27. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/894
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2021
NUMARASI : 2021/414 E-2021/857 K
VEKİLİ
Davacı vekili tarafınan davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: Davalıya ait delici makinenin arızasının tespiti ve onarılması için müvekkilinin işyerine getirilip teslim edildiğini, makinenin sökülerek arıza tespiti yapıldığını, ancak makinenin onarımı hususunda davalı şirketin kabulünün olmaması üzerine, onarım işleminin gerçekleştirilemediğini, makineyi sökme ve arıza tespiti yapılması için müvekkilince sarf edilen emeğin karşılığı olarak düzenlenen 24.072,00 TL bedelli faturanın ödenmediğini, karşı tarafça faturanın Yahyalı Noterliğinin 12/03/2021 tarihli ihtarnamesiyle iade edildiğini belirterek, fazla hakları saklı olarak 24.072,00 TL fatura alacağının davalı tarafın ihtarname tarihi olan 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Müvekkiline ait İngersollrand ... delici makinenin rutin bakımının yapılması için Kayseri’den davacının Adana'da bulunan işyerine nakledilerek davacıya teslim edildiğini, teslim amacının rutin bakım ve gerekli onarımlarının tespiti ile fiyatlandırılması olduğunu, davacı firma yetkililerinin bu talebi dikkate almadan aracı tamamen söküp hurda haline getirdiğini, komple çalışamayacak halde dağıtıp afaki bir fiyatlandırma ile talepte bulunduğunu, iş makinesinin her parçasının sökülmesine müvekkilinin muvafakatının bulunmadığını, bu işlem için müvekkilinden muvafakat alınmadığını, davacının bakım ve tadilat fiyatlandırma talebi yüksek bulunarak müvekkilince kabul edilmemesi üzerine, davacı taraf makine komple söküldüğünden teslim edilemeyeceğini, toplanmasının da mümkün olmadığını belirterek hurda parasına alabileceğini bildirdiğini, davacının kötüniyetle makineyi parçalayarak hurda haline getirerek ucuz fiyatla makineyi almak istediğini, iş emrinin olmamasına rağmen davacının parçaladığı ve dağıttığı iş makinesinin toplanması için gerekli kılavuzların parçalandığını ve bir daha bir araya gelmeyecek hale getirildiğini, davacının ağır kusur ve özensizliği nedeniyle kullanılamayacak haldeki makinenin müvekkiline iadesinin de ortalama 3 ay sürdüğünü, makinenin sökülmesi talebinin olmadığı gözardı edilerek düzenlenen faturanın usulsüz ve dayanaksız olduğunu, davacı yanın haksız işlemlerinden dolayı zarara uğrayanın müvekkili olduğunu, davacının kendi kusurlu işleminden doğan müvekkili zararını gidermediği gibi fatura göndererek alacaklı olduğunu iddia etmesinin basiretli tacirden beklenen ticaret etiğine uygun düşmediğini, müvekkili şirketin iş makinesini kullanamadığı dönemde kiralama yapmak suretiyle işini yürüttüğünü, uğranılan zararın telafisi güç olmasına karşın yapılan sökümden dolayı hali hazırda düzgün çalışmadığını ve problemlerinin devam ettiğini, makinenin eski hale getirilmesi için yapılan giderlere ait faturayı sunduklarını, makinenin halen istenilen performansı göstermediğini, makinenin davacı tarafından 3 ay süreye yakın müvekkiline teslim edilmediğini, günümüz şartlarında delici olarak tabir edilen iş makinesinin aylık kirası ve kullanım maliyetlerinin yüksek olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Davanın arıza tespiti ve onarım hizmetine ilişkin düzenlenen faturaya dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği, davacının tacir olup olmadığının tespiti açısından bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkere cevabında davacının bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, buna göre davacının tacir vasfında olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin delil olarak, Yahyalı Noterliğinin 12/03/2021 tarih 1280 yevmiye sayılı ihtarnameye, 03/03/2021 tarihli e-faturaya, ticari defterlere, tanık ve bilirkişi incelemesine, davalı vekilinin ise; makine resimlerine, makinedeki hasarın giderilmesi için yapılan masraf faturasına, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, tanık, keşif ve bilirkişi incelemesine dayandığı, dava konusu 03/03/2021 tarihli e-fatura incelendiğinde, makine sökme ve arıza tespiti bedeli olarak KDV dahil toplam 24.072,00 TL bedel üzerinden, davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, davalının dayandığı 12/03/2021 tarihli ve 1280 yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde, davalı tarafından davacıya gönderildiği, konusunun 03/03/2021 tarihli 24.072,00 TL tutarlı e-faturanın kabul edilmediğini belirterek, iadesine ilişkin olduğunun görüldüğü, taraf delilleri toplandıktan sonra oluşturulan heyetçe alınan 02/12/2021 tarihli raporda, her iki tarafça arızanın ne olduğu ve neden kaynaklandığı, yani arıza konusunun somutlaştırılmadığını, iki tarafça somut bir arıza varlığının iddia ve ispat edilmediği gibi davalının da dava konusu iş makinesinin rutin bakim ve arıza tespiti için davacıya bırakıldığı iddia ve kabul edildiğinden, makinenin rutin bakım dışında arıza tespiti için sökülmesini gerektirecek bir arızanın olduğu davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak dosyada böyle bir ispat bulunmadığı gibi söküm işleminin davalı talimatı ile yapıldığına dair bir delil bulunmadığının belirlendiği, taraflar arasında davalıya ait makinenin davacı tarafından söküldüğü ve tekrar toplanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak bu söküm işleminin davalı talimatı ile yapılıp yapılmadığı ve sökümden sonra makinenin tekrar toplanamayacak hale (hurda hale) getirilip getirilmediği noktasında uyuşmazlık bulunduğu, dosyada davacının TBK 472. maddesine uygun şekilde söküm için davalıdan ön onay aldığına dair bir delilin bulunmadığı ve davalının da bu yönde bir ikrarı olmadığından ve de faturada yazılı tutarın sadece arıza tespit ve söküm ücreti olduğu, makineye eklenmiş bir imalat, bir malzeme veya davalıya verilmiş bir malı içermediği, yani tamamının söküm ve arıza tespit ücreti olduğunun anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı, dava, cevap, fatura, dosyadaki makineye ilişkin fotoğraflar, davalının faturayı iadesine ilişkin noter belgesi, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu faturanın sadece arıza tespit ve söküm ücreti için düzenlendiği, makineye eklenmiş bir imalatın, bir malzeme veya davalıya verilmiş bir malı içermediğinden TBK'nın 472.maddesine uygun şekilde davacının, davalıdan söküm için ön onay aldığına dair bir belge sunamadığı gibi davalının da bu yönde bir ikrarı bulunmadığından fatura konusu bedeli davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde usule, kanuna ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmayla oluşturulduğunu, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen "İş makineleri ile ilgili mesleki ve teknik uygulamalar ışığında konuya yaklaşıldığında, iş makinelerindeki arızaların tespiti için söküm işlemi mutlak bir gereklilik değildir. Arızanın şekline, oluş yerine ve şiddetine göre söküm yapılmadan tespit edilebilecek arızalar olduğu gibi tespiti için mutlak anlamda makinenin sökümünü gerektiren arızalar da olabilir. Ancak arızanın tespiti için makinenin sökümü, istisnai bir işlemdir. İstisnai işlem de mutadın dışında bir işlem olduğu için iş sahibinin söküme baştan onay vermiş olması gerekmektedir. Dosyada iş sahibinin söküme onay verdiğine dair bir delil yoktur. Davacı, basiretli bir yüklenici olarak ya arızayı sökümsüz tespit etmeye çalışmalı, ya da arıza tespiti için illa ki söküm gerekiyorsa davalıyı bu konuda bilgilendirip aydınlatarak icazetini almış olmalıdır." değerlendirmesinin hiç bir hukuki dayanağının olmadığını, aksi kanaat hasıl olsa dahi, davalı cevap dilekçesinde davacı firma yetkilileri tarafından rutin kontrol ve bakım masraflarının tespiti talepleri bulunduğunu iddia ettiğini ve fakat bilirkişi raporunda davalının bu talebi üzerinden değerlendirme yapılmadığını, bu talep gereği verilen iş ve işlemin(emeğin) karşılığı olan değerin tespit edilmediğini, davalıya ait makinenin arızasının tespiti noktasında delil dilekçesinde davalının ticari defterleri incelenerek İngersollrand ... ... delici makinesinin 06/01/2021 tarihinden sonra arızası nedeniyle başka bir firmaya arızasının onarımı hususunda işlem yapılıp, yapılan işlem ve bu işlem gereğince ticari defterlerde gider olarak gösterilip gösterilmediği hususunun tespitinin talep edildiğini, araştırılması ve incelenmesini talep ettikleri bu hususun dava konusu makinenin arızasının tespiti noktasında önem arz ettiğini, bu bağlamda bilirkişi raporunda; dosyaya ibraz edilen 22/03/2021, 24/06/2021 ve 16/06/2021 tarihli faturalar ile ... isimli firma tarafından arıza ve onarım işinin sağlandığı belirtilmekte ve fakat bu arıza ve onarım işinde hangi arızaların mevcut olduğu, söküm yapılarak veya yapılmadan arıza tespit edilip edilemeyeceği hususlarında araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ve araştırma neticesinde rapor tanzim edildiğini, dava konusu makinedeki arızanın tespiti noktasında dosyaya ibraz edilen müvekkili davacı işyerine ait, iş ve işlemlere ilişkin servis kayıtlarına yönelik evraklar üzerinde yapılan inceleme neticesinde arıza tespit yapılabilecek ve bu arızanın sökülmeden mi sökülerek mi tespit edilebileceğinin anlaşılabileceğini, bu bağlamda dava konusu makinenin, bilirkişi raporunda iş sahibinin arızayı sökümsüz tespit etmesi gerektiği belirtilmekte ve hangi arızaların sökülmeden tespiti yapılabileceği, dava konusu makinede hangi arızaların mevcut olduğu, bu arızalardan hangisinin söküm yapılmadan tespit edilebileceği, hangisinin söküm yapılarak tespit edilebileceği hususlarında ve fakat söküm yapılmadan arıza tespitinde dahi olsa bir emek karşılığı ücretin tespiti gerekmekte iken bu hususta da değerlendirme yapılmadığını, bu itibarla itirazları doğrultusunda başka bir bilirkişiden veya ek rapor tanzim edilmesi hususlarında bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de itirazlarının ve talepleri doğrultusunda tahkikat yapılmadan hatalı bir şekilde hüküm kurulduğunu, davalının cevap dilekçesinde "Makinenin davacı yana ait firmaya teslim amacı rutin bakım ve gerekli onarımların tespiti ve fiyatlandırılmasıdır." şeklinde belirttiğini, fakat rutin bakım ve gerekli onarımların tespitinin de bir emeği ve bedelinin olduğunu, bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 355.maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait makinedeki arızanın sökülerek tespit ve onarımı hususunda müvekkiline gönderildiğini, müvekkilince sökülerek yapılan tespit sonucu onarıma ilişkin maliyetin davalıya bildirildiğini, davalının bu maliyeti kabul etmemesi üzerine makinenin iade edildiğini, makineye ilişkin söküm ve onarımın tespitine yönelik dava konusu faturanın düzenlendiğini, ancak ödenmediğinden bahisle bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde belirtilen makinenin davacıya rutin bakım ve gerekli onarımların tespitiyle, fiyatlandırılması hususunda gönderildiğini, davacı elinde 3 aya yakın bir süre kaldığını, davacı tarafça makinenin söküldüğünü, söküm işlemine müvekkilinin muvafakat etmediğini, davacının makineyi parçalayarak hurda haline getirdiğini, hurda bedeline karşılık almak istediğini, davalı tarafça makinenin geri alınarak eski hale getirilmesi için dava dışı 3.kişiye tamir ettirilerek bedelinin ödendiğini belirtmiştir. Her iki taraf beyanından da arızalı olan davalıya ait makinenin arızasının tespiti sonrasında onarılması için irade birliğinin bulunduğu ve makinenin davacı tarafa teslim edildiği hususları ihtilafsızdır.
Davacı tarafça arızanın giderilmesine yönelik fiyat tekliflerinin dosyaya sunulmuş olduğu, davalı tarafça bu belgelere açıkça karşı çıkılmadığı ve yine makinenin tamir için davacıda kaldığı iddia olunan süre boyunca davalı tarafça savunma veya beyanlarını teyit eder hususta herhangi bir delil sunulmamış olmasına, tarafların kabulünde olduğu üzere makinedeki arızanın muayene ve tespiti yönünde davacı tarafça yapıldığı anlaşılan makine sökme ve arıza tespitine ilişkin işlemin yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleriyle bedelinin bilirkişi raporunda 11.800,00 TL olacağı belirlenmiş olmakla, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 11.800,00 TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine, davalı yanca keşide edilen 12.03.2021 tarihli ihtarname ile alacağa karşı çıkıldığından bu tarihte temerrüt gerçekleşmiş olmakla 12.03.2021 tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerekmiş buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2.Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2021 tarih ve 2021/414E- 2021/857 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3.Davanın kısmen kabulü ile, 11.800,00 TL alacağın 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 806,05 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 411,09 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 394,96 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılmış olan 59,30 TL başvurma ve 411,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 470,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 madde gereğince davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 madde gereğince davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 12.272,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan 25,10 TL tebligat masrafı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.025,10 TL yargılama giderinden davadaki kabul oranına göre hesaplanan 992,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
11.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden;
12.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
13.Davacı tarafından ödenen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 19,50 TL tebligat masrafı ile 40,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 280,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)