5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı şirkete katalog görselleştirme, görsel çizimleri, ------ çizimleri kaynaklı mimarlık hizmeti verilmiş olup sunulan ----- bildirimi mutabakat formlarından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin müvekkiline KDV hariç 44.000,00 TL ve 7.000,00 TL borcu bulunduğu hususunda mutabık kalındığını, böylelikle davalı şirketin, müvekkiline borcu bulunduğunu açıkça ikrar ettiğini, ancak davalı şirketin bu hizmetlerin ücretine ilişkin bakiye 36.180,00 TL borcu ödememiş olduğunu, mahkeme dışı ikrar, bir belge ile ispat edilirken, kesin delil hükmünde olduğunu,----- bildirimi, mutabakat formu belge niteliğinde olup kesin delil hükmünde olduğunu, iş bu sebepten ötürü müvekkilinin alacaklarını talep etme zorunluluğunun hasıl olmuş olduğunu, bunun üzerine davalıdan olan alacağının tahsili zımnında ------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı haksız ve kötü niyetle takibe itiraz etmiş olduğunu, arabuluculuğa başvurulmuşsa da anlaşma sağlanmadığını, buna dair tutanağın ekte sunulmuş olduğunu, müvekkilinin alacağı defter kayıtları, faturalar, mailler, mutabakat ve ekte sunulan belgeler dahil her türlü delille sabit olup, alacaklarının da likit olduğunun, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamı ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı taraf-------dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, yasaya aykırı şekilde tanzim edilen icra takibine süresi içerisinde yetkiye ve borca itirazları sunduklarını, buna istinaden alacaklı taraf itirazın iptali için huzurdaki davayı açmış bulunduğunu, davacı/alacaklının başlatmış olduğu icra takibi miktarı 36.180,00-TL olduğunu, ancak icra dairesine sunulan itirazlarında da belirttikleri üzere alacaklı tarafça borcun dayanağı olarak tarih ve sıra kaydı adı altında bir kısım bilgiler gösterilmişse de takip dayanağı belirsiz olduğunu, müvekkili şirket muhasebe kayıtları ve ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin, davacı/alacaklı tarafa borcu bulunmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ---------- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------- celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----davalının ---- kayıtları celp edimiş,----- davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, -----tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,-------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 07.09.2021 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 36.180,00-TL asıl alacak ve 2.645,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.825,24-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 07.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13.05.2019 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 25.08.2021 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 36.180,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 23.06.2022 tarihli raporunda özetle, "Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacı firmanın 36.180,00 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında, davacı firmanın davalı şirketten takip/dava tarihinde ticari defter kayıtları itibarıyla faturalara dayalı açık C/H bakiyesinden kaynaklı olarak 36.180,00 TL asıl alacağı bulunduğu" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 22.02.2024 tarihli raporunda özetle, "Davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığı, davaya/icraya konu 3(üç) adet kağıt fatura ve fatura içeriklerine TTK ve TBK'nın ilgili maddeleri çerçevesinde davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı, gibi davaya/icraya konu kağıt faturanın taraflarca ilgili vergi dairesine form/bs-ba beyannamelerinin verilmiş olduğundan kağıt fatura ve fatura içeriği mal ve hizmetin alış ve satışının yapıldığının sabit olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğu, davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve kayıtların defterler arasında birbirini doğruladığı, HMK madde 222” ye göre davalı lehine delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü ----- Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğu, taraflara ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir alacak/borç miktarı ile-------- sayılı dosyasında kayıtlı 3 adet kağıt faturaya bağlı/bakiyeli 36.180,00 TL bedelli asıl alacak miktarının birbiri ile uyumlu olduğu sabit olduğundan, davacı tarafın davalı şirketten anılan faturalara dayalı olarak taraflar yevmiye defteri kayıtlarına göre anılan 36.180,00 TL tutarında alacaklı olduğu ve ayrıca da asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğu" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların tacir olduğu ve aralarında yazılı bir sözleşmeye dayalı olmayan ticari ilişki bulunduğu hususu dosya kapsamıyla açık olup, davaya konu ihtilafın; davacı şirketin davalı şirketten takip konusu yaparak talep ettiği faturalara dayalı açık C/H alacağının varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı firmaca davalı şirket adına verilen muhtelif mimarlık proje hizmetleri kapsamında 2018 yılı içinde muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere toplamda KDV dahil 60.180,00 TL Tutarlı 3 Adet fatura düzenlenerek ticari defterlerde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, davacı firmaca düzenlenen işbu faturaların ---- beyanına tabi olmaları gerekçesiyle, ------beyanı öncesi davalı şirketle yapılan mutabakat yazışmalarında davalı şirketçe bu faturalara ilişkin beyan mutabakatında bulunduğu, keza, davacı firma kayıtlarından tespit edildiği üzere, davalı şirketçe davacı firmaya 23.07.2018 Tarihinde 24.000.-TL ödeme yapıldığı, davalı şirketçe yapılan bu ödemenin davalının fatura borçlarına mahsup edilmek üzere davacı firma ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, tüm bu kayıtlar sonucunda, davacı firmanın davalı şirketten ticari defter kayıtları itibarıyla---- Bakiye alacağının kaldığı, davalı tarafın başkaca bir ödeme yapıldığını ispat edemediği kanaatine varılarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinden takipten önce davalı tarafa temerrüt ihtarında bulunup bulunmadığı sorulduğunda;''Davalı tarafa yapılmış bir temerrüt ihtarımız yoktur, önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, bilirkişi raporu doğrultusunda davamızın kabul edilmesini talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden;
İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulü ile;
1.Davalının --------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak olan 36.180,00-TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,
2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 36.180,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gerekli karar harcı 2.471,46-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 423,74-TL harcın ve 45,18-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 468,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.002,54-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 468,92-TL toplam harcın ( peşin ve tamamlama) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 243,95-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.053,25-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.777,09-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.230,07-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 89,93-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.645,24-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 02/05/2024