Esas No
E. 2010/810
Karar No
K. 2010/1497
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2010/810 E.  ,  2010/1497 K.

"İçtihat Metni"

Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek, cebir kullanarak cinsel saldırıda bulunmak, nitelikli cinsel saldırı, cebir, tehdit veya hile kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheliler ... ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.10.2009 tarihli ve 2009/110492 soruşturma, 2009/1678 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2009 tarihli ve 2009/191 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2009 tarihli ve 2009/775 değişik iş sayılı kararının;

Dosya kapsamına göre, mahkemece şüphelinin ifadesinin alınmadığı ve tanık beyanları arasında çelişki giderilmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri olarak belirtilen hususların delil değerlendirmesine yönelik olduğu, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.12.2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.12.2009 gün ve 15381-75111 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK.nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceğinin sayıldığı ve aynı Yasanın 174/1. maddesinin ise hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verileceğinin belirtildiği; anılan maddelerde “şüphelinin ifadesinin alınmamış olması ve tanık beyanlarının çelişkili olmasına” yer verilmediği ve iade kararında belirtilen nedenlerin iddianamenin düzenlenmesine müessir surette “suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan delil” niteliğinde kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı cihetle iddianamenin iadesi sebebi olamayacağı gözetilerek; itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2009 tarihli ve 2009/775 Değişik İş sayılı kararın CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog