerini yerine getirip getirmediği, bu kapsamda dosyaya sunulu etkinliklerin yapılıp yapılmadığı, taraflar arası ilişkinin ticari defter ve kayıtlara yansıma şekli, davacının takibe konu ettiği faturalar yönünden davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı yanca ödeme iddiasının yerinde olup olmadığı, bu kapsamda davalı tarafça yapılan itirazın haklılık teşkil edip etmediğinin tespit ve değerlendirmesi isteminin yanı sıra taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı ve davalı kayıtlarının kazandırır raporlara itirazlarda bulunulmuş ise de bu aşamadan sonra söz konusu itirazların kazandırılan deliller ve raporlara yapılan itirazlar kapsamında Mahkememizce değerlendirilmesi gerektiği buradan hareketle yeniden bir rapor kazandırılmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında yukarıda belirtilen şekilde meydana geldiği anlaşılan ticari münasebet kapsamında davacı tarafça organizasyon hizmet sözleşmesine ilişkin davacı tarafça davalıya davacının kendi görevlerince her türlü konser, davet ve etkinliğe ilişkin hizmet verileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından verilen hizmetin davalı yanca inkar edilmediği ancak davacının davalı aleyhine düzenlediği fatura bedellerinin yüksek meblağlar içerdiği ve yapılan ödeme ile borcun son bulduğunun belirtilmesi karşısında tarafların mali kayıtlarının incelenmesine yönelik rapor ile birlikte bu kayıtlarda görülen faturalara yönelik taraf BA-BS formlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi ile birlikte sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde her iki taraf ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğunun anlaşıldığı, ticari münasebet kapsamında dava dilekçesinin aksine davacı tarafından davalı aleyhine 28/07/2021-11/08/2021 tarihleri arasında 8 adet olmak üzere toplam 26.875,20 TL tutarında fatura düzenlendiği, söz konusu faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında aynı tutarda yer aldığı gibi her iki tarafça BA-BS bildirimine konu edildiği ve davalı tarafça davacı aleyhine düzenlenmekle birlikte yine her iki taraf kayıtlarında yer alan 7.009,20 TL'lik iade faturası (davacının davalıya düzenlediği 11/08/2021 tarihli 2.687,52 TL ve 3.359,40 TL bedelli 2 adet faturanın da içinde olduğu anlaşılan) göz önüne alındığında toplam fatura bedelinden 7.009,20 TL'lik iade konusu meblağın çıkarılması neticesinde davacının davalıya verdiği hizmetten kaynaklı davalıdan 19.866,00 TL tutarında alacaklı olacağı ancak davalı nezdinde kayıtlı olmasa bile davacı nezdinde kayıtlı olduğundan davalının bundan yararlandırılması gerektiği kanaati ile 12.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu neticesi davacının 28/07/2021-11/08/2021 tarihleri arası davalıya verdiği hizmetten kaynaklı sonuç olarak 7.866,00 TL tutarında alacaklı olacağı, bahse konu 12.000,00 TL'lik ödemenin 05/08/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla BK 102. Maddesi kapsamında değerlendirildiğinde ve ilk faturada düşümü yapılması gerektiğinden davacının davalıya verdiği hizmet kapsamında 31/07/2021 tarihli 3.359,40 TL bedelli faturadan kaynaklı 765,72 TL'lik alacağı ile birlikte 03/08/2021 tarihli 4.703,16 TL ve 05/08/2021 tarihli 3.359,40 TL bedelli fatura tutarlarına yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığından TTK 1530/4-a maddesi kapsamında taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz üzerinden davacının asıl alacak yanında işlemiş faizde talep etmesinde haklı olduğu göz önüne alındığında her ne kadar takip talebinde daha fazla bir meblağ hesaplaması yapılmış ise de bu kapsamda dosyaya kazandırılan ek rapordaki iade faturasının da dahil olduğu şekilde işlemiş faiz hesabını içeren hesaplamanın yerinde olduğunun tespiti neticesi davalı tarafından yapılan itirazda kısmen haklı olduğu anlaşılarak açılı davanın kısmen kabulüne yönelik değerlendirme yapılmakla birlikte davalı nezdinde davacının alacağı likit olduğundan ileri sürülen icra inkar tazminatı bakımından davacının haklı olduğu ve fakat davalının kötü niyet tazminat talebine ilişkin yasal koşulların somut olayda bulunmadığından davalının talebinde haklı olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.886,00 TL asıl alacak ile 257,35 TL işlemiş faizden oluşan toplam 8.123,35 TL'nin tahsili bakımından devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin reddine, - Hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık oranda yasal faiz uygulanmasına, -Hükmedilen tutarın % 20 si olarak hesaplanan 1.624,67 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 544,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 273,34 TL (193,31 TL peşin harç ile icra dosyasından alınan 80,03 TL peşin harçtan oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 271,56 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 274,01 TL (193,31 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) kısmın ret/kabul oranına göre hesaplanan 2.449,47 TL'sinden oluşan toplam 2.723,48 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 8.123,35 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 7.882,23 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
7.Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Seda Soylu'ya ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında; - 588,28 TL'sinin DAVACIDAN, - 791,75 TL'sinin ise DAVALIDAN TAHSİLLERİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
8.Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024 Katip... E imza Hakim ... E imza