Esas No
E. 2023/5239
Karar No
K. 2024/895
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/5239 E.  ,  2024/895 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Taksirle yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan suça sürüklenen çocuk ... yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK 'nın 89/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 5.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ilişkin Didim (Yenihisar) 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli 2021/822 Esas, 2022/1123 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 gün ve 94660652-105-09-118-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59310 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/59310 sayılı Kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

1.Kayden 28/08/2002 doğumlu olup, suçun işlendiği 05/07/2020 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaya, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gözetilmeden davaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmamasında,

2.Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,

3.Suça sürüklenen çocuğun suçların işlendiği gün olan 05/07/2020 tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen çocuklar açısından denetim süresinin 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinde,

4.Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 16/09/2019 tarihli ve 2019/9479 esas, 2019/12561 karar sayılı ilâmı ile "...suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunu'nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında..." şeklindeki açıklamalara nazaran, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçuna ilişkin olarak 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun'un, ''Yaş Küçüklüğü'' başlıklı 31 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; “...(3)Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz. ...”Şeklinde düzenlenmiştir.

2.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) ''Sosyal İnceleme'' başlıklı 35 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci ve üçüncü fıkraları; ''(1)Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur... (3) Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir. ...” Biçimindedir.

3.5395 sayılı Kanun'un mahkemelerin görevlerini düzenleyen 26/1.maddesinde "çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar." şeklindedir.

4.19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereğince; "(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır." şeklindedir.

5.Yukarıda değinilen kanun maddeleri kapsamında dava dosyası değerlendirildiğinde; Nüfus kaydına göre 28.08.2002 doğumlu olup suç tarihi olan 05.07.2020 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 26/1.maddesi gereğince davaya çocuk mahkemesi sıfatıyla bakılmaması, temel cezanın belirlenmesinin ardından 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinde öngörülen zorunlu kanuni indirim oranının uygulanmaması, 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması yahut raporun aldırılmamış olması halinde aynı Kanun'un 35/3.maddesi gereğince bahse konu durumun nedenine gerekçeli kararda yer verilmemesi, 5395 sayılı Kanun'un 23/1. maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinin üç yıl olması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2021/822 Esas, 2022/1123 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog