12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/5858 E. , 2024/613 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/12/2022 tarihli ve 2022/1881 soruşturma, 2022/1486 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/01/2023 tarihli ve 2022/4187 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.07.2023 tarihli ve 94660652-105-48-10484-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84152 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/12752 esas, 2019/9695 karar sayılı ilâmında yer alan "Şüphelinin idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde tek yönlü iki şeritli yolda sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın kusuru olmadığına ilişkin tespitlerin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, şüpheliye yüklenilecek bir kusur bulunmadığı, şüpheli hakkında düzenlenen 2019/1658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine...kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin... REDDİNE" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun dosyada mevcut olması ve her ikisinin birbiri ile tutarlı olması halinde Adli Tıp Kurumu'ndan bir rapor alınmadan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği anlaşılmakta ise de,
Soruşturmaya konu somut olayda, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ancak trafik kazası sonrası Köyceğiz Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğince 30/07/2022 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre şüphelinin kazanın oluşunda kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, bu haliyle bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca,
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir.
2.Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/12/2022 tarihli ve 2022/1881 soruşturma, 2022/1486 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/01/2023 tarihli ve 2022/4187 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Olay günü saat 17:50 sıralarında şüpheli ...'nın sevk ve idaresindeki (41AEY 554) plakalı otomobil ile meskun mahalde, 6 metre genişliğindeki tek yönlü parke kaplama yolda seyir halindeyken, aracının sol yan kısımlarıyla taşıt yolu üzerinde yürüyen yaya ...'a çarpması sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; trafik kazası tespit tutanağına göre yayanın yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde yayaların taşıt yolunun kenarına yakın olan kısmı dışında yürümeleri kuralını ihlal ettiği, şüphelinin ise aracının hızını, görüş, yol veya trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, 02.12.2022 tarihli trafik bilirkişi raporunda ise şüphelinin kusurunun bulunmadığına ilişkin görüş bildirildiği görülmektedir.
4.Tanıklar E.O., F.K.'nın anlatımları, araştırma tutanağı, genel adli muayene raporu ve tutanaklar dosyada bulunmaktadır.
5.Dosya kapsamına göre; Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında kusuru bulunmadığına ilişkin sadece trafik bilirkişisince düzenlenmiş bilirkişi raporu dikkate alınarak taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, tanık anlatımları da dikkate alınarak şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi ve bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Trafik İhtisas Kürsüsünden teknik bilirkişi raporu alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/01/2023 tarihli ve 2022/4187 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.