Esas No
E. 2024/59
Karar No
K. 2024/548
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/59

KARAR NO: 2024/548

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İSTİNAF K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/05/2023

NUMARASI : 2014/... Esas-2023/... Karar

DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 18/12/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: ...

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2023 tarih ve 2014/... Esas-2023/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı şirketin müvekkili aleyhine 22/02/2013 tarihli, ... nolu 43.900,00-TL bedelli faturaya dayanarak icra takibi başlattığını, usulsüz tebligat yaparak takibi kesinleştirdiğini, davacı müvekkili ile davalı arasında hukuki ilişki olmadığını, müvekkilinin davalı şirketten mal veya hizmet satın almadığını, davalının haksız kazanç sağlamak amacıyla fatura düzenleyip icra takibi başlattığını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında böyle bir fatura kaydı bulunmadığını, ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davalının satım ilişkisi ve malın teslimini kanıtlaması gerektiğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkiyi ispatlamayacağını, bu konuda emsal Yargıtay kararları olduğunu ileri sürerek müvekkili davacının ... ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına dayanak olan 22/02/2013 tarihli, ... nolu, 43.900,00-TL bedelli faturaya konu alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili 13/01/2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; sözleşmede imzası olduğu iddia edilen ...'ın müvekkili şirketten problemli olarak ayrılan bir işçi olduğunu, adı geçenin davalı şirket ile ortak hareket ederek müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, faturanın ...'ın iş akdinin sonlandırıldığı tarihten hemen sonra düzenlendiğini, adı geçenin şirketi temsil yetkisi olmadığını, ispat yükünün davalıda bulunduğunu, sözleşmenin edimlerinin yerine getirildiğinin ispatının gerektiğini beyan etmiştir.

Davacı vekili 16/01/2013 tarihli dilekçesinde; satış sözleşmesinde adı geçen ...'un müvekkili şirketi temsili ve borçlandırmaya yetkili personel olmadığını, adı geçenin müvekkili şirketten problemli olarak ayrıldığını, ... ile davalının ortak hareket ederek sahte belge düzenlediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının sözleşme konusu işi müvekkiline teslim ettiğini ispatlamak zorunda bulunduğunu beyan etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davanın haksız olduğunu, müvekkili davalı şirket ile davacı arasında 18/06/2012 tarihli montajlı satış sözleşmesi yapıldığını, 14/07/2012 tarihinde işe başlandığını, 10/09/2012 tarihinde davacının daimi çalışanı olduğunu söyleyen ...'a işin teslim edildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu,

08/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıya borçlu olduğunun kabulünün gerekeceğinin bildirildiği, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu, bekletici mesele yapılan ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı kararında dava dışı ... ve ...'ın özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığı, davacı tarafından belgede imzaları olan adı geçen kişilerin şirket çalışanı olmadıklarının beyan edilmediği, davacı şirket çalışanlarının şirketi temsil yetkisi olmamakla birlikte sunulan belgelere göre icra takibi dayanağı fatura kapsamındaki işin yapıldığının anlaşıldığı, davacının işin yapılmadığını ispat edemediği, bu şekilde davalının davacıdan fatura kaynaklı olarak 43.900,00-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 18/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararında davalının delil olarak dayandığı sözleşme ve belgelerde sahtecilik yapıldığı gerekçesiyle müvekkili davacının çalışanlarının cezalandırılmasına karar verildiğini,

20/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturanın müvekkili davacı şirket defterlerinde kaydının bulunmadığının belirtildiğini, davacı ve davalı şirket ticari defter kayıtlarını birbiriyle uyuşmadığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunun ispat yükünün davalıda olduğunu, bu hususta emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, 15/03/2016 tarihli duruşmada keşif kararı verildiğini, ancak davalının keşif masraflarını yatırmaması nedeniyle keşif yapılamadığını, davalı tarafından sunulan belgelerin sahte olduğunun ceza yargılaması ile belirlendiğini, bu nedenle bu belgelerin delil niteliğini kaybettiğini, dosyada davanın ispatı için başka delil olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesine dayalı davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLER

İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

... ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında; alacaklının ....Ltd.Şti, borçlunun ....A.Ş. olduğu 43.900,00-TL fatura alacağı ile 446,52-TL işlemiş ticari faiz toplamı 44.346,52-TL'nin tahsili amacıyla 21/03/2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 22/02/2013 tarihli, ... sıra nolu fatura ile 18/06/2012 tarihli montajlı satış sözleşmesi ile 10/09/2012 tarihli ürün teslim formu suretleri bulunduğu, takibe itiraz olmadığından haciz işlemleri yapıldığı, 22/02/2013 tarihli, ... sıra nolu faturada; keşidecinin ...Ltd.Şti, muhatabın ....A.Ş. olduğu, ortak kayıt profili, kapı kanat profili, kasa profili, sürme kasa profili, sürme kanat profili, 4 mm düz cam, kapı lambrisi 10'luk, kasa klips pervaz profili, mastik, bağ profili, 120'lik sürme ispanyolet, 3,9x25 ispanyoletli seyrek dişli vida, ters tavan için demir ızgara yapımı, menteşe ve sürme alım kapama bedeli olarak toplam 37.203,40-TL ve %18 vergi 6.696,61-TL olmak üzere yekün 43.900,01-TL olduğu, 18/06/2012 tarihli, montajlı satış sözleşmesinde; yüklenicinin ....Ltd.Şti., işverenin ....A.Ş. olduğu, laboratuvar odaları ve asma tavan işleri imalatı ve montajı işinin yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşme tarihinin 18/06/2012, işe başlama süresinin 14/07/2012 ve sürenin 65 gün olduğu, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşme konusunun işveren tarafından tayin edilmiş proje, şartname ve standartlarda pvc kapı, pencere ve asma tavan imalatlarının yapılarak teslim ve montajının gerçekleşmesi olduğunun belirtildiği, 5. maddesinde işin bedelinin 43.900,00-TL olduğu ve ödemenin 22/02/2013 tarihli fatura karşılığının yapılacağının kararlaştırıldığı, 8. maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde Mersin Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, sözleşmenin ....A.Ş adına laboratuvar müdürü ... tarafından imzalandığı, sözleşme ekinde sözleşme konusu kapı, pencere ve asma tavan çizimlerinin bulunduğu, 10/09/2012 tarihli ürün teslim formunda; müşterinin ....A.Ş. olduğu, formda ürün teslimat bilgisinin bulunduğu, sözleşmedeki işin tamamının eksiksiz teslim alındığına ilişkin müşteri çalışanı ... tarafından formun imzalandığı, ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2022 tarihli, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararında; katılanın ....A.Ş, sanıkların ... ve ... olduğu, sanıkların katılan şirkette çalıştıkları, ancak şirketi borç altına sokmayı gerektiren sözleşmeleri imzalama yetkilerinin bulunmadığı, buna rağmen sanık ...'nın montajlı satış sözleşmesini, sanık ...'in ise ürün teslim formunu imzalayarak özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu, sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri, sonuç olarak sanıkların çalıştıkları şirketi temsile yetkili olmadıkları halde sözleşme ve teslim formu imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı TCK'nun 207/1. maddesi gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden sanık ... yönünden 30/09/2022, sanık ... yönünden 10/12/2022 tarihinde kesinleştiği, ... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde Mersin mahkemelerinin yetkili kılındığı, tacir olan tarafların bu konuda belirleme yapabilecekleri gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Dosyanın ... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sırasına kayden yargılamaya devam olunduğu,

Mali Müşavir ... tarafından sunulan 08/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda; taraf defterlerinin onaylarının süresi içerisinde yaptırıldığı, sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu, takip konusu 22/02/2013 tarihli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davacı tarafından beyan edilen Ba formunda yer almadığı, faturanın davalının kayıtları arasında bulunduğu, 2013 yılı dönem kar ve zarar hesabına intikal ettirildiği, sözleşme teslim formunda davacı şirket çalışanları ... ve ... imzasının bulunduğu, davacının adı geçenlerin problemli ayrılan işçiler olduğunu beyan ettiği, bu hususun ispatının davacıya ait olduğu, dosyadaki belgelerden işin tamamlandığı ve eksiksiz teslim edildiğinin görüldüğü, sonuç olarak davacının davalıya 43.900,00-TL borçlu olduğunun bildirildiği,

Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ederek ceza soruşturması sonucunun beklenilmesinin talep ettiği,

Davalı vekilinin 27/11/2015 tarihli dilekçesinde; imalatın davacı şirketin ... ... ... Sitesinde kurduğu laboratuvar için yapıldığı, faturada yapılan işlerin birim fiyatlarının belirtildiği anlaşılmıştır. "...4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19 - 1362 E-2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E-2016/523 K.)." "....hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkumiyet anlamında değildir. Bu nedenle ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacaktır ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.02.2012 tarih, 2011/19-639 E., 2012/30 K.)." Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, davalının faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını, davalı ile aralarında hukuki ilişki olmadığını, ispat yükünün davalıda bulunduğunu ileri sürerek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davacı ile aralarında imalat ve montaj sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereği kararlaştırılan işin yapılıp teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, bu nedenle takibe geçildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, fatura kapsamındaki işin yapılıp davacının çalışanına imza karşılığı teslim edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ve davalı arasında 18/06/2012 tarihli, sözleşme bulunduğu, sözleşmede yapılacak işin niteliğinin, süresinin ve bedelinin belirlendiği, 10/09/2012 tarihli teslim tutanağı ile sözleşme gereği yapılan işin davacı çalışanına teslim edildiği, sözleşmenin ..., teslim tutanağının ... tarafından imzalandığı, adı geçenlerin davacı şirket çalışanları olduğu, özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle yargılanarak hapis cezası ile cezalandırıldıkları, hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığı, mahkemece bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporunda davacının davalıya borçlu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlamayacağından, dosyada bulunan sözleşme, teslim tutanağı ve fatura gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

Sonuç olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,

2.İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca kararın ilk derece Mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

*e-imzalıdır*

...

Üye

...

*e-imzalıdır*

...

Üye

...

*e-imzalıdır*

...

Katip

...

*e-imzalıdır*

**Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.**

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.