Esas No
E. 2021/5202
Karar No
K. 2024/234
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2021/5202 E.  ,  2024/234 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve sanık müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli 2013/389 Esas 2015/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli 2013/389 Esas 2015/139 Karar sayılı kararına sanık müdafi, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli 2018/2436 Esas, 2020/3484 Karar sayılı kararı ile; “..sanığın aracıyla geri geri gittiği mesafenin göz önünde bulundurularak hakkında TCK'nın 22/3. maddesindeki bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine ve temyize konu Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi 30.11.2020 tarihli 2020/156 Esas, 2020/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.09.2021 tarihli ve 2021/28201 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteminin raporlar arasında çelişki bulunduğu, kusursuz olduğuna, hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık müdafisinin temyiz istemi kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.23.09.2013 günü saat 11:50 sıralarında sürücü Abdulkadir Canpolat idaresindeki 34 JC 6467 plakalı minibüs ile 15 inci Bölge istikametinden Fenertepe istikametine doğru sağ şeridi takiben seyir halindeyken C68 Blok yanına geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile, kaçırmış bulunduğu kavşağa girmek üzere geri viteste hareket etmekte olan sanık sürücü ... idaresindeki 34 GJ 8466 plakalı kamyonetin sol arka kısımlarına çarpması sonucu ölümlü, yaralanmalı olay meydana gelmiştir.

2.Kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda ölen sürücü Abdülkadir Canpolat’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84 üncü maddesinin (d) bendinde “arkadan çarpma” kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu, sanık ...’ın aynı Kanun’un 84 üncü maddesinin (j) bendinde “manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ederek %30 kusurlu olduğu belirlenmiştir.

3.Mahkemece keşif üzerine alınan 08.07.2014 tarihli rapora göre, sanık ...’ın tek yönlü yolda geri manevra yapmak suretiyle manevralara ilişkin 2918 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin (j) bendi uyarınca asli kusurlu olduğu, hız limitlerini ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama kurallarını ihlal eden ölen sürücü Abdülkadir Canpolat’ın da eşdeğer derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.

4.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Kurumu 14.01.2015 tarihli raporuna göre, a- Sanık sürücü ... idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken olay mahalli civarına geldiğinde, kaçırdığını öğrendiği kavşağa girmek üzere ileride bir başka kavşaktan dönüş yağmak yerine aracını geri vitese alarak tek tönlü-bölünmüş yolda kurallara aykırı ve tehlike arz eder biçimde hareket etmekte olduğu sırada meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, b- Ölen sürücü ... idaresindeki minibüs ile gündüz vakti meskun mahaldeki caddede seyir halindeyken seyrini mahal şartlarına göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği ve ilerisinde geri viteste hareket halinde bulunan kamyonete karşı zamanında gerekli fren-direksiyon tedbirlerine başvurmadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 30.12.2013 tarihli rapor ile, ...‘un ölümünün genel beden travmasına bağlı ekstremite kemik kırığı ile birlikte, beyin kanaması, yanık ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, 23.10.2013 tarihli rapor ile ...’in ölümünün yanık ve bu nedenle gelişen komplikasyonlar (akciğer enfeksiyonu) sonucu meydana gelmiş olduğu, 03.10.2023 tarihli rapor ile ...’ın ölümünün geniş yanığa bağlı gelişen sepsis olduğu, 16.12.2013 tarihli rapor ile ...'ın ölümünün yanık ve dumandan boğulmanın ortak etkisi sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir.

6.Dosya kapsamında katılan sıfatına haiz ve sanıktan şikayetçi olan ..., Birgün Çalan ve ...'ın yaralanmalarının hayati tehlike oluşturmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde olduğuna dair kati raporların bulunduğu görülmüştür.

7.Olay sırasında sanığın yönetimindeki kamyonette yolcu konumunda olan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve sanıktan şikayetçi olmadığı, aşamalarda alınana beyanlarında gidecekleri kavşağı kaçırdıkları için geride kalan kavşağa kadar tahmini 75-100 metre veya daha fazla geri giderken arka taraftan minibüsün vurduğunu beyan ettiği görülmüştür.

8.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay günü servis yapmak amacıyla iş arkadaşı ile kendisinin sürdüğü kamyonetle adrese doğru giderlerken adresi şaşırıp yolda adresi sormak için durduğu esnada arkadan duran aracına minibüsün vurması ile kazanın meydana geldiğini beyan ettiği görülmüştür. IV. GEREKÇE

1.Sanığın savunmalarının aksine, olay günü saat 11:50 sıralarında, meskun mahalde, tek yönlü, bölünmüş, iki şeritli, toplam 34,5 metre yol platform genişliği olan, yolun sağında 1,5 metre genişliğinde banket bulunan, kuru, asfalt yolda sanığın seyri sırasında kavşağı kaçırması sebebiyle olay esnasında kamyonette yolcu olan tanık ...'un beyanına göre 75-100 metre dörtlü ikaz lambalarını yakmadan kamyonet ile geri geri gelmekte iken, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetin sol arka kısmına geriden sağ şeritte seyir halinde olan ölen sürücü Abdülkadir Canpolat'ın minibüsün sağ ön kısımları ile çarpması sonucu,s minibüs sürücüsü Abdulkadir Canpolat ve aracında yolcularla birlikte toplamda dört kişinin ölmesine, dört kişinin ise yaralanmasına neden olan sanık hakkında görüşü olmadığı halde uzun mesafe geri geri ilerlemesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, bu nedene dayalı hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi 30.11.2020 tarihli 2020/156 Esas, 2020/457 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.